Google Play Store
App Store

Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 ismin yargılandığı İBB davasının 32. celsesi görülüyor. Dünkü celse başladıktan kısa sonra sanık avukatlarıyla mahkeme heyeti arasındaki tartışmanın ardından heyet salondan ayrılmış ve duruşma bugüne ertelenmişti. Duruşmanın tutuklu sanıklardan Ahmet Güldü’nün savunmasıyla başladı. Daha sonra söz alan Ekrem İmamoğlu, "Bu ülkeye bu zulüm çektirilemez. Bu ülkede bu insanlar yoksulsa bu mahkeme kararları nedeniyledir" dedi.

Kaynak: Haber Merkezi
İBB davasında 32'nci celse | Ekrem İmamoğlu: Neyi anlatamadık size?
Kayhan Ayhan
Kayhan Ayhan
kayhanayhan@birgun.net

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 77'si tutuklu 414 ismin yargılandığı İBB davasında yeni hafta başladı.

Davada 9'uncu haftaya girilirken 31'inci celse dün görülmüş ancak kısa sürmüştü. Sanık avukatlarıyla mahkeme heyeti arasında yaşanan tartışmaların adından heyet salondan ayrılmış ve duruşma ertelenmişti.

Mahkeme başkanının avukatlara söz vermemesi nedeniyle çıkan gerginliğin ardından duruşma dün başlamadan bitmişti.

Bugünkü duruşmanın tutuklu sanıklardan Ahmet Güldü’nün savunmasıyla başladı.

İddianamenin kabul edilmesinin ardından ilk duruşma 9 Mart Pazartesi günü görülmüştü. Davanın ilk duruşmasından bugüne kadar 38 kişinin savunması alındı. Cuma günleri duruşma görülmezken duruşmalara haftanın 4 günü devam edildi. Davanın bugünkü celsesi savunmaların ardından tamamlandı.

77 KİŞİ TUTUKLU

Davanın bir önceki haftasının son celsesinde 15 kişi hakkında tahliye kararı verilmişti. Tahliye edilenler arasında savunması öne alınan itirafçı sanık Adem Soytekin de yer alıyor. Birleştirilen Beyoğlu dosyasıyla birlikte davada 110 tutuklu bulunuyordu. Önceki tutukluluk incelemesinde 18, son tutukluluk incelemesinde ise 15 kişi tahliye edildi. 77 kişinin tutukluluğu devam ediyor.

  • CANLI BLOG

18:45 | SAVUNMASI 10 DAKİKA BİLE SÜRMEDİ AMA 10 AYDIR TUTUKLU

Hasan Tahsin Sönmez savunma için kürsüye çıktı. Örgüt üyesi olarak suçlamdıkları için telefon görüşlerinin kısıtlı olduğunu bu nedenle kızının elinde telefonla "babam beni arayacak" diyerek uyuduğunu anlattı.

"Bize neden bunu yaşattınız" dedi ve savunmasını bitirdi. Savunması 10 dakika bile sürmedi ama bu kişi 10 aydır tutuklu. Savcı ve hakim de tek bir soru sormadı.

Davanın bugünkü celsesi tamamlandı.

15.10 | "EMEKLİ MAAŞIMIZI ALAMIYORUZ"

Ailesinden miras kalan ve birikimleriyle oluşturduğu mal varlığına tedbir konulduğunu ifade eden Karanis, "Öyle bir tedbir ki emekli maaşımızı alamıyoruz. Kredi kartı borcumuzu ödeyemedik. Sistem avukatlara bu ödemeyle ilgili vekalet vermemizin önüne geçiyor" dedi. İtirafçı Servet Yıldırım'ın verdiği röportajda "Hakan Karanis de geliyordu" sözlerine atıf yapan Karanis, "14 yıldır her gün gittiğim işyerine 'Geliyordu' diyerek ilk yalanına başlıyor" ifadelerini kullandı.

"14 aydır tahtakurularıyla yatıyoruz" diyen Karanis, "Adalet Bakanımıza sesleniyorum. Şu cezaevlerine bir el atsın. Genç bir çocuk var, hasta, saldırıyor. Sabah, namaz kılan birini yumrukladı" dedi. Karanis, CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat'ın tahliye edilen şoförü Sırrı Küçük'ün anlattığı olaya değindi ve "Boğazını kesen çocukla 3 ay beraber kaldım. Gencecik bir çocuktu" dedi.

İtirafçı Sarp Yalçınkaya'nın ifadeleriyle tutuklu olduğunu ifade eden Karanis, "Şu karakterdeki bir adamın seviyesiz beyanlarıyla 14 aydır cezaevinde yatıyorum. Bu ifade çöp bile olamaz. Çöpün bir değeri var, en azından dönüştürülüyor" dedi.

Karanis, dosya kapsamındaki isnatlarla ilgili somut bir delil olmadığını, tanık beyanlarının tamamının soyut olduğunu ifade etti ve "Tahliyem, ardından beraatim hukuki bir zorunluluk haline gelmiştir" dedi. Karanis'in savunmasının ardından hakim ve savcı sorgusu başladı.

14.10 | DURUŞMA TEKRAR BAŞLADI

Ara sona erdi, sanıklar ve mahkeme heyeti yerini aldı. Duruşma Hakan Karanis'in savunmasıyla kaldığı yerden devam ediyor. Hakan Karanis, Ekrem İmamoğlu'yla çocukluk arkadaşı olduğunu, Murat Gülibrahimoğlu ile İmamoğlu arasında köprü olduğu iddiasının temelsiz olduğunu ifade etti.

"Ekrem Bey sizin için şüpheli olabilir, Cumhurbaşkanı adayı da olabilir. Benim için her zaman arkadaştır, Ecem'in amcasıdır" diyen Karanis, İmamoğlu ile 4. sınıfta tanıştıklarını, dönem arkadaşlarının hepsinin iyi insanlar olduğunu ve sevgiyle büyüdüklerini ifade etti. Karanis, aynı köyden evlendiklerini, aynı yerde askerlik yaptıklarını, aynı apartmanda oturduklarını, İmamoğlu'nun şirketinde 2 yıl çalıştığını belirtti.

Karanis, Gülibrahimoğlu'nun yaptığı yüz milyonlarca liralık para transferlerinde suç görülmediğini ama kendisiyle yapılan 10 bin, 20 bin, 50 bin, 200 bin gibi transferlerin suç geliri olduğunun ileri sürüldüğünü ifade etti.

12.20 | DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Ahmet Keskin'in savunması sona erdi. Mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi. Aradan sonra Hakan Karanis'in savunması başlayacak.

11.50 | GÜLDÜ'NÜN AVUKATININ SAVUNMASI BAŞLADI

Ekrem İmamoğlu'nun sorularının ardından Ahmet Güldü'nün avukatı Ahmet Keskin'in savunması başladı. "Müvekkilimi bu davaya katmak için zorlasak ancak tanık olarak dinleyebilirdik. Burada resmen tutuklu tanık olarak bulunuyor" diyen Keskin, "Müvekkilin şirletteki konumuyla iddianamedeki konumu arasında ciddi bir kopukluk vardır" ifadelerini de kullandı. Güldü'ye verilen vekaletin birden fazla çalışanı kapsadığını söyleyen avukat Keskin, "Vekalatname bir suç belgesi değil yetki belgesidir" dedi.

Keskin, savunmasında 19 Mart operasyonundan sonra Kuzey İstanbul şirketini yöneten TMSF'nin, dosyanın itirafçılarından ve şirket çalışanı olan Semih Bilgin'in savunma yapmak için istediği tüm evrakları ilettiğini ancak Ahmet Güldü'nün isteklerinin ihtarname çekilmiş olmasına rağmen karşılanmadığını belirtti.

11.30 | İMAMOĞLU SÖZ ALDI

Mahkeme başkanı ve duruşma savcısı Güldü'ye soru sormadı. Güldü'nün savunmasının tamamlanmasının ardından Ekrem İmamoğlu söz aldı.

"BU İNSANLAR TUTUKSUZ YARGILANSIN"

İmamoğlu şunları söyledi:

"Burada insanlar sadece beyanla tutuklu. 1 gün değil 15 gün değil aylarca. Bizim canımızın yanmasını sizin anlamanız gerektiğini düşünüyorum. Savunmasını yapıyor insanlar beyana göre. Geçenlerde birisi tutuklanıyor muhalif medya eleştiriyor. Yandaş medya savunacağınıza suçsuzluğunu ispat etsin diyor. Kurallar mı değişti dünyaya. Bu insanlığa sığmaz. Ahmet Güldü kardeşime bakıyorum tanımıyorum ama örgüt üyesi. Ve diyorlar anlat kendini savun. Çıktı bir şeyler anlattı belge yok bilgi yok. Ali Kurt burada belgeleriyle savunma yaptı. Ceyhun bey brifing verdi. Ne oldu beyan geçerli oldu. Bu insanlar beyanla tutuluyor. Şoförler aylarca yattı 8 ay yattı. Bu 8 gün değil Allah aşkına. 

Bunları yaşayıp biz bunları ifade etmeyecek miyiz? 110 milyar kamu zararı deniliyor bu nasıl uydurulur ya. Bu genç arkadaş ofis boy diyorlar ne diyebilir burada. Gerçekten içim yanıyor. Bu insanlar tutuksuz yargılansın diyorum. Israrla söylüyorum ben istemiyorum. Bu insanlara tutuksuz yargılama vermelisiniz bakın vermelisiniz. Yüce Türk yargısına yüzde 80 güvenmiyor artık. Anketler diyor bunu. Bir tekme de ben vurayım diyemezsiniz. Bu görevi yapmanız için en büyük sorumluluğu hisseden benim. Bu sözlerim size katkı sunmak içindir. Iraz neyi anlatamadı sayın başkan, Allah aşkına. Aykut Erdoğdu yatarı bile olmayan suçtan neden tutuluyor. Siyasi olduğu için mi? Benim 2 belediye başkanım neyi anlatamadı size? Allah aşkına bu ülkeye bu zulüm çektirilemez. Bu ülkede bu insanlar yoksulsa bu mahkeme kararları nedeniyledir."

AKİT GAZETESİNE 5 MİLYON 700 BİN LİRA YATIRAN ŞİRKET

Firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun 'örgüt yöneticisi' olduğuna yönelik iddianın çöktüğünü dile getiren İmamoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bakınız benim, çevremdekilere ana avrat söven, küfreden bir gazeteye, Akit gazetesine 5 milyon 700 bin lira yatıran bu şirket, 2024. Listesine bakın, göreceksiniz orada. Orada Halk TV yok, Sözcü yok, efendime söyleyeyim BirGün gazetesi yok, Cumhuriyet gazetesi yok ama Akit gazetesi var. 5 milyon 700 bin lira. Daha çok şey anlatacağım zaten, bu bir tanesi, bu bir tanesi. Şimdi ana avrat söven, aileleri yerle bir eden bir kuruma bu şirket para yollamış. Ben görüyorum burada, şimdi görüyorum. Listeden ben değil, yani iddia makamının koyduğu listede ben bunu görüyorum. Bunu Ahmet Güldü'nün bilme şansı var mı, nereden bilsin? Nereden bilsin? Peki, ben biliyor muyum? Bilmiyorum.

Başka şeyler de biliyorum şimdi, tek tek bunları soracağız, sorgulayacağız, öğreneceğiz.  Sayın Başkan, soruma geçmeden çok önemli bir hususun daha altını çizeyim; çünkü sorum bununla ilişkili. Âdem Soytekin çıktı dedi ki: 'Önüme bir şablon kondu ve ben o şablonun altına imza attım. O şablonda da örgüt tarifleniyor. O şablonu koyan da şu savcıyla şu savcı vardı, önüme bunları koydu ben oraya imza attım' dedi. Bakın örgütün tarifi var. 'Ben böyle bir cümle ne kurdum ne de biliyorum' dedi burada sizin huzurunuzda söyledi. Sayın Başkan, burada örgüt yöneticisi... Şablonda örgüt yöneticisi, çöktü. Ertan denen kişi örgüt yöneticisi; çöktü. Murat Gülibrahimoğlu örgüt yöneticisi; çöktü. Hüseyin Gün diye birisi var, pazartesi davamız var, ben adamı tanımıyorum; çöktü."

11.20 | "70 KİŞİYLE AYNI YERDE KALIYORUM"

"70 kişiyle aynı yerde kalıyorum. Hepsi de uyuşturucudan içeride. Ben ne yapmışım da devlet beni bu insanlarla yatırıyor" diyen Güldü, "Seneye üniversite sınavına girecek evladım 'İstersen okulu bırakırım' diyor. Eşim buraya gelebilmek için gündelik işe gidiyor. Ben böyle bir aile reisi olmadım hiçbir zaman. Beni bu duruma düşürenleri Allah'a havale ediyorum." dedi ve tahliyesini talep etti.

11.00 | DURUŞMA BAŞLADI

Tutuklu sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı. Duruşma, tutuklu sanıklardan Ahmet Güldü’nün savunmasıyla başladı.

Tutuklu sanık Ahmet Güldü, Kuzey İstanbul şirketinde ofisboy olarak çalıştığını, bankadan para çekme ve yatırma işlerinin görevleri arasında olduğunu belirtti. Güldü, "İşlemleri kendi inisiyatifimle değil, verilen talimatla yapardım. Talimatı Adem Başer ve Murat Gülibrahimoğlu'ndan alırdım. Cebeci maden sahasıyla ilgili bir görevim yoktur" dedi. Güldü, şirketin vekaletinin kendisinde olduğunu, bu konu kendisine sorulmamasına rağmen samimiyetle anlattığını söyledi ve "Tarafıma verilen vekaletin cımbızlanarak aleyhime kullanılacağı aklıma gelmedi" ifadelerini kullandı.

Güldü ayrıca, kendisine sorulan bazı soruların tutanağa geçirilmediğini söyledi ve yaptığı işlemlerden komisyon alınıp alınmadığının sorulduğunu ifade etti. "Hesap hareketlerim ortada, komisyon almadım dedim ama tutanağa geçirilmedi. İşverenimin kimlerle görüştüğü sorgulandı, siyasetçiler olabilir, sanat dünyasından olabilir diye soruldu, bilmediğimi söyledim bu da tutanakta yer almadı" diyen Güldü, aynı görevi şirkete kayyum atandıktan sonra da yaptığını belirtti.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 89'u tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 402 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

İddianamede yer alan "örgüt" şemasında, tutuklu Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu iddia ediliyor.

İMAMOĞLU'NUN 2 BİN 430 YIL 6 AYA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra işlendiği iddia edilen suçlarla ilgili bilgi veren sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.