birgün

13° PARÇALI BULUTLU

KÜLTÜR SANAT 09.12.2020 09:45

Hrant’ı çok sesli anacağız

Müzik topluluğu AN Vokal, Hrant Dink’in anısına yayımlayacakları “Sareri Hovin Mernem-Turnam Gidersen Mardin’e” türküsünü dinleyiciyle buluşturmaya hazırlanıyor. Kurucusu Haluk Polat, “Sareri Hovin Mernem, 19 Ocak anmalarında gazeteci Hrant Dink anısına Lena Chamamyan yorumuyla çalınır ve söylenir. Biz de bu anıya çok sesli bir versiyonla katkıda bulunmak istedik” diyor.

Hrant’ı çok sesli anacağız

Işıl ÇALIŞKAN

Halk şarkılarını çok sesli düzenlemelerle dinleyiciyle buluşturan AN Vokal, coğrafyalar ve diller üstü bir yolculuk vaat ediyor. 2015 yılında Haluk Polat tarafından kurulan 12 kişilik müzik topluluğu, bu toprakların öykülerini gelecek kuşaklara özgün şekliyle taşımayı amaçlıyor.

Her ay bir türkü ile dinleyici karşısına çıkan AN Vokal, geçtiğimiz aylarda Âşık Veysel’in “Uzun İnce Bir Yoldayım”ı, Erzurum Türküsü “Bu Tepe Pullu Tepe”yi ve son olarak “Yoğurt Koydum Dolaba” isimli Kilis türküsünü yayınladı. Ocakın ilk haftası ise “Sareri Hovin Mernem -Turnam Gidersen Mardin’e” türküsünü Hrant Dink’in anısına yorumlayacaklar.

Grubun kurucusu Haluk Polat ile müzik serüvenini konuştuk.

► Halk şarkılarını çok sesli düzenleme ve yorumlama yolculuğuna çıkış hikâyenizle başlayalım dilerseniz. Nasıl bir boşluğu doldurmayı amaçladınız?

AN Vokal bizim için uzun birçok sesli vokal serüveninin bir durağı... 1996 yılında kurduğumuz Ychorus vokal topluluğuyla başlayan yolculuğu AN Vokal ile sürdürüyoruz. AN, adını Sümerler’in gök tanrısı An’dan (Anu) alıyor. Anadolu’nun ve yakın coğrafyanın tüm değerlerini, kültürlerini, titreşimlerini anlamak ve anlatmak için bir araya geldik. Amacımız bu toprakların çok renkli ve dilli kültürünü, çok sesli müzik penceresinden yorumlamak. Halk şarkılarını geleneksel hallerinden farklı bir şekilde çok sesli düzenlemeleriyle seslendiriyoruz ve gelecek kuşaklara farklı bir bakış açısıyla taşımayı hedefliyoruz.

► Coğrafyalar üstü ve çok dilli bir grup AN Vokal. Nasıl dertleriniz var?

Çok dilli repertuarımızın temelinde de farklı coğrafyaların uyumuna olan inancımız var. Hiç bilmediğimiz dillerdeki şarkıların duygusunu derinden hissedebiliyoruz, yıllardır bildiğimiz şarkıların farklı dillerde söylenişlerini duyunca şaşırıp heyecanlanıyoruz. Yaşadığımız topraklar binlerce yıl boyunca çok çeşitli kültürlere, dillere, dinlere ev sahipliği yapmış. Aslında her birimiz, bazen farkında olmasak da burada var olmuş kültürlerden bir parça taşıyoruz. Biz bu çeşitliliği müziğimizde gururla yansıtıyoruz.

UZUN İNCE BİR YOLDAYIM’A CAZ TINISI

► Aşık Veysel’in ölümsüz eseri ‘Uzun İnce Bir Yoldayım’ı yorumladınız ilk olarak. Bu eser birçok farklı şekilde sunuldu dinleyiciye. AN Vokal neden “biz de yapmalıyız” dedi?

Bizim yorumumuzda daha önce sık rastlanmamış caz tınıları mevcut. Bunun türküyü daha uluslararası bir hale dönüştürdüğünü düşünüyoruz.

► En son üçüncü single çalışmanız “Yoğurt Koydum Dolaba” isimli Kilis türküsünü yayınladınız.

Yoğurt Koydum Dolaba bizim çok severek söylediğimiz bir türkü. Kilis’te uzun Ayşe adında bir kadın ve oğlu Mahmut’un hikâyesi bu. Bu ikili keçi sütünden bakır kaplarda yoğurt yapıyor. Üstüne de çörek otu koyuyor. Alt mahallelerinde oturan Fattum isimli genç kadına aşık. Kadın yoğurt almaya geldiğinde ona türkü söylüyor. Bu türkü de o zaman yazılıyor. Biz iki farklı yorumla dinleyiciye sunduk.

► Önümüzdeki ay Hrant Dink için söyleyeceksiniz…

Evet, ocak ayında bu toprakların iki dilli türkülerinden biri olan “Sareri Hovin Mernem - Turnam Gidersen Mardin’e”yi yayınlayacağız. Türkünün Ermenice sözleri birbirinden ayrı düşmüş insanların hikâyesini anlatıyor. Melodik ritmik yapısı çok güzel, çok özel bir türkü olduğunu düşünüyoruz. An vokal olarak 5 sesli acapella bir düzenleme yaptık. “Turnam Gidersen Mardin”e, Ayşe’nin 1915 yılında yurdundan ayrılan Ermenilerle kesişen yolunu ve onların acılarına ortak oluşunu ifade ediyor.

ŞARKI, ACIYI EN YALIN HALİYLE ANLATIYOR

► Neden Hrant Dink için özellikle bu parçayı seçtiniz?

Bizce bu eser bu topraklardaki acıyı en yalın haliyle anlatan eserlerden biri. Zamanında Ermenice ve Kürtçe söylenmiş birçok türkü zamanla Türkçe de söylenir hale gelmiş. Sareri Hovin Mernem, her sene bulunmaya çalıştığımız 19 Ocak anmalarında Hrant Dink anısına Lena Chamamyan yorumuyla çalınır ve söylenir. Biz de bu anıya çok sesli bir versiyonla katkıda bulunmak istedik.

► AN Vokal her ay bir şarkıyla dinleyici karşısına çıkacak. Bir sene boyunca nasıl bir öyküyle dinleyiciyle buluşacak?

Konserlerimizde kullandığımız bir sloganımız var: “Bu Toprakların Çok Sesli Yolculuğu.” Aslında bir albüm çıkarma planımız vardı, ancak sonradan albümü single’lara bölerek bir yol hikâyesi olarak tasarlamayı seçtik. Önümüzdeki dönemde her ay yeni bir single ile kurguladığımız öykünün baş kahramanı Ayşe; onun hikâyesi ile her ay farklı bir yöreye uğrayacağız, oraya ait bir türküye yeniden hayat vereceğiz. Hem eser seçimiyle hem de kattığımız farklı yorumlarla dinleyiciyi şaşırtacağımızı ve mutlu edeceğimizi umuyoruz.