birgün

10° KAPALI

ÇALIŞMA YAŞAMI 20.10.2018 10:55

Hukuksuzluğa artık son verin

Tutuklu havalimanı işçilerinin ve Dev Yapı-İş Sendikası Başkanı Özgür Karabulut’un avukatları BirGün’e konuştu: “Tek talepleri insanca çalışmak. Bu hukuksuzluğa son verilmeli”

Hukuksuzluğa artık son verin

Zeynep Kuray

İşveren İGA firmasının işçilerin taleplerinde haklı olduğunu itiraf etmesine karşın, 28 işçi ve sendikacı hâlâ 3. Havalimanı inşaatındaki kölelik koşullarını ve iş cinayetlerini protesto ettikleri için tutuklu. 3. Havalimanı İşçileriyle Dayanışma Platformu’ndan avukatlar Burcu Gül ve Ahmet Baran Çelik, bu haksızlık ve hukuksuzluğun bir an önce son bulması gerektiğini söyledi. BirGün’e konuşan Gül ve Çelik, havalimanının işçilerin cenazeleri üzerine inşa edildiğini belirterek, bu tutuklamalarla sendikal faaliyetin ve insanca çalışma talebinin kriminalize edilmek istendiğini kaydetti.

İtirazın sonucu bile beklenmedi

Silivri 9 No’lu Cezaevi’nde üç kişilik hücrede tutulan Devrimci Yapı İşçileri Sendikası (Dev Yapı-İş) Genel Başkanı Özgür Karabulut’un avukatı Burcu Gül, Karabulut’un kaçma şüphesi olmamasına rağmen tutuklandığına dikkat çekerek, “Müvekkilim hakkında 28 Eylül günü çıkarılan yakalama kararına DİSK’in avukatı Necdet Okcan itiraz etti. Bu itirazın sonucu dahi beklenmeden gözaltına alındı ve ardından tutuklandı” dedi.

Karabulut’un jandarma tarafından aranarak ifade vermeye çağrıldığı gün sendika binasının çıkışında gözaltına alındığına dikkat çeken Gül, “Müvekkilimiz yakalama kararının çıkarıldığı 28 Eylül’den gözaltına alındığı 4 Ekim’e kadar birçok toplantıya ve basın açıklamasına katıldı. Gözaltına alındığı yer de sendika binasının önüydü. Müvekkilimizin kaçma şüphesinin olmadığını beyan ettik. Ancak hiçbir beyanımız dikkate alınmadı, savcı ifade bile almadan müvekkilimizi sorgu hâkimliğine sevk etti” diye konuştu.

Tek delil konuşma

“Kamu malına zarar verme” ve “Görevi yaptırmama” iddiasıyla tutuklanan Karabulut’un dosyasında suç isnadı olarak gösterilebilecek tek bir delilin olmadığını vurgulayan Gül, dosyada sadece Karabulut’un 14 Eylül’de yaptığı konuşmaya yer verilmiş olduğunu ifade etti. Gül, o gün yaşananları şöyle anlattı:
“ O gün havalimanı işçilerinin sendikayı araması üzerine oraya giden Karabulut, işveren İGA yöneticileriyle, kaymakamlık ve işçi temsilcileriyle yapılan toplantıya katıldı. Toplantıda İGA yönetimi, işçilerin taleplerinin karşılanacağına ilişkin bir sözleşme imzalamayı kabul etmedi. Bunun üzerine işçi temsilcileri de toplantının sonuçlarını işçilere aktarmak üzere şantiyeye döndü. Müvekkilimiz Karabulut’un da toplantı sonrası işçilere yaptığı bir konuşma var. İşte bu konuşma delil olarak dosyaya konuyor ve hakkında tutuklama kararı veriliyor. O gün işçilerin iş bırakma eylemi sabaha karşı başlıyor, ama dosyada sanki kamp alanında 3 saat kalan Karabulut’un konuşmasından sonra işçilerin galeyana geldiği algısı yaratılmak isteniyor.”

Karabulut’un ve işçilerin tamamen siyasi nedenlerle tutuklandığının altını çizen Gül, bu tutuklamalarla sendikal faaliyetin ve insanca çalışma taleplerinin kriminalize edilmek istendiğini dile getirdi.

İtiraf ettiler

İşçilerin avukatlarından Ahmet Baran Çelik, İGA CEO’su Kadri Samsunlu’nun işçilerin haklılığını kabul ederek özür dilediğini hatırlatarak, bu sözlerin şantiyedeki kölelik koşullarının itirafı olduğunu vurguladı. İş Kanunu’nun açıkça çiğnendiğine işaret eden Çelik, havalimanı inşaatında işçilerin işçi sağlığı ve iş güvenliğinden yoksun biçimde günde 17 saat kötü şartlarda çalıştırıldığını kaydetti. Havalimanında çok sayıda iş cinayeti yaşandığını belirten Çelik, “Bu havalimanı işçilerin cenazesi üzerine inşa ediliyor” dedi.

İşçilerin gözaltı sürecinde onlarla temas kurmalarına dahi izin verilmediğini de hatırlatan Çelik, “Ancak hâkime sevk sırasında onlarla konuşabildik. Şirket yetkilileri ve jandarmalar tarafından darp edilmişlerdi. Gözaltı sırasında işverenler hem işçileri teşhis etmiş hem de darp etmiş. Bu insanların tek talebi arkadaşlarının iş cinayetlerinde ölmemesi, insanca koşullarda çalışmak. Tüm işçiler derhal serbest bırakılmalı” diye konuştu.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız