birgün

12° AÇIK

SAĞLIK 25.10.2020 07:45

Hikâye bilindik: ‘Bana bir şey olmaz’

Hikâye bilindik: ‘Bana bir şey olmaz’

HABER MERKEZİ

Covid-19 dünyayı etkisi altına alırken toplumun büyük bir çoğunluğu ‘bana bir şey olmaz’ düşüncesinde. Yoğun Bakım Uzmanı Doç. Dr. Sema Turan, bu anlayışdaki grubun çok yanlış bir düşünce içinde olduğuna işaret ederek, “'Ben maskeye inanmıyorum' ya da 'ben bunu rahat geçirebilirim; çok yakın arkadaşım rahat geçirdi' gibi söylemler büyük hata. Çünkü kişilerin kendi vereceği bireysel cevaplar çok farklı olabiliyor bu hastalıkta. Kimisi çok hafif geçirirken kimisi de çok ağır geçirebiliyor. Ve hatta ölümle sonuçlanabiliyor” dedi.

Covid-19 servis ve yoğun bakımında yatan hastaların profilini değerlendiren Doç. Dr. Turan, yoğun bakım ihtiyacı duyan Covid-19 hastalarının çoğunlukla klinik tablolarının ağır seyrettiğine dikkat çekti: “Çok ciddi akciğer tutulumları ile bize geliyorlar ve o nedenle de ciddi bir solunum yetmezliği ve solunum açlığı içerisindeler. Bu hastaların yaş ortalaması düşündüğünüz gibi çok ileri yaş değil. Yani özellikle aktif genç yaştaki hasta grubuyla uğraşıyoruz. Covid-19'un sadece akciğer değil, diğer organları da tutabildiğini unutmamak lazım. Kalbi, böbreği ve diğer organları da tutabilmekte” dedi.

‘BUNLARI DUYMAK BİZİ ÇOK ÜZÜYOR’

Yoğun bakımdaki hastaları görünce maske, mesafe ve hijyen kurallarının ne kadar önemli olduğunu gördüklerini anlatan Doç. Dr. Turan, konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı:

“Hastalara soruyorsunuz, 'buraya gelmeden önce ne yaptınız, neredeydiniz?' diye. Şöyle cevaplar alıyoruz; 'Ben bir hafta önce düğüne gitmiştim' ya da 'bir hafta önce aile içerisinde büyük bir toplantıdaydım' veya 'arkadaşlarımla yemekteydim'. İnanın bunu duymak bizi çok üzüyor. Çünkü biz uyarılarımıza hep devam ettik ve devam edeceğiz. Zorlu bir süreç yaşıyoruz."

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız