birgün

25° AZ BULUTLU

GÜNCEL 20.01.2016 08:18

Hrant’la Ermeni Elçi ile Kürt’üz!

Hrant Dink anmasında Türkan Elçi, katledilen eşi Tahir Elçi’nin dilinden Dink’e yazdığı mektubu okudu: Parmakları tetikte olanların vicdanları yoktur, ölülerin yüreği kurur sanmayın

Hrant’la Ermeni Elçi ile Kürt’üz!

ZEYNEP KURAY- zeynokuray@hotmail.com

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve BirGün yazarı Hrant Dink, katledilişinin 9’uncu yılında binler tarafından anıldı. Ellerinde Hrant Dink ve Tahir Elçi’nin resimleriyle Agos Gazetesi’ne akın eden binler, Roboski'den Gezi'ye, Sur'dan Cizre'ye faşizme karşı mücadele sözü verdi. İstanbul Taksim'deki Divan Oteli'nin önünde bir araya gelen grupların Divan Oteli’nin önünde başlatmak istediği yürüyüş, polisin yönlendirmesiyle Harbiye'de başladı. Türkçe, Ermenice, Kürtçe dövizleri taşıyan yüzlerce insan, hep bir ağızdan “Hepimiz Hrant'ız, hepimiz Ermeniyiz", "Hepimiz Tahir'iz, hepimiz Kürtüz", “ Katil devlet hesap verecek” sloganlarını attı. Hrant Dink ve Tahir Elçi’nin resimlerinin yan yana bulunduğu “Hrant’la Ermeni, Tahir Elçi ile Kürt’üz, Haklarız Biz Kardeşiz” pankartını taşıyan binler, Agos Gazetesi önüne akın etti. Agos Gazetesi binasına Hrant ‘ın katledildiği noktaya, Dink ailesi, Tahir Elçi'nin kızı Nazenin Elçi ile eşi Türkan Elçi, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, HDK Eş Sözcüsü Sebahat Tuncel, HDP'li milletvekilleri, ÖDP Eş Genel Başkanı Alper Taş, DİSK ve KESK genel başkanları çiçek bıraktı.

Anmada, katledilen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin eşi Türkan Elçi söz alarak, Tahir Elçi'nin dilinden Dink'e yazdığı mektubu okudu. “Kuşlar arkalarından hüzünleri bırakırlardı. Biri 19 Ocak'ta biri de 28 Kasım'da yine arkalarından hüzünleri bıraktılar” diye başlayan mektupta, “Parmakları tetikte olanların vicdanları yoktur. Ben de senin gibi düştüm o günlerde. Düştüğümde beni Hrant Dink kardeşim karşıladı. 'Kardeşim yine erken geldin' dedi. Cizre'de, Sur'da, Nusaybin'de yürekleri hüzünle yankılanan çocuklarının selamlarını getirdim. Tetikçiler birbirlerine benzerler. Katledilenlerin birbirlerine benzedikleri gibi. İkimizin de yüreği sızladı. Ölülerin yüreği kurur sanmayın, bir tek yüreksizler toprak olup yüreklerini yitirirler. Biz bulanık gölleri olan bir ülkenin sürekli temiz kalmaya inanan nilüferleriydik” ifadelerine yer verildi.

hrant-la-ermeni-elci-ile-kurt-uz-105928-1.

'Gözümüz arkada kalmayacak'
Mektupta, “Gözlerdeki yaşı çiğ tanesi zannedenler gökyüzüne kucak açmış oyun bozan nilüferleri bir bir koparıp attılar. Savaş yüzyılların tekerrür eden oyunuyken, bizler birer oyun bozandık. Ayaklar altında ezilen garibanların yüzü suyu hürmetine hayatı barışa kafiyelendirmeye çalışırdık. Kuşlar uçarken arkalarında sadece hüzün bırakmaz yüreği ince sızıyla kanayan kadınlar, çocuklar da kalır gerilerde. İşte o zaman kıyametler kopar. Gözyaşları acıları tarifte acze dönüşür. Unutmadan Hrant'ın selamlarını ileteyim sizlere. Bizi unutmayacağınızı biliyoruz gözümüz arkada kalmayacak” denildi.

***

hrant-la-ermeni-elci-ile-kurt-uz-105929-1.

Demokrasiyi esas alan bir siyasi irade yok
Anmada basın açıklamasını Cumartesi Annesi Maside Ocak okudu. Ocak, “Hrant için, adalet için diyerek bir aradayız. Çünkü; faili devlet olan bu cinayetin tüm boyutlarıyla aydınlatılarak adaletin sağlanması engellenmeye devam ediyor. Çünkü; Türkiye’de demokrasiyi, insan haklarını, hukukun üstünlüğünü esas alan bir siyasi irade yok. Güvenlik güçlerinin gerçekleştirdiği ya da yönlendirdiği suçlarda sanıklar korunurken, mağdurların iddialarının çürütülmesi yönündeki adli ve idari uygulamalar kesintisiz devam ediyor” diye konuştu. “Öyle bir kan mevsimindeyiz ki, artık ölülerimizi sayamaz olduk” diyen Ocak, “Minik çocuklar enselerinden devlet kurşunuyla öldürülüyor. Ölü bedenlerin toprağa verilmesi engelleniyor” diye kunuştu.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız