birgün

6° PARÇALI AZ BULUTLU

ÇALIŞMA YAŞAMI 23.02.2021 09:40

Her yönüyle evden çalışma

Her yönüyle evden çalışma

HAZIRLAYAN: SEVGİM DENİZALTI

Pandemi, hayatımızda çok şeyi değiştirdi. Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı aşikâr. Çalışma yaşamının dinamikleri de hızla değişiyor. Aslında çok eski bir pratik olan evden/uzaktan çalışma hızla yaygınlaştı. Dünyada milyonlarca beyaz yakalı emekçi eve kapanmış durumda. Büyük şirketlerin, sermaye gruplarının yaptığı açıklamalara bakılırsa, pandemi sonrasında da bu çalışma biçimi hayatımızdan çıkmayacak. Binlerce çalışanın işyeri artık evi olacak.

Peki, evden çalışma kalıcı hale gelirse ne olur? Bu sorunun yanıtını verebilmek için konuyu tüm yönleriyle ele almamız gerek. Sermayenin teknolojiyi kullanarak emek üzerindeki tahakkümünü artırma eğilimi örneğin… İş ve özel yaşam dengesinin bozulması, sosyalleşme olanaklarının ortadan kalkması ve tüm bunların yaratacağı psikolojik gerilimler…

Evden/uzaktan çalışmayı tüm boyutlarıyla ele almaya, en önemlisi de “Emekçiler olarak biz ne yapacağız?” sorusuna yanıt bulmaya çalıştık. Hem ülkede hem de dünyadaki tartışmaları; uzmanların, akademisyenlerin görüşlerini ve emekçilerin deneyimlerini, taleplerini aktarmak istedik.

Keyifli okumalar…

***

Evden çalışmada bugün ve gelecek: Uzaktan çalışmanın sadece işverenin lehine uygulamalarla devam etmesi beklenemez. İşveren, işçilerin kayıplarını karşılamak zorundadır. Bu sistem kalıcılaşacaksa, çalışanların yeni koşulları belirlemekte müdahil olacağı bilinmeli.

***

Ayşen Gül Şimşek yazdı: Maskenin ardından ötesine

"12 Nisan 2020'de, salgın yüzünü yeni gösterdiğinde, Tenor Andrea Bocelli “umut için müzik” diyerek tarihi-turistik-kutsal Duomo Katedrali’nin içinden ve ünlü meydanından bize seslendi. Tarih boyunca büyük bedeller ödeyerek inşa ettiğimiz, metalaşan mega kentlerin boşalmış meydanlarını seyrederken fondaki müzik eşliğinde hüzünlendik ve belki de ağladık."

***

Emekçiler anlatıyor: Haklarımız lütuf değil!

***

Hayri Kozanoğlu yazdı: Evden çalışma kalıcı bir uygulama olacak mı?

"Göründüğü kadarıyla salgın geride bırakılsa da, bazı sektörlerde hibrit çalışma denilen, mesai saatlerinin ev ile ofis arasında bölünmesi pratiği yaygınlaşacak. Bunun elbette çok yönlü sonuçları olacak. 10 maddede “çalışmanın geleceğini” mercek altına aldık"

***

Şirketler bu modeli sevdi: Hem ulusötesi şirketlerden hem de yurtiçindeki büyük sermaye gruplarından yapılan açıklamalar, uzaktan çalışma modelinin kalıcı hale geleceğini ortaya koyuyor. Dünya genelinde 166 bin işçisi bulunan Microsoft, 120 bin işçisi olan Google, 210 bin işçisi olan PSA Group ile 5’er bin işçili Twitter, Shopify ve Square gibi büyük firmalar, uzaktan çalışma modelini pandemi sonrasında da sürdüreceğini duyurdu.

***

Her 3 çalışandan biri fazla çalışıyor: Birleşik Krallık’ta yapılan bir araştırmayla, evden çalışmaya başlayan her üç emekçiden biri (yüzde 30) çalışma saatlerinde artış olduğunu söylüyor. Emekçilerin yarısından fazlası (yüzde 53) her an ulaşılabilir olmaları gerektiğini hissediyor. Uzaktan çalışanların yüzde 65’inin en çok özlediği şey ise sosyalleşme.

***

Uzaktan çalışma ve toplumsal cinsiyet: Özellikle küçük çocuklu kadınların uzaktan çalışma karşılığında daha düşük ücretleri kabul etmek zorunda kalıyor. Bu yönüyle uzaktan çalışma, cinsiyete dayalı eşitsizlikleri pekiştiriyor ve güçlendiriyor.

***

Hakan Koçak yazdı: Evden çalışmada emeğin deneyimi, beklentisi ve talebi

"Geçtiğimiz günlerde ülkenin önde gelen şirket yöneticilerinin açıklamalarıyla, pandemi döneminde ofis çalışanı, beyaz yaka, profesyonel çalışanlar için yaygın bir çalışma modeli haline gelen evden çalışmanın, pandemi sonrasında da geniş biçimde uygulanacağı anlaşıldı. Bu durumda genellikle çalıştıkları mekânlara atıfla "plaza çalışanı" olarak adlandırılan bu kesimin, tümüyle ya da hibrit modellerle kısmen evden çalışanlar haline gelecekleri görülüyor."

***

Emekçiler anlatıyor...

***

Açılan dijital eşitsizlik makasında işin geleceği

***

Zeminde ve sınırlarda kaymalar, yeni imkânlar

***

Ortada yönetmelik olmayınca detayları işverenler belirliyor: Uzaktan çalışmanın detaylarını belirleyecek yönetmeliğin 5 yıldır yayımlanmadığını söyleyen Avukat Özveri “Bu nedenle işveren fiili durum yaratıyor. Bu da yasal çerçeve olarak görülüyor. Oysa işverenin yasal düzenlemeyi detayları belirleyerek etkisizleştirmesi, başlı başına hukuka aykırı bir uygulama” dedi

***

Çalışma hayatı ev hapsine dönüşecek: Kaç Bize Gel Platformu’ndan Topal, “Evden çalışma düzeni mevcut haliyle sürdürülürse ve kalıcı hale gelirse, çalışma hayatı bir ev hapsine dönüşecek, sömürü ve yalnızlaşma artacak” diyor.

***

Kadınlar risk altında, önlem alınmalı: Evden çalışanların sağlığıyla ilgili yapılan araştırmalara dikkat çeken ILO Cinsiyet Eşitliği Uzmanı Pozzan, kadınların daha büyük risk altında olduğunu, bu nedenle hükümetlerin önlem alması gerektiğini söylüyor.

***

Emek hareketi yaşanan değişimi yok sayamaz: Gazetemizin yazarlarından Kocaeli Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstriyel İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aziz Çelik ile evden çalışma modelini, bu modelin kalıcı hale gelmesinin emekçiler, emek-sermaye ilişkisi ve örgütlenme üzerindeki olası etkilerini, sendikal mücadelenin geleceğini konuştuk.

***

Serkan Öngel yazdı: Artık ofis çalışanları dayanışmayı esas alan bir süreci örmeli

"Son 30-40 yıllık süreçte iletişim ve teknoloji alanında yaşanan gelişmelerin etkisiyle, mal ve hizmet üretim sürecinin hem niteliğinde hem de mekânsal organizasyonunda önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Bu süreç, çalışma kavramını da farklılaştırıyor. Covid-19 süreci de bu durumu hızlandıran bir etmen oldu. Dünya genelinde yaşanan dijital dönüşüm baş döndürücü bir hızda gerçekleşiyor. Günümüzde yapay zekâ, 3 boyutlu yazıcılar, nesnelerin interneti gibi teknolojik gelişmeler, çalışmanın ve mesleklerin geleceğini tartışmalı bir hale getiriyor. Bu durumun işçi sınıfı açısından nasıl sonuçlar yaratacağı da önemli tartışma konularından biri. Sınıf dönüşüyor, sınıfın örgütleri bu dönüşüme yeterli cevaplar üretemiyor."

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol