birgün

9° PARÇALI BULUTLU

GÜNCEL 15.07.2016 08:17

Heykellere saldırılar cezasızlıkla normalleştiriliyor

Son dönemde sıkça yaşanan heykellere yönelik saldırılar, kamusal alandaki sanat eserlerine bakışı gündeme getirdi. Sanatçılar, cezasızlığın saldırıları tetiklediğini söyledi

Heykellere saldırılar cezasızlıkla normalleştiriliyor

UĞUR ŞAHİN / sahinugur57@gmail.com
@uugurs

Mersin Silifke’de 43’üncü Uluslararası Kültür Haftası etkinlikleri kapsamında umut yolculuğunda hayatını kaybeden Aylan bebek ve sığınmacı çocukların anısına yapılan heykel, kimliği belirsiz kişilerce kırıldı. Mersin’deki saldırı öncesi geçen günler içinde, ünlü ressam Fikret Mualla’nın Kadıköy Yoğurtçu Parkı’ndaki İstanbul resimlerinden birinin anlatıldığı heykel tahrip edildi. Üst üste yaşanan heykel saldırıları, sanat eserlerine yönelik bakışı gündeme getirdi.

Saldırıların başlıca nedeni müstehcenlik!

Heykel sanatçısı ve “Atatürk Heykelleri” kitabının yazarı Aylin Tekiner, heykellere saldırıların cezasızlık nedeniyle normalleştirildiğinin altını çizerek, insan haklarının korunmadığı yerde, sanatın korunma şansının olmadığını söyledi. Tekiner, “Heykellere saldırılar, daha çok müstehcenlik saikiyle yapılıyor. İzmir’de AKP Gençlik Kolları, önce heykeli örttü sonrasında tehditkâr bir şekilde heykelin önünde toplanıp, ‘Bunu sökeriz’ dedi. Sonrasında da heykel kırıldı. Hukuki sürecine baktığımız da, bu insanlar tutuklanmadan yargılanıyorlar. Yargının vereceği kararı da aşağı yukarı tahmin ediyoruz. Sanat eserini kenara koyalım, kamu malına zarardan bu ülkede insanlar öylesine akıl almaz gerekçelerle yargılanırken, kamusal alandaki heykellerin tahribatında hep gayri ciddi bir hukuki sürece tanıklık ediyoruz” şeklinde konuştu.

İktidar sanattan korkuyor

“Sanatın bütün dallarıyla birlikte bir mücadele alanı oluşturmak gerekiyor” diyen Tekiner sözlerini şöyle sürdürdü: “Milli görüş geleneğinden gelen siyasi iktidarın zihniyeti, hayallerden, aşktan, özgür düşünceden ve dolayısıyla sanattan korkar. Sanat, bu kör karanlıkla mücadele etmenin önemli yollarından birisi. Kamusal alanda kırılan heykeller üzerinde kamuoyu yaratmak önemli diye düşünüyorum. Elden geldiğince bunu yaygınlaştırmak durumundayız.”

‘Put olarak görüyorlar’

Kars’ta yaptığı İnsanlık Anıtı, dönemin Başbakanı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “ucube” diyerek beğenmemesi sonrasında yıkılan heykeltıraş Mehmet Aksoy, heykellere yönelik saldırıların planlı olduğunu belirterek, artan saldırıların vandalizm olduğunu ifade etti.

Aksoy, “Görsel sanatlar ve özellikle de heykeli, put olarak görüyorlar. Heykelin bir dil olduğunu, duyguyu, düşünceyi ve dünya görüşünü dile getirdiğini anlamıyorlar. Kars’ta yıkılan heykelimden sonra 150-200 heykel kaldırıldı. Analitik düşünce yok, ‘Niye yıkıyorum’, ‘Niye bunlar yapılıyor’ şeklinde sorular sorulmuyor. Mersin’deki heykelin ne zararı var? Denizde ölen göçmen çocukların anısına iyi niyetli bir şey yapılmış. Böyle bir heykeli yıkma, vandalizmdir. AKP’nin heykele, sanata bakışı yanlış. Operaya, baleye, ‘Belden aşağı sanat’ diyen bir görüşten bahsediyoruz. Bunlar rastgele gerçekleşmiş saldırılar değil. Kars heykelinin arkasından tabii ki insanlar heykellere saldırmaya başlar’’ dedi.

Saldırıya uğrayan heykeller:

heykellere-saldirilar-cezasizlikla-normallestiriliyor-160171-1.* İzmir’de, metro istasyonundaki ahşap bir heykel “müstehcen” olduğu gerekçesiyle kırıldı. İspanyalı sanatçı Almacino Gonzales Andres tarafından yapılan “Müzisyen” adlı heykeli, İzmir AKP Gençlik Kolları üyesi bir grup protesto etmişti.

* Öte yandan İzmir’de, Berkin Elvan’ın heykeli, tahrip edilmiş, heykelin başı ve yüzü kırılmış ve yerinden sökülmek istenmişti. Berkin Elvan’ın, Kadıköy Moda’da bulunan heykeli de saldırıya uğramıştı.

* Bursa Nilüfer’de Kuzgun Acar Heykel Sempozyumu’nda yapılan heykeller 2 kez saldırıya uğradı. Vietnamlı sanatçı Van Hoang Huynh tarafından ‘Özgür Olmak’ ve Ukraynalı heykeltıraş Gutyrya Vyacheslav tarafından yapılan ‘Adem ile Havva’ heykeli saldırıyla zarar görmüştü. AKP’liler, heykelin ‘toplumun ahlak kurallarına aykırı’ olduğu gerekçesiyle eylem yapmıştı.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol