Google Play Store
App Store
Hem dizi hem film: Haftanın önerisi ve dikkat çekeni
Merhamet Hikâyeleri (Kinds of Kindness), Yorgos Lanthimos (Vizyon)

Hazırlayan: Murat Tırpan

HAFTANIN ÖNERİSİ

Haftanın önerisi elbette Yorgos Lanthimos’un son filmi “Kinds of Kindness”. Film karanlık ve sürreal tarzıyla tanınan yönetmenin sinemasına yeni bir soluk getiren her zamanki gibi sıradışı bir iş. Üç farklı hikâyeden oluşan bu antoloji, insanın kontrol ve kimlik arayışını derinlemesine irdeliyor. İlk bölümde, büyük bir şirkette çalışan Robert (Jesse Plemons), iş yerinde kontrolünü yeniden kazanma çabasının nasıl bir felakete dönüştüğünü anlatıyor. Robert, kendisine dayatılan hiyerarşiye karşı çıkarken, hayatının altüst oluşunu ve kendisini bir makinenin dişlisi gibi hissetmenin yarattığı çaresizliği yaşıyor. Bu bölüm, Lanthimos’un otorite ve bireysel özgürlük temalarını işlerken, izleyiciye modern iş dünyasının karanlık yüzünü gösteriyor.

İkinci hikâye, kaybolan eşini bulma takıntısıyla boğulan Daniel’in (Plemons) trajedisini anlatıyor. Eşinin geri dönmesiyle beraber kadının gerçek kimliğini sorgulayan Daniel, paranoya ve güvensizlik içinde kendi kimlik krizine sürükleniyor. Son bölümde ise, Emily (Emma Stone) ve Andrew’un (Plemons) ölüleri diriltmeye çalışan bir tarikatın içinde yaşadıkları garip ve rahatsız edici olaylar yer alıyor.

Bu bölüm, Lanthimos’un doğaüstü temaları ele alırken, insanın kontrol arzusunun nasıl bir deliliğe dönüşebileceğini gözler önüne seriyor. Lanthimos’un özgün sinema dili, karanlık mizahı ve çarpıcı görselliğiyle “Kinds of Kindness”, biz izleyicilere yine farklı bir deneyim sunuyor. Emma Stone, Jesse Plemons ve Willem Dafoe’nun olağanüstü performansları da elbette filmi izlemeye değer kılan en önemli unsurlar arasında. Kaçmaz.

HAFTANIN DİKKAT ÇEKENİ

Bir süre önce başlamasına rağmen burada yer veremediğimi The Boys dizisinin dördüncü sezonunu tavsiye etmek de boynumuzun borcu. “The Boys” 4. sezonuyla özellikle türün meraklılarını yine ekran başına kilitliyecek. Sadece türün meraklılarını değil bu tür süper kahraman hikâyelerini sevmeyenlerin bile metnin sağlamlığını düşünürsek dizinin hikâyesinden etkileneceğini söylemek yanlış olmaz. Dizide ilk üç sezondaki kaos ve kanlı mücadeleler, bu sezonda da tüm hızıyla devam ediyor. süper güçlere sahip kahramanlarımız Billy Butcher (Karl Urban) ve ekibi, Victoria Neuman’ın (Claudia Doumit) Başkanlık yarışını engellemeye çalışırken, Homelander (Antony Starr) ise babalık rolünde yeni sınavlar veriyor. Bu sezon, karakterlerin geçmişleriyle yüzleşmeleri ve yeni süper kahramanların sahneye çıkmasıyla şekilleniyor.

Fotoğraf: Amazon Prime

Eric Kripke ve ekibinin yarattığı bu dünya, mizahi ve dramatik unsurları dengeli bir şekilde sunuyor. Kanlı ve şok edici sahneler, dizinin alametifarikası olmaya devam ederken, karakterlerin içsel yolculukları da izleyiciyi derinlemesine etkiliyor. Özellikle Homelander’ın oğlu Ryan ile olan ilişkisi, bu sezonda dizinin dramatik dokusunu güçlendiren bir unsur. Yeni eklenen karakterler Sister Sage (Susan Heyward) ve Firecracker (Valorie Curry) ile dizi, politik ve sosyal eleştirilerine de devam ediyor. Özetle “The Boys” 4. sezonu, acımasız ve sürükleyici yapısıyla bir kez daha televizyonun en cesur işlerinden biri olduğunu kanıtlıyor. Henüz görmediyseniz bir şans verin.