birgün

19° AÇIK

Hekim ölümleri iş cinayetidir

Hekim cinayetleri adli vaka olarak değerlendiriliyor. Oysa kanunlara göre işyerindeki ölümlerde işveren cezai yaptırıma uğramalı. İş hukukçusu Özveri doktor ölümlerinin iş cinayeti olduğunu belirtiyor.

ÇALIŞMA YAŞAMI 17.07.2022 06:30
Hekim ölümleri iş cinayetidir
Abone Ol google-news

Rıfat KIRCI

Çalışma yaşamının en büyük ve tartışmalı sorununu çalışanların yaşam hakkına yönelik ihlaller oluşturuyor. Yaşam hakkı yasalarca güvence altına alınsa da Türkiye iş cinayetlerinde Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada. İş cinayetinde yaşamını yitiren çalışanların ailelerinin açtığı davalar, işverene yönelik caydırıcı yaptırımlarla sonuçlanmıyor.

Sağlık çalışanlarının da önemli gündemlerinden birisi şiddet olayları. Sağlık meslek örgütleri, piyasalaştırma girişimlerinin, ötekileştirici söylemlerin sağlık çalışanlarını hedef haline getirdiğini ve artık can güvenliğini dahi ortadan kaldırdığını belirtiyor.

İş yerinde gerçekleşen ölümler nedeniyle açılan davalar iş kazası kapsamında değerlendiriliyor. İş kazasının tanımı ise 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre şöyle: “İşyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hale getiren olay.” Bu yasa iş cinayetlerini önlemeye ve yaptırımlara yönelik.

Bunun yanı sıra 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu da işyerinde gerçekleşen ölümleri iş kazası kapsamına alıyor. Bu yasa kaza sonucu gerçekleşen zararın karşılanmasına yönelik.

GEREKLİ ÖNLEMLER ALINMAK ZORUNDA

Yasalara göre işverenler çalışanların güvenliğini, sağlığını ve yaşam hakkını korumak zorunda. İş hukukçusu Murat Özveri devlet ya da özel sektörde işveren kim olursa olsun işyerinde gerçekleşen ölümlerden sorumlu olduğunu belirtti. Sağlık hekimlerinin katledilmesine yönelik olayların sadece adli vaka olarak değerlendirilemeyeceğini aktaran Özveri son olarak Dr. Ekrem Karakaya’nın görevi başındayken katledilmesini iş cinayeti olarak tanımladı. Özveri sağlık çalışanlarının görevi başındayken katledilmesine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Sosyal güvenlik hukukuna göre bu durum iş güveliği kapsamına giriyor. Hastane yönetimi gerekli tedbirleri almadıysa ceza hukuku açısından olası kasttır. Tazminat açısından da ölmediyse kendisine öldüyse ailesine maddi manevi tazminat ödenmeli. Devlet hastanelerinde gerçekleşen olaylarda başhekim, hastane müdürü gibi kişilerle illiyet bağına göre yargılama yapılabilir.”

COVİD-19 DA İŞ CİNAYETİ SAYILMALI

Sağlık sektöründe gerçekleşen ölümlere yönelik bir diğer tartışma ise Covid-19’a yönelik. Salgın sürecinde çalışırken gerçekleşen ölümlerde sağlık işkolu il sıralarda yer aldı. Salgının ortaya çıktığı 2020 yılında 330 sağlık emekçisi çalışırken yaşamını yitirdi. 2021 yılında çalışırken yaşamını yitiren sağlık çalışanı sayısı 229 oldu. 2022 yılının ilk 6 ayında sağlık işkolundaki 40 sağlık emekçisi çalışırken yaşamını yitirdi. Sağlık meslek örgütlerinin talepleri arasında Covid-19’un meslek hastalığı ve iş cinayeti sayılması yer aldı. Covid-19 sağlık emekçileri için meslek hastalığı ve iş cinayeti olarak kabul edilirse ölenlerin aileleri tazminat ödenmesi gerekecek.

ŞİDDETİN ÇÖZÜMÜ KAMUCU POLİTİKALARDA

Sağlıkta şiddet yasası Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilse de Türk Tabipler Birliği (TTB) düzenlemeyi yetersiz buluyor. Düzenleme, görevi başındayken sağlık çalışanına şiddet uygulanmasına yönelik cezaları artıyor. Ancak bu kamu görevlilerini kapsıyor. Düzenlemede ağırlaştırıcı neden olarak “kamu görevini engellemek” yer alıyor. TTB bunun bir belirsizlik yarattığını belirtiyor. Öte yandan özel sektör sağlık çalışanları da kendilerini koruyucu yasaları talep ediyor. Sağlık ve meslek örgütleri yasaların yetersiz olmasının yanı sıra sağlıkta şiddetin gerçekleşme nedenlerine de dikkat çekiyor. Sağlık hizmetinin piyasalaştırılması, toplumun ücretsiz ve nitelikli sağlık hizmetine erişememesi şiddetin nedenleri arasında gösteriliyor. Ayrıca emeğin değersizleştirilmesi, iktidarın yurt dışına çıkan hekimlere yönelik ‘ötekileştirici’ söylemler üretmesi ve TTB’nin iktidar tarafından doğrudan hedef alınması da şiddeti besleyen unsurlar arasında gösteriliyor.

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol