birgün

27° AÇIK

Hüsamettin Cindoruk: İçeride esir tutmak ancak bir diktatöre yakışır

Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk, iş insanı Osman Kavala'nın tutukluluğu hakkında tepki gösterdi. Cindoruk, "İçeride bir esir tutmak ancak bir diktatöre yakışır ya da bir otoriter idareye" dedi.

SİYASET 10.12.2021 18:12
Hüsamettin Cindoruk: İçeride esir tutmak ancak bir diktatöre yakışır
Abone Ol google-news

Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile devletin tek bir kişiye teslim edildiğini, ülkede ciddi bir rejim krizi ve öngörülebilir, önlenebilir nedenlere bağlı pek çok sorun yaşadığını söyledi.

Cindoruk hem ABD hem Rusya'yı aynı anda karşısına almayı beceren Türkiye'nin, artık demokrasi ile yönetilen ülkeler arasında görülmediğini belirtti.

ANKA'dan Dürdane Kırçuval'a konuşan Cindoruk, Türkiye'yi dünyada yalnızlaştıran, demokrasi ve hukuk sistemini ortadan kaldıran kararlardan birinin de iş insanı Osman Kavala'yla ilgili olduğunu söyledi.

Cindoruk, "Osman Kavala'yı rehin almışsınız. Esir gibi düşmüş ortanıza. İçeride bir esir tutmak ancak bir diktatöre yakışır ya da bir otoriter idareye. Avrupa Konseyi de bizi bekleme odasına aldı. Güzel bir şey mi" dedi.

Cindoruk'un açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Ben, parlamenter rejim demiyorum, parlamento devleti diyorum. Anlı şanlı TBMM devletini bir kişiye teslim etmişler, onun için de patlak verdi. Ben Meclis Başkanı da oldum. Meclis, bütçeyi çok ciddi müzakere eder. Bir arenadır. Parlamento, hükümeti aynı zamanda bütçeyle denetler.

(Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi) Bu elbise oturmadı. Böyle bir elbise yok. En çarpıcı misal, kabine. ‘Cumhurbaşkanı Kabinesi’ diyorlar. Cumhurbaşkanı Kabinesi olur mu? Kabine dediğin, parlamentonun seçtiği, onay verdiği, değiştirme kabiliyetini elinde tuttuğu bir seçilmişler meclisidir. Kabine, devleti yöneten icra kurulu, yani başbakanı olan bir bakanlar kurulu. Böyle bir bakanlar kurulu var mı? Yok.

Türkiye'nin vakit kaybetmeye tahammülü yok. Bakın size iki örnek vereyim. Türkiye’yi ABD’de yapılacak olan demokrasi toplantısına çağırmadılar. Yani, bizi demokrasi içinde idare ediliyor saymıyorlar. Daha acısı var. Benim de içinde bulunduğum, kurucusu olduğumuz Avrupa Konseyi, Türkiye'yi bekleme odasına aldı, yaptırım uygulayacak.

Osman Kavala'yı tutmuşunuz, rehin almışsınız. O esir gibi düşmüş ortanıza. Ve onunla ilgili kararlarınızı, yargı kararlarını eleştirmişsiniz. Osman Kavala'yı beraat ettiren mahkeme hakkında Hakimler ve Savcılar Kurulu tahkikat yaptı. O gün demokrasi ve hukuk sistemi bitmiştir. Bir mahkeme kararına karşı itiraz ancak bir başka mahkemeye, bir üst mahkemeye yapılır. Hakimler Savcılar Kurulu ne yaptı? Mahkeme heyetini dağıttı. Ne yaptı, Osman Kavalı'yı içeride tuttu. Ne oldu? İçeride bir esir tutmak ancak bir diktatöre yakışır ya da bir otoriter idareye. Avrupa Konseyi de bizi bekleme odasına aldı. Güzel bir şey mi? Diyor ki bize ‘Şu tarihe kadar çıkar'. Rahip gibi çıkaracaklar. Türkiye bunları tartıştığı zaman seçim hukukuyla ilgili, seçime konu olacak meseleler ayrıntı haline gelir. Meselesi o değil Türkiye'nin. Türkiye'nin tabii o meseleleri de önemli. Vatandaşın, esnafın, kasabın, bakkalın hepsini vaktiyle de sıkı takip ettiğimiz için biliyorum."

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol