birgün

8° AÇIK

YAŞAM 16.02.2020 10:09

Homeopati: Hiçlikten medet ummak

Bilim henüz bazı hastalıkların çözümünü bulabilmiş değil. Ancak anlamsız alternatiflere sığınıp onlardan medet ummak hiçbir şekilde bilimin yerine ikame edilebilecek bir yol olamaz

Homeopati: Hiçlikten medet ummak

Doç. Dr. Çağhan KIZIL

Homeopati, tıbba alternatif bir yaklaşım olarak ele alınan ve maalesef birçok insanın medet umduğu bir yaklaşım. Yunanca homoios (aynı, benzer) ve pathos (hastalık) kelimelerinin birleşiminden oluşan homeopati, bir hastalığın eşdeğer semptomplarını oluşturan maddelerin o hastalığı tedavi edebileceği savına dayanır. Günümüzde pazar büyüklüğü yaklaşık 5 milyar dolar olan bu sektörün büyümesi devam etmekte ve seneye 10 milyar dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Bilimsel herhangi bir faydası olduğu gösterilmemiş bu “yalancı bilim (pseudoscience)” yaklaşımı nedir ve bilim insanları tarafından kabul görmemekteyken neden hala bu kadar yaygındır?

İKİ HİPOTEZDEN OLUŞUR

Homeopatinin iki ana hipotezi vardır: “Benzerler, benzerleri tedavi eder” ve “minimum doz kuralı.” İlk hipoteze göre, bir hastalığı yaratan etkenler, onun tedavisini de sağlar. İkinci hipoteze göre ise homeopatik bir bileşimin dozu yüksek olmamalı ve seri seyreltmeler ile aslında neredeyse çözelti içinde hiç kalmamalıdır. Buna göre, ilk su çözeltisine 100 birim homeopatik bileşim konmuşsa, bir sonrakinde bu yarı seyreltme ile 50 birime, sonrakinde 10 kat seyreltme ile 5 birime, ve sonrakinde de 100 kat seyreltme ile neredeyse sıfır birime indirgenmelidir. Bu seyreltmeler arasındaki çalkalama ve hazırlama aşamalarında bileşimin etkisi suya geçecek ve su bunu içinde hiç homeopatik bileşim olmayan en son seyreltmede hastaya nakledecektir. Hasta hem homeopatik bileşimin “kötü” etkilerine maruz kalmayacak hem de iyileştirici etkisine mazhar olacaktır. Bu, homeopatlar tarafından “su hafızası” olarak adlandırılır.

Homeopati, 1796 yılında Samuel Hahnemann adlı Alman doktor tarafından ortaya atılan bir kavramdır 1. 18. yüzyılın tıp anlayışını akıl dışı ve faydasız bulan Hahnemann, sıtma ile ilgili bir çalışmayı okuyup, bu hastalığın tedavisi için denenen ve daha sonraları gerçekten de sıtma tedavisinde etkili olduğu gösterilen Cinchona officialis (dış yüzeyinde, sıtma paraziti Plasmodium falciparum’u etkisiz hale getiren kinin maddesi biriktiren kınakına ağacı) bitkisinin dış yüzeyini yer .2 Ateş, titreme ve eklem ağrıları başlayan Hahnemann, şu hipotezi geliştirir: “Bir hastalığı tedavi eden etkenler, sağlıklı insanlarda o hastalık semptomplarını oluşturur.” Bu ilkel bakış açısı ile Hahnemann, “hastalıkları oluşturan maddeler de bu durumda o hastalığın tedavisi için kullanılabilir” fikrini ortaya atar. Örneğin arı sokması sonrası, yaraya arı zehri sürülmesi gibi. Bu fikirlerini Materia Medica Pura adlı kitabında 1810 yılında ortaya atan Hahnemann’ın bakış açısı 3, 1825 yılında bir öğrencisi tarafından ABD’ye taşınır ve Amerikan Homeopati Enstitüsü’nün kuruluşu gerçekleşir. Bu aşamadan sonra homeopati yaygınlaşır. 20. yüzyıl ortasında, Nazi Almanya’sında da homeopatinin temelleri araştırılmış, doktorlar bu yaklaşıma oldukça sıcak bakmışlardır .4

ÖZELLİKLE AŞI KARŞITLARININ İLGİSİNİ ÇEKİYOR

Birçok homeopatik preparatta etken madde bulunmaz. Bazılarında ise etken maddeler, normal bir ilaçta olacağı seviyede, biyolojik olarak aktif konsantrasyonlarda bulunur (örneğin, çinko asetat ya da sülfür). Homeopati, genelde plasebo etkisi ile benzerlik gösterebilir. Aktif herhangi bir maddenin olmadığı bir koşulda, vücudun rastgele ve ilaca bağlı olmayan şekillerde tepki vermesini sağlayabilen homeopati, bu düşünüş biçimi nedeniyle özellikle aşı karşıtlarının da oldukça ilgisini çekmektedir 5. Homeoprofilaksi denen, bulaşıcı hastalıkları homeopatik yöntemlerle önleyebileceğini düşünen bir yaklaşım, aktif olarak aşılanmaya da karşı çalışmalar yürütmektedir. Ancak, eğer bilimin ve kabul gören deneysel metotların ışığında hareket edersek homeopatinin etkili olduğu ispatlanan herhangi bir hastalık bulunmamaktadır 6. Evet, bilim henüz bazı hastalıkların çözümünü bulabilmiş değil. Ancak anlamsız alternatiflere sığınıp onlardan medet ummak hiçbir şekilde bilimin yerine ikame edilebilecek bir yol olamaz. Örneğin, koronavirüs için homeopatik ilaç önermek baştan aşağı abesle iştigaldir 7.

1 https://www.nature.com/articles/151724c0
2 https://tinyurl.com/tv4ceyj
3 https://collections.nlm.nih.gov/catalog/nlm:nlmuid-64310340R-mvset
4 https://edzardernst.com/2019/03/homeopathy-during-the-third-reich-a-telling-bit-of-history/
5 https://www.telegraph.co.uk/news/2019/11/01/homeopaths-warning-mothers-not-have-children-vaccinated-investigation/
6 https://www.nhmrc.gov.au/sites/default/files/images/nhmrc-information-paper-effectiveness-of-homeopathy.pdf
7 https://www.the-scientist.com/news-opinion/indian-authorities-propose-use-of-homeopathy-to-prevent-coronavirus-67075

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız