Google Play Store
App Store

14 Mart Tıp Bayramı öncesi artan iş yükü ve düşük ücrete tepki gösteren hekimler bugün Diyarbakır’dan Ankara’ya “Beyaz Yürüyüş” başlatıyor. Hekimler, Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın sağlık hizmetini ticarileştirdiğini belirtiyor.

Hekimler ‘Beyaz Yürüyüş’e başlıyor
Fotoğraf: TTB
Sibel Bahçetepe
Sibel Bahçetepe
sibelbahcetepe@birgun.net

14 Mart Tıp Bayramı haftasında sağlık alanındaki sorunlar bir kez daha gündemde.

Türk Tabipleri Birliği (TTB), sağlık emekçilerinin artan iş yükü, düşük ücret ve güvencesiz çalışma koşullarına dikkat çekmek için bugün Diyarbakır Dağkapı Meydanı’nda yapılacak basın açıklamasının ardından "Beyaz Yürüyüşü" başlatacak.

Hekimler dört gün sürecek yürüyüş boyunca Urfa, Antep, Osmaniye ve Adana’da durarak meslektaşlarıyla buluşacak ve sağlık sistemindeki sorunları yerelde de gündeme taşıyacak. Sağlık emekçileri, “başka bir sağlık sisteminin mümkün olduğunu” vurgulayarak kamusal, eşit ve nitelikli sağlık hizmeti talebini bir kez daha dile getirecek. Beyüz Yürüyüş, 14 Mart 2026’da Ankara’da sona erecek. Türkiye’nin farklı illerinden gelen tabip odalarının katılımıyla önce Anıtkabir ziyaret edilecek, ardından saat 13.00’te Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi önünde bir araya gelen hekimler, Abdi İpekçi Parkı’na yürüyerek açıklama yapacak.

SAĞLIK METALAŞTI

TTB Merkez Konseyi Başkanı Alpay Azap, BirGün’e yaptığı açıklamada 14 Mart’ın tarihsel anlamına dikkat çekerek hekimlerin topluma karşı sorumluluğunu anımsattı. Azap, Türkiye’de yıllardır uygulanan Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın sağlık hizmetini kamusal bir hak olmaktan uzaklaştırdığını belirterek şöyle devam etti:  “Dünya Bankası’nın dayattığı bu program, sağlığı devletin karşılaması gereken temel bir hak olmaktan çıkarıp alınıp satılan bir meta haline getirdi. Sağlık sistemi, toplumun sağlık düzeyini yükselten bir kamu hizmeti olarak değil, sermaye için kâr alanı olarak kurgulandı.”

Koruyucu sağlık hizmetlerinin geri plana itildiğini vurgulayan Azap, merkezi bütçeden sağlığa ayrılan payın büyük bölümünün tedavi hizmetlerine ayrıldığını belirtti. Kamu sağlık kuruluşlarının ise taşeron uygulamaları ve kamu-özel işbirliği modelleriyle işletme mantığıyla yönetildiğini ifade etti. Azap, uygulanan politikaların halk sağlığı üzerindeki etkileri de ağır olduğunu anlattı. Koruyucu sağlık hizmetlerinin zayıflamasıyla önlenebilir hastalıkların arttığını belirten Azap, Türkiye’de kızamık vakalarının yeniden görülmesi ve bazı bebek ölümlerinin bu tabloyu ortaya koyduğunu söyledi. Artan iş yükü, düşük ücret ve güvencesiz çalışma koşullarının hekimleri tükenme noktasına getirdiğini dile getiren Azap, “Hekimler meslek değerlerini koruyarak halkın sağlığı için çalışmaya devam ediyor ancak mevcut sistem yetişmiş insan gücünü sorumsuzca harcıyor” dedi.

***

5 DAKİKADA SAĞLIK OLMAZ

TTB, bu yılki 14 Mart etkinliklerinde özellikle muayene sürelerinin kısalmasına dikkat çekecek. “5 Dakikada Sağlık Olmaz” sloganıyla yürüyen hekimler, Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nde artan başvuru sayısı nedeniyle muayene sürelerinin birçok branşta 5 dakikaya kadar düştüğünü söyledi.  Azap, bu sürelerin doğru tanı ve tedavi için gerekli anamnez ve fizik muayene yapılmasına izin vermediğini belirterek şunları kaydetti: “Yetersiz muayene süreleri hastaların gerektiği gibi değerlendirilmesini engelliyor. Hastayı bilgilendirmeye zaman kalmıyor. Bu durum hem hekimlerde tükenmişliğe yol açıyor hem de hasta-hekim ilişkisini gerilimli hale getiriyor. Bilimsel görüşlere göre ideal muayene süresi 15- 25 dakika arasında olmalı."

***

BAKANLIK ÖNÜNDE OLACAKLAR

Aile hekimleri 14 Mart Tıp Bayramı günü saat 11.00'de Sağlık Bakanlığı önünde buluşacak. Hekimler "Sağlıkta şiddet, aile hekimliğinde eziyet sona erene kadar hep birlikte mücadele edeceğiz" diyecek.