Hem sürgün etti hem de atamadı
MEB’in proje okullardan sürgün ettiği binlerce öğretmenden bir kısmı henüz bir okula yerleştirilmedi. Öğretmenler, muallakta bırakıldıklarını söyleyerek tepki gösterdi: Yalnız ve güvencesiz hissediyoruz.

Deniz Güngör
denizgungor@birgun.netMilli Eğitim Bakanlığı’nca (MEB) proje okullardan sürgün edilen öğretmenlerden bir kısmının hiçbir okula yerleştirilmemesine tepkiler sürüyor. “Kendisi gibi düşünen öğretmen yetiştirmek” için her türlü adımı atan Bakanlık, dönüştüremediği, laik ve bilimsel eğitim vermekten vazgeçmeyen öğretmenleri hedef aldı. Bakanlığın proje okul ısrarı sürerken Eğitim-İş’ye üye bir öğretmenin proje okul kapsamında görev süresinin uzatılmamasına karşı açtığı davada da mahkeme, yürütmeyi durdurma kararı verdi.
Eğitim politikalarını siyasi saikleri çerçevesinde eğip büken iktidarın “3-5 okulu geçmez” diyerek 2014 yılında başlattığı proje okullara ilişkin geçtiğimiz yıl yapılan yönetmelik değişikliğiyle atamalarda liyakat, sınav gibi kriterler aranmıyor. Aynı zamanda bu okullara atanacak olan öğretmenler okul müdürlerinin kararlarıyla belirlenirken atamada son karar ise Bakanlık tarafından veriliyor. MEB’in onay verdiği öğretmenler ise proje okullara atanıyor.
MUALLAKTA BIRAKILDIM
İstanbul Beşiktaş’ta bulunan bir proje okulda çalışan bir öğretmen, atama kararının ardından başka bir okula yerleştirilmediğine dikkat çekti. Öğretmen, “Çalıştığım okuldaki öğretmenlerin hepsi 25-26 yıllık öğretmenler. Çok önceden buraya geldiğimiz için belli bir kriterleri karşıladık. Hemen hemen herkes yüksek lisans mezunu, bu okullara yerleşebilmek için belli başlı sınavları geçtik. Tercih zamanı kendi okulumu ilk sıraya yazdım ve toplamda 10 okul tercih ettim ancak hiçbirine atamam yapılmadı. Ki kendi okulumdan daha düşük puanlı okulları yazmama karşın yaşandı bu. Yüksek ihtimal il emrine verileceğim ve şimdi nereye gideceğimi ya da gidip gitmeyeceğimi bile bilmiyorum. Tamamen muallakta bırakıldım” dedi.
Atama sürecinde kriter aranmadığına dikkat çeken öğretmen, “Süreçte düzensizlik hâkim. Kimin hangi okula neye göre gideceği belli değil, hizmet puanı desek o da belli değil. Kriter aranmadığı için tamamen bir kaos ortamı yaratıldı. Tüm bunlar yaşanırken bir okula bile atamamın yapılmadığı için insan kendinden şüphe ediyor, ‘Bende mi bir şey var?’ diye soruyor. Güvensiz ortamda hissediyor. Şimdi mesela derslerimiz devam ediyor. Elimizden gelen çabayı gösteriyoruz ama öğrencilere yararlı olunabileceğini hiç düşünmediler. Okulların kapanmasına 1,5 ay var. Öğrencilerimiz MEB’den daha fazla öğretmenine sahip çıktı. Amaçları tamamen kendilerine yakın olanları bu okullara getirmek. Ancak bizler bu uygulamaya karşı hukuki yollara başvurduk. Şu an davayı kaybedersek bile daha sonra mutlaka haklılığımız ortaya çıkacak” ifadelerini kullandı.
DEĞERSİZ HİSSETTİRİLDİK
Proje okuldan başka bir okula ataması yapılan bir öğretmen ise “Her şey Bakanlığın iki dudağı arasında” dedi. Öğretmen, “Çalıştığım okul köklü proje Anadolu liselerinden biri. Bu okulun bir ya da iki sene belki de eylülde proje okul kapsamından çıkacağı da söyleniyor. Ancak bu kapsamdan çıkarsa otomatikman kadroyu değiştirmiş olacaklar ve bu kadroyla yoluna devam edecek. Bizleri de göndermiş olacak. Ve gönderdikleri kişiler genelde laik ve bilimsel eğitimi, hakkını savunanlar. Ama onlar ses çıkarmayan, dediklerini yapan öğretmenler istiyorlar” diye konuştu.
Öğretmen son olarak şu ifadeleri kullandı: “Kendimi çok kötü hissediyorum. Bir insanın bunlarca yıl bu meslekte çalışıp da ondan sonra bu şekilde itilmiş olması, herhangi bir kriter olmadan ‘Ben seni istemiyorum, hadi sen git, şu kişiyi getireceğim’ denilmesi değersiz hissettiriyor. Kriter desek ortada kriter denen bir şey yok. Okulumdaki öğretmenlerin yüzde 70’i dağıtıldı. Ben çalıştığım okula sınava girerek gelmeye hak kazandım. Ama şimdi hiçbir kriter olmadan hadi sen git demek ve bu kadar değer verilmeden saygısızca yapılan bir sisteme gerçekten çok öfkeliyim. Belki dört yıl, beş yıl çalışıp emekli olacağım. Ama bu okullardaki kadrolaşma ile tarikatların önünü açacaklar diye düşünüyorum.”
TORPİLİ OLANLAR KALDI
İstanbul’da bulunan bir başka proje okulda çalışan bir başka öğretmen, herhangi bir okula atamasının yapılmadığına dikkat çekti. Yaptığı 8 tercih arasından hiçbir okula yerleştirilmediğini söyleyen öğretmen, “Okulumdan memnun olduğum için ilk sıraya kendi okulumu yazdım. Hiçbir şekilde atamamın yapılmayacağını düşünmedim bile çünkü sınavla atanmışım. Herhangi bir cezam, bir soruşturmam yok. Ancak tüm bunlara rağmen atamam yapılmadı üstüne üstlük sonuç belgesinde ‘4 yıllık görev yaptığı okulu tercih etmiştir’ denilerek reddedildim. Yaptığım diğer 7 tercihi dahi değerlendirmemişlerdi. Benim branşımda okulumda norm açığı olmasına rağmen bu karar verildi” dedi.
“Sonra ben ve benim gibi diğer öğretmenlere ‘Norm fazlasısınız’ dediler” diye konuşan öğretmen son olarak şunları aktardı: “Ancak biz norm fazlası değiliz, fakat norm fazlasına uygulanan prosedürü uyguluyorlar. Eskiden bize ‘Buraya gelen öğrencilerin hepsi sınavla geliyor. Öğrenci nasıl sınavla geliyorsa sen de sınavla gireceksin bu okula’ derlerdi. Ben de sınava girerek kendi hakkımla gittim. Hiçbir şekilde bir kişinin hani şunu alalım dediği bir sistemle gitmedim. 12’nci senemdeyim bu okulda ancak nasıl oluyorsa gerek iktidara yakın sendikalı gerek okul idaresiyle araları iyi olan gerekse torpili olan 30-40 yıllık öğretmenler okullarında kaldı. Bakanlık eşit davranmadı.”


