HES bitti, mahkeme iptal etti!
Dersim’in Çemişgezek ilçesinde bulunan Tagar Çayı üzerinde yapılan HES'e karşı açılan davada mahkeme projenin iptaline karar verdi. Çevreciler, ciddi bir ekolojik ve kültürel miras tahribatı yaratan projenin bitmesinin ardından gelen iptal kararını buruk bir sevinçle karşıladı.

Kayhan Ayhan
kayhanayhan@birgun.netDersim’de doğal yaşam güzellikleri, hidroelektrik santralları (HES) ve maden projelerinin tehdidi altında. Kentte bulunan akarsulardan olan Tagar Çayı da HES projesi ile yok edilme tehdidiyle karşı karşıya kaldı.
Er İdare Turizm İnşaat tarafından işletilen Çemişgezek HES’in için Erzincan İdare Mahkemesi bölgede 3 Temmuz'da yaptığı bilirkişi incelemesinin ardından projenin alanda ciddi bir ekolojik ve kültürel miras tahribatı yaratacağını belirterek "yürütmeyi durdurma kararı" vermişti. Çevrecilerin açtığı projenin iptali davasında da karar çıktı. Mahkeme projenin iptali yönünde karar verdi.
DOĞAYA ZARAR VERİR
Mahkeme kararında, bölgedeki yaban keçileri başta olmak üzere çevrede yerleşik diğer hayvanların projeden etkileneceği, HES projesinin sahasından çevreye yayılan tozların orman ağaçlarında artım kayıplarına yol açacağı ve bölgede tarihi Tagar Köprüsü'nün de zarar görebilieeceği belirtildi.
Avukat Barış Yıldırım, "ÇED raporu alınmadan bölgede devasa bir yapı inşa ettiler. Yaban keçinin oradan kaçmasına sebebiyet verdiler. Yaban keçisi can havliyle kendisini tekel büfelerine attı, can havliyle kendisini marketlere attı. Bern Sözleşmesi sadece canlıları değil, habitatları da koruyor. Projenin regülatör yapısı, iletim tüneli, yükleme havuzu, santral binası yüzde 90'ın üzerinde tamamlandı. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 138'inci maddesine göre yargı kararları derhal uygulanır. Bu aşamada ilgili kurumların derhal bölgedeki yapı ünitelerini kaldırması gerekiyor. Nasıl kanunsuz yaptıysanız, şu an kanunun emrettiği şekilde kanuna uygun hale getireceksiniz" dedi.
KARAR SEVİNDİRİCİ
Bölgede çevreye zarar veren projelere karşı hukuk mücadelesi yürüten ve bu dosyada da davacı avukatlardan olan Barış Yıldırım BirGün'e yaptığı açıklamada, "Belirtmek gerekir ki, inşaat çalışmalarının başlatıldığı proje sahası ülkemizin tarafı bulunduğu Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi’ne göre kesin koruma altında bulunan Yaban Keçisi ile Su Samuru’nun yoğun habitatı durumunda olup; proje sahasında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarımı Koruma Kanunu hükümlerine göre koruma altında bulunan tescilli tarihi yapılar bulunmaktadır. Yine bu alan Munzur Vadisi Milli Parkı'nın bir alt bölgesidir. Buranın sit alanı ilan edilmesini istedik. Bu anlamda alınan karar bizler için sevindirici olmuştur. Bizler bu işsiz doğamızı korumaya ve savunmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.


