İBB davasında 34'üncü gün: Ekrem İmamoğlu gözyaşlarını tutamadı!
Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 ismin yargılandığı İBB davasının 34. celsesinde Cebeci Maden Bölgesi'nde kaçak hafriyat dökümü yapıldığı iddiasıyla yöneltilen suçlamalara karşı savunmalar alındı. İddialara karşı savunma yapan avukat Metin Çetinbaş, iddianameyi hazırlayan savcıların mevzuat bilmediğini söyledi. Tutuklu Mustafa Keleş'e soru sormak üzere söz alan Ekrem İmamoğlu gözyaşlarını tutamadı. Keleş ile bayramdan bayrama karşılaşıp sohbet etmek dışında iletişimleri olmadığını vurgulayan İmamoğlu, "Ben bu delikanlıdan bu devlet adına, bu millet adına ve yüce Türk yargısı adına özür diliyorum" ifadelerini kullandı. Duruşma 11 Mayıs'a ertelendi.

Kayhan Ayhan
kayhanayhan@birgun.netTutuklanmasının ardından görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 77'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 ismin yargılandığı davanın 34. celsesi görüldü.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu isimler katıldı.
Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da geldiği duruşmada, bazı CHP milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.
Bugünkü duruşmada iddianameye konu Cebeci Maden Bölgesi'nde kaçak hafriyat dökümü yapıldığı iddiasıyla yöneltilen suçlamalara karşı savunmalar alındı.
DURUŞMADAN |
16.57 | Ekrem İmamoğlu, salondan ayrılırken şunları söyledi: "Bu hafta daha güçlüyüz. Önümüzdeki hafta çok daha güçlü olacağız. Hiç endişesiniz olmasın bu iftiraname denilen lanet şey çöptür çöp."
16.51 | Duruşma Mustafa Keleş'in avukatlarının beyanlarının tamamlanmasının ardından son buldu. Duruşma 11 Mayıs Pazartesi gününe ertelendi.
15.19 | Tutuklu Mustafa Keleş'in avukatı Nergis İnce, müvekkilinin savunması için söz aldı.
İnce, müvekkilinin lehine olan beyanın ifade tutanağına geçmediğini vurgulayarak "Savcılık yorumunu destekleyen tek bir beyanın olmadığını tekrarlıyorum. İddianameye başka başka şeyler söylendi. Bu yüzden varsayımname diyorum" ifadelerini kullandı.
İnce, kaçak döküm olsaydı kamu kurumlarının böyle bir durumun altına girmeyeceğini söyledi. Avukat İnce, aksi halde valiliğin kaçak dökümden para kazandığını söylemek zorunda kalacağını belirtti.
Müvekkili Mustafa Keleş'in tutukluluk halinin sonlanmasını ve tahliye edilmesini talep eden İnce, "Takdir sizin, Mustafa Keleş ya Fatih Keleş'in oğlu olduğunun için tutukluluğu devam edecek ya da tahliye edilecek" dedi.
İnce'nin savunmasının ardından Ekrem İmamoğlu Mustafa Keleş'e soru sormak üzere söz aldı.
Sesi titreyen ve duygulanan İmamoğlu, "Mustafa, değerli kardeşim; bu olaylar yaşanmasaydı da bir bayramda karşılaşsaydık. Seninle bayramdan bayrama dışında bir sohbetimiz oldu mu?" diye sordu. İmamoğlu ayrıca, "Allah hiçbir babaya böyle evlat işkencesi yaşatmasın. Ben bu delikanlıdan bu devlet adına, bu millet adına ve yüce Türk yargısı adına özür diliyorum" ifadelerini kullandı.
14.50 | Duruşma verilen aranın ardından yeniden başladı.
İBB Spor Kulübü Başkanı ve CHP Beylikdüzü Belediye Meclis üyesi Fatih Keleş’in kendisi gibi tutuklu yargılanan oğlu Mustafa Keleş'in savunması alınıyor. Savcılığın kendisi ve babasının örgüt yöneticisi olduğunu iddia ettiğini aktaran Keleş, "Aramızda baba-oğul dışında herhangi bir örgütsel bağ yok. Benim hakkımda beyan bile yok. Buna rağmen örgüt üyesi olduğum söyleniyor" ifadelerini kullandı.
Cebeci Maden Bölgesi'nde yetkisi ve dahli olmadığını söyleyen Keleş, "Ben bir örgüt üyesi değilim, illegal faaliyetlerin içinde bulunmadım. Dosyada ismimin geçtiği tek bir somut olay anlatımı yok, hiçbir tanığın benimle ilgili suç isnadı yok. İmza yetkim yok, herhangi bir konuda attığım bir imza, aldığım bir karar yok. Şirketin hesaplarına, mali işlemlerine erişimim yok. Bütün bunları siz de en başından beri önünüzdeki dosyalardan görebiliyorsunuz diye düşünüyorum. Fatih Keleş’in oğlu olmak bir suç değil. Yargılamanın sonunda beraat edeceğime inancım tam. Tahliyemi talep ediyorum, anneme ve kız kardeşime kavuşmak istiyorum. Yaşadığım mağduriyete son verilmesini istiyorum" dedi.
Cezaevi koşullarına da değinen Keleş, savunmasının ardından tahliyesini talep etti.
13.00 | Avukat savunmalarının ardından mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.
12.59 | Duruşma, Yağmur Cansu Yeşilyurt’un avukatlarının savunmalaarıyla sürüyor. Avukat Duygu Çetinbaş Söner, müvekkili hakkında sanık tanık ifadesi bulunmadığını vurguladı.
11.00 | Tutuklu isimler, avukatlar, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı. Cebeci maden sahasına yönelik suçlamalar nedeniyle tutuklu yargılanan Yağmur Cansu Yeşilyurt’un avukatı Metin Çetinbaş, yarım kalan savunmasına başladı.
Çetinbaş, maden faaliyeti için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Maden Petrol Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğu olduğunu vurguladı. Maden faaliyeti için raporların alındığını belirten avukat Çetinbaş, savcıların kurum yetkilileri hakkında dava açması gerektiğini söyledi. Ben isimlerini vereyim diyen Çetinbaş, şöyle devam etti: "Ortada böyle bir iddia varsa Berat Albayrak, Fatih Dönmez, Abdullah Tancan, Alparslan Bayraktar, Mithat Cansız, Davut Gül, Mahmut Kaşıkçı'ya dava açılmasını beklerdik."
Kuzey Cebeci ve Güney Cebeci şirketlerinin mevzuat gereğince yasal olarak oluşturulan şirketler olduğunu ve birleştirme işlemlerini savcıların suç saydığını ifade eden Çetinbaş, iddianameyi hazırlayan savcıların bu mevzuatı bilmediklerini söyledi. Maden bölgesinde tedbirleri almak için kurulan komisyonun üyelerinin İstanbul Valiliği tarafından atandığını belirten Çetinbaş, toplantılara katılan müvekkilinin bununla suçlandığını vurguladı.
İDDİANAMEDEN
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.
Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 89'u tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 402 kişi "sanık" olarak bulunuyor.
İddianamede yer alan "örgüt" şemasında, tutuklu Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu iddia ediliyor.
İMAMOĞLU'NUN 2 BİN 430 YIL 6 AYA KADAR HAPSİ İSTENİYOR
İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.
İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.
İddianamede, yakalandıktan sonra işlendiği iddia edilen suçlarla ilgili bilgi veren sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.
Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Birleşen dosya
Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 isim hakkında hazırlanan iddianamede bu davayla birleştirilmişti.
İddianamede, tutuklu İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.
Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 33 kişinin tahliyesiyle davada 77 tutuklu sanık bulunuyor.


