birgün

24° AZ BULUTLU

ÇALIŞMA YAŞAMI 04.06.2020 07:28

Hekimlerden Sağlık Bakanlığı’na çağrı: İdari izin kapsamı genişletilmeli

Kamu işyerlerindeki idari izinlerin kapsamı tartışma yarattı. TTB’den Dr. Filiz Ünal, “Kemoterapi almayan kanser hastaları gibi çok sayıda kişi de izin kapsamına alınmalı” diyor

Hekimlerden Sağlık Bakanlığı’na çağrı: İdari izin kapsamı genişletilmeli

BURCU CANSU

Kamu kurum ve kuruluşlarında kronik hastalığı olan emekçilerin idari izinli sayılmasına ilişkin yayımlanan genelge tepki çekti. Genelge, sağlık emekçilerini kapsam dışında bıraktığı gibi, bazı kronik hastalıkları da içermiyor. TTB Aile Hekimliği Kolu Başkanı Dr. Filiz Ünal, “Genelgenin kapsamı çok dar. Kanser tedavisi görmüş ve kontrolleri devam eden hastalar, böbrek yetmezliği olanlar ve KOAH hastaları da kapsama alınmalıydı. Ayrıca bu genelge özel sektörü de içermeliydi” dedi.

Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan söz konusu genelgede, Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı dışında diğer kamu kurum ve kuruluşlarda çalışanlardan (yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç) 60 yaş ve üzeri olanlar ile belirlenen kronik hastalığı bulunanların idari izinli sayılacağı bildirilmişti.

BİRÇOĞU KAPSAM DIŞI

Genelgeyi BirGün’e değerlendiren TTB Aile Hekimliği Kolu Başkanı Dr. Filiz Ünal, şunları söyledi:

“Kamu çalışanlarından idari izne esas olmak üzere Covid-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalıklar, ‘Halen immünsüpressif tedavi alanlar, metastatik veya kemoterapi, radyoterapi alan kanser hastaları, kornea nakli hariç solid organ nakli, kemik iliği, kök hücre nakli yapılan hastalar, kronik obstrüktif veya desterüktif akciğer hastalığı veya status astmatikus hikâyesi olan hastalar, insülüne bağlı diyabet ve komplike, insüline bağımlı olmayan diabetes mellitus hastaları, komplike hipertansiyon, dekompanse kalp yetmezliği, akut koroner sendrom geçiren hastalar, kronik karaciğer ve böbrek yetmezliği olan hastalar, serebrovasküler hastalık geçirenler’ şeklinde sıralanmış.

Fakat bu kapsamın kesinlikle genişletilmesi gerekiyor. Sağlık Bakanlığı, kanser tedavisi sürecinde sadece ameliyat olmuş ve kemoterapi ya da radyoterapi almayan kanser hastalarını, böbrek yetmezliği olanlarını, KOAH hastalarını da idari izin kapsamına almalıdır. Bu hastaların ciddi risk altında bulunduğu ve aşı bulunana kadar izolasyon altında tutulmaları gerektiği unutulmamalıdır.”

'ŞİDDET ARTAR' UYARISI

Belirlenen hastalıklarının kapsamının dar olmasının iki önemli sonuç açığa çıkaracağına dikkat çeken Ünal, “Hem hastalar riske atılıyor hem de bu durum, genelgeye uyarak rapor düzenlemeyecek olan hekimin şiddetle karşı karşıya kalmasına yol açabilir” uyarısında bulundu.

ÖZEL SEKTÖRÜ DE KAPSAMALI

Sürecin başından bu yana çıkan genelgelerin bilimsel gerçeklerden uzak ve “çalakalem” hazırlandığını söyleyen Ünal, “İdari izin genelgesine özel sektörde çalışanlar da dâhil edilmeli ve bu çalışanların özlük hakları korunmalıdır” dedi.

Özel sektörde çalışanların bu süreçte işlerini kaybetme kaygısı ile aile hekimlerine başvurarak “sağlam” raporu almaya çalıştığını dile getiren Ünal, “İnsanlar canı ve işi arasında tercih yapmaya zorlandı. Birçok emekçi de çalışmak zorunda olduğundan hasta olmalarına karşın işe gidip geldi ve hâlâ da çalışmaya devam ediyor” diye konuştu.

E-NABIZ SİSTEMİ ÇÖKTÜ!

Bakanlığın genelgesinde kronik hastalığı olan çalışanların e-nabız sistemi üzerinden hastalık durum belgesi alabileceği, sistem üzerinden belge alamayanların ise hastalık raporları ile aile hekimine müracaat edebileceği belirtilmişti. Ancak e-nabız sistemi çöktü. Dr. Filiz Ünal, “Ne hastalar ne de hekimler sisteme erişebiliyor. Sisteme erişim olmadığı için hastaların ilk uğrak noktası aile hekimleri oluyor; fakat sistemden hastalık geçmişi ile detaylı bilgi alamadığımız için rapor düzenlemede ciddi sıkıntılar yaşıyoruz” dedi.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız