birgün

12° PARÇALI BULUTLU

KÜLTÜR SANAT 20.11.2020 09:46

Hepimize acı bir reçete

:mentalKLINIK, Yasemin Baydar ve Birol Demir sanatçı ikilisinin günün koşullarının yarattığı yaşam biçimine, suskunlaştırılan kültür ve sanat alanına sunduğu “Acı” bir “Reçete” olarak Borusan Contemporary’de

Hepimize acı bir reçete

Nagehan Kara

“İçinden geçmekte olduğumuz koşulların “Acı Reçete”si kime yazılıyor? Sanatçı, sanat kurumları ve izleyiciler bu süreçten nasıl etkileniyor? Pandemi koşulları sanatı nasıl dönüştürüyor?” ve benzer birçok soruyu sanat ortamının gündemine taşıyan “Acı Reçete #02 / Bitter Medicine #02” sergisi Borusan Contemporary’de. Küratörlüğünü Dr. Necmi Sönmez’in yaptığı sergi, 2011’den itibaren hafta içi ofis, hafta sonu sanat merkezi olarak kullanılan ancak sağlık tedbirleri nedeniyle şu anda kapalı olan Perili Köşk’ün ana galeri mekânına kurulan bir Puff Out yerleştirmesi.

:mentalKLINIK, Yasemin Baydar ve Birol Demir sanatçı ikilisinin günün koşullarının yarattığı yaşam biçimine, suskunlaştırılan kültür ve sanat alanına sunduğu “Acı” bir “Reçete” olarak Borusan Contemporary’de. Mekânın yeniden açılması planlanan 31 Ocak 2021’e kadar Borusan Contemporary’nin internet sitesi, sosyal medya hesapları ve Borusan Müzik Evi binası vitrinine yerleştirilen ekrandan 7/24 yapılacak canlı yayın aracılığı ile izlenebilecek.

HİÇBİR ŞEY AYNI KALMAYACAK!

Sergi için galeri zeminine yerleştirilen simi toz olarak algılayan ve görev odaklı hareket eden ancak toz kutularının yerlerinden çıkartılması ile amacından farklı bir aksta hareket etmek zorunda kalan robotlar, pırıltılı, yanardöner renkli simlerle kaplı mekânı sonsuz, tekrarsız, durmaksızın dönüştürüyor. Her an bozulup yerini bir başkasına bırakan anlık, geçici ancak çekici renkler ve desenler oluşturuyor. Desenler gibi renkler de değişiyor, fuşya renkli simle başlayan sergi altın renginin ardında şu anda Yves Klein Mavisiyle devam ediyor. Desen, resim, yerleştirme, heykel, performans, video sanatı gibi birçok sanat formunun geçişliliğinde oluşturulan “mikroklima” her şeyin hızla aktığı ve sürekli değiştiği yaşamlarımıza gönderme yaparken içinde bulunduğumuz belirsizlik halini yansıtıyor. :mentalKLINIK’in ifadesi ile pandemi sonrasıyla ilişki kurarak “hiçbir şey aynı kalmayacak” mottosuna vurgu yapıyor.
Pandemi süreciyle müzeler ve sanat kurumlarının hızla dijitalleştiğini, hiç olmadığı kadar hızlı ve yoğun bir şekilde çevrimiçi deneyime açılmaya başladığını görüyor, Bejamin’in “aura” kaybı ile sonuçlandığını belirttiği süreçten daha da keskin bir dönüşüme tanık oluyoruz. Kapalı, insansız sanat mekânında yapıt ancak izleyicinin evinden ya da fiziksel olarak bulunduğu mekândan bilgisayarı, telefonu yani bir ekranın olanakları ile ulaşılabilir, algılanabilir hale dönüşüyor. İnsan ve yapıt/iş arasındaki ilişkilenme aracısız olamamakta, bir makine ekranına ve fiziksel yakınlık yerine mesafelenmeye ihtiyaç duymakta. :mentalKLINIK sanatçı ikilisinin işlerinde sorguladığı “hyperstimulation” kavramı üzerinden bakıldığında, izleyicinin beş duyu organının (hatta daha fazlasının) uyarılması ile yapıtla ilişkilenmesi beklenirken izleyicinin mesafe ve ekranın olanakları dâhilinde işle ilişki kurması mekân-yapıt-izleyici ilişkisinde yaşanan dönüşümü de tartışmaya açıyor.

hepimize-aci-bir-recete-807126-1.

İKTİDARI SORGUYA ÇAĞRI

İnsansız sergi mekânındaki mekanik ancak fiziksel ve durmaksızın gerçekleşen robotik performansın 7/24 izlenebilir olması ise günümüzün gözetleme teknolojilerine bir gönderme olarak okunabilir. Foucault’nun endüstrileşmenin bir sonucu olarak bedenin bir üretim makinesine dönüştürüldüğü, disipline edildiği, biyopolitika önermesi yerini Neoliberalizm ile birlikte zihnimizin, isteklerimizin kontrol edildiği, yönlendirildiği psikopolitikaya, dijital panoptikona, dijital kontrol toplumuna bırakır. Covid-19’un hayatlarımıza zorunlu girişiyle hem bedenlerimiz hem de düşüncelerimizin gözetlendiği, gönüllü olarak verilerimizi paylaşıma açıp kendimizi kontrol ve disipline edilebilir hale getirdiğimiz bu ilginç dönemde sergi, gözetleme, gözetleyen-gözetlenen ilişkileri, şeffaflık, görünürlük, görünmez bir virüsün getirdiği koşullar altında, “yeni normal”, kontrol-otokontrol ve iktidar mekanizmalarını sorgulamaya çağırıyor.

Sergileme, izleyiciye ulaşma yöntemi ve kavramsal boyutta tartışmaya açtığı konular üzerinden içinden geçmekte olduğumuz dönemin sanat ortamına etkisini tekrar düşünmek için “Acı Reçete #02 / Bitter Medicine #02” https://www.borusancontemporary.com/tr/ adresinden 31 Ocak 2021’e kadar izlenebilir.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız