HRW'den Suriye'de Alevi katliamı raporu: Evler ve okullar yağmalandı, katledilenler toplu mezarlara gömüldü
İnsan Hakları İzleme Örgütü, Suriye'de özellikle mart ayında on binlerce Alevi'nin katledildiği ve yaşadıkları bölgelerin yağmalandığı olayları inceledi. Rapora göre HTŞ'ye bağlı ve bağımsız çok sayıda silahlı çete, sadece Alevi oldukları için on binlerce insanı katletti. Bu kişilerin büyük kısmı toplu mezarlara gömüldü. Alevilerin evlerini yağmalayan silahlı çeteler, katlettiklerin insanların yakınlarını gasp etti.

ABD kökenli bir sivil toplum kuruluşu olan İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), “Hakikat ve Adalet için Suriyeliler” ve “Suriye Arşivi” ortaklığında 51 sayfalık bir rapor yayımladı.
Raporda, Suriye’de mezhep temelli cinayetler ve ağır hak ihlalleri belgelendi. Raporda, özellikle mart ayında Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ve diğer selefi cihatçı çetelerin, Alevilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerdeki katliamları anlatıldı.
Rapora göre HTŞ dahil cihatçı örgüt mensupları evlere girerek insanlara mezhebini sordu, değerli eşyaları yağmaladı ve Alevi karşıtı ifadeler kullandı.
TANIKLAR: ALEVİ OLDUKLARI İÇİN ÖLDÜRÜLDÜLER
Raporda mağdurlar, görgü tanıkları, askerler ve gazetecilerle yapılan 100’den fazla görüşmeye yer verildi. 6-10 Mart tarihleri arasında en az 24 kasaba, köy ve mahallede işlenen ihlallerin ayrıntılarına ulaşıldı. Tanıkların aktardığına göre, silahlı gruplar “Alevi misiniz?” diye sorarak "Evet" yanıtı aldıkları insanları katletti. Bazı ailelerin tüm fertlerinin öldürüldüğü, evlerinin yakıldığı kaydedildi. Raporda, bazı videolarda insanların köpek gibi havlamaya, sürünmeye zorlandığı ve ardından infaz edildiği görüntüler de yer aldı.
YARGISIZ İNFAZ, İŞKENCE VE YAĞMA
6 Mart ile en az 10 Mart tarihleri arasında, Tartus, Lazkiye ve Hama'da silahlı çeteler, Alevilerin çoğunlukta olduğu köyleri, kasabaları ve şehir mahallelerini tarayarak ev ev dolaştı. Ulusal Araştırma Komitesi daha sonra Suriye genelinden yaklaşık 200 bin silahlı militanın seferber edildiğini bildirdi. Ulusal araştırma komitesine göre, 4 günde 33 farklı yerde büyük kısmı Alevi en az 1.426 kişi öldürüldü.
KATLİAMLAR OKULLARA DA SIÇRADI
Saldırıların yoğunlaştığı bölgelerde yer alan en az iki köyde 150'den fazla ölüm kayda geçirildi. Tartus vilayetindeki Baniyas şehrinde bir lise, 80'den fazla öğretmen, öğrenci ve yakınlarının ölüm ilanlarını yayınladı.
KATLEDİLENLER TOPLU MEZARLARA GÖMÜLDÜ
Öldürülenlerin sayısı ve katliamlardan etkilenen bölgelerde devam eden genel güvensizlik nedeniyle, aileler araştırmacılara geleneksel cenaze törenleri düzenleyemediklerini ve bunun yerine ölenleri aceleyle arka bahçelerine veya birkaç gün sonra toplu mezarlara gömdüklerini söylediler.
Raporda, bazı katliamların evlere kadar takip edilerek gerçekleştirildiği belirtildi ve şunlar kaydedildi:
"Araştırmamız, en az 24 lokasyonda, cinayetlerin çoğunun ev baskınları sırasında veya sonrasında işlendiğini gösteriyor. Tanıklar, çoğu ordu üniformalı maskeli silahlı kişilerin önce mahalleleri bombaladıklarını, ardından evlere defalarca baskın düzenlediklerini, kurbanlara Alevi kimlikleri hakkında sorular sorduklarını, Alevi karşıtı hakaretler yağdırdıklarını ve infaz ettiklerini anlattılar."
"YAĞMALADIKLARI EVLERE DEFALARCA DÖNÜP PARA İSTEDİLER"
Silahlı çeteler, cinayetlerin yanı sıra, kıyı şeridi boyunca sistematik olarak evleri, dükkanları ve araçları yağmaladı. Bir köyde, en az 26 ev ve bir düzine araba yakıldı veya çalındı. Altın, nakit para ve telefonlar çalındı. İki mahallede katliamdan kurtulanlar, erkek akrabalarını infaz ettikten sonra defalarca evlere geri dönüp eşyaları yağmalayan ve nakit para talep eden, Aleviler'e ait dükkanları yağmalayan ve ateşe veren çetelerin yaptıklarını anlattılar. 8 Mart'ta Lazkiye Valisi, operasyon sırasında 'yaygın hırsızlık' olduğunu kabul etti ve bazı şüphelilerin tutuklandığını söyledi. Ancak bölge halkına henüz tazminat verilmedi.
O zamandan beri binlerce kişi kaçarak uzak dağ köylerine, Lazkiye şehri yakınlarındaki Rus Hmeymim hava üssüne ve Lübnan sınırının ötesine sığındı.
HTŞ İHLALLERİ KABUL ETTİ, SALDIRILAR YAYILDI
Belgelere göre, HTŞ yalnızca bu ihlalleri kabul etmekle kalmadı, aynı zamanda operasyonların örgütlü şekilde yürütüldüğü teyit edildi. İlk olarak Humus ve Hama’da başlayan saldırıların, yaz aylarında Dürzi nüfusun büyük kısmının yaşadığı Süveyda’ya kadar uzandığı aktarıldı. Bu süreçte Dürzi sivillerin de keyfi infazlar, yağma ve yıkımlara maruz bırakıldığı ifade edildi.


