birgün

30° AZ BULUTLU

ÇEVRE 08.06.2020 15:27

İBB'den, DSİ’ye Riva Deresi yanıtı: 6 aydır bilgi verilmiyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, DSİ tarafından Riva Deresi’yle ilgili olarak yaptığı,  kamulaştırmanın İBB’nin sorumluluğunda olduğunu öne süre süren açıklamalarına yanıt verdi. Açıklamada, “DSİ, İBB’ye 6 aydır bilgi vermiyor” denildi

İBB'den, DSİ’ye Riva Deresi yanıtı: 6 aydır bilgi verilmiyor

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun son günlerde tartışma konusu olan Riva Deresi’yle ilgili yaptığı açıklamaların ardından yaşanan polemikler devam ediyor. Son olarak İmamoğlu’nun “Yapamıyorlarsa işi, bıraksınlar biz yapalım” açıklamalarına yanıt veren Devlet Su İşleri’ne (DSİ) İBB’den yanıt geldi.

“DSİ, İBB Başkanı İmamoğlu’nun Riva Deresi çıkışına verdiği yanıtta sorumluluğu belediyeye yıktı. Ancak, 2009 yılından bu yana gelişen süreç anlatılandan farklı gelişti” ifadelerinin yer aldığı açıklamada, şöyle denildi:

“2009 yılında gerçekleşen ilk toplantıda Riva Deresi’nin tümün ıslahı DSİ’ye bırakıldı. 2013 yılında karara bağlanan bir kamulaştırmasız el atma davasında DSİ, tazminat ödemeye mahkûm oldu. 2015 yılında İstanbul Valiliği, İBB’nin talebini yerinde bularak, Riva Deresi projesi ile ilgili İBB’ye yüklenen kamulaştırmaları iptal etti. Böylece DSİ’nin, İBB kamulaştırma yapmıyor suçlaması da boşa çıktı. İmamoğlu’nun göreve geldiği yeni dönemde ise Riva’yı kirlilikten kurtarmak isteyen İBB’ye, DSİ 6 aydır bilgi vermiyor.”

İBB tarafından yapılan açıklamanın tamamı şu şekilde:

"İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun son günlerde tartışma konusu olan Riva Deresi’ndeki incelemelerinin ardından yaptığı açıklamalara, Devlet Su İşleri’nden (DSİ) yanıt geldi. Bilindiği üzere İmamoğlu, derenin ıslahından sorumlu olan DSİ’nin görevini yerine getirmemesinden dolayı bölgedeki kirlenmenin her geçen gün arttığına işaret etmiş ve “Yapamıyorlarsa işi, bıraksınlar biz yapalım” demişti.

Başkan İmamoğlu’nun çıkışına yanıt veren DSİ ise Riva Deresi’nin ıslahının kendi sorumluluklarında olduğu kabul etti. Bununla birlikte kurumdan yapılan açıklamada projenin yapım aşamasına geçilmemesinden İBB sorumlu tutuldu. Dere ıslah güzergâhlarının, İBB tarafından kamulaştırılarak ihtilafsız bir şekilde DSİ’ye teslim edilmediği için projenin inşaatının başlayamadığı ileri sürüldü.

ISLAHIN TÜMÜ DSİ’DE

Ancak, belgeler, sürecin DSİ’nin verdiği yanıttakinden farklı işlediğini gösterdi. İstanbul’da, Riva’nın da dâhil olduğu geniş çaplı dere ıslahı çalışması hakkında ilk kararlar, 7-9 Eylül 2009’da gerçekleşen, 31 yurttaşın yaşamını yitirdiği ve büyük maddi zararın ortaya çıktığı büyük sel felaketinin ardından alındı. 9 Eylül’de İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Bayındırlık ve İskân Bakanı Mustafa Demir, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, İstanbul Valisi Muammer Güler ve İBB Başkanı Kadir Topbaş’ın katılımıyla AKOM’da bir toplantı yapıldı. Toplantıda kurumlar arasında iş bölümü belirlendi. Riva Deresi’nin tümün ıslahı DSİ tarafından yapılacaktır denildi.

DSİ TAZMİNATA MAHKÛM OLDU

DSİ çalışmalara başladıktan sonra kamulaştırmasız el atmadan dolayı tazminat davasıyla karşılaştı. 2013 yılında karara bağlanan davada DSİ, çalışmaların “Riva Deresi ıslah projesi” kapsamında olduğu belirterek, sorumluluğun İBB’de olduğu ileri sürdü. Ancak, mahkeme verdiği kararda “Yapılan yazışmalar sonunda, DSi ile istanbul Belediyesi arasında 5216 Sayılı Yasa ve 2010/5 sayılı Başbakanlık genelgesi doğrultusunda "Riva Deresi Anakol Islahı Çalışması" için bir anlaşma yapılmaması ve bu çalışmanın DSİ tarafından kararlaştırılıp, uygulanması; henüz bir kamulaştırmanın bulunmaması karşısında, el atma bedelinden DSİ’nin sorumlu bulunduğu” ifadelerine yer vererek, kamulaştırma ile ilgili İBB’yi sorumlu bulmadı. Yine aynı kararda kamulaştırmasız el atmadan dolayı DSİ’yi tazminat ödemeye mahkûm etti.

VALİLİK KAMULAŞTIRMALARI İPTAL ETTİ

DSİ, bu davadan sonra, 2015 yılında, Riva Deresi Islahı kapsamındaki kamulaştırma planlarını İBB’ye gönderdi. İBB, aynı yıl İstanbul Valiliği’ne başvurarak, kamu yararı iptal kararı aldırdı. Kararda şu ifadelere yer verildi:

“Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınan 29/06/2015 tarihli ve 124252 sayılı yazıda, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 21.Maddesine göre kamulaştırma işlemlerinden vazgeçildiği belirtilmiştir. Bu nedenle; Büyükşehir Belediye Başkanlığının 29/06/2015 tarihli ve 124252 sayılı yazısına konu Valilik Makamının ilgi (a) onayı ile alınan "Kamu Yararı Kararı"nın; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 21.Maddesi hükmü gereğince iptal edilmesini olurlarınıza arz ederim.” Böylece İBB’nin, DSİ’nin sorumluğundaki Riva Deresi ıslah çalışmaları ile ilgili hiçbir yetkisi kalmadı.

İBB BÖLGEYE ATIKSU VE KANALİZASYON TESİSLERİ İNŞA EDECEK

Ekrem İmamoğlu göreve geldikten sonraki yeni dönemde İBB, bölgenin doğal güzelliğini bitiren aşırı kirliliği önlemek amacıyla Riva Atıksu Toplama Havzası’nda Atıksu Arıtma Tesisi ve Atıksu Kanalizasyon Tesisleri inşa etme kararı aldı. Planlamanın yapılabilmesi için DSİ’den Riva Deresi ve kolları hakkında projeden taşkın sınırlarına kadar pek çok alanda bilgi istendi. Ancak, 2020 yılının ilk ayında yaptığı talebe hala yanıt alamadı.

Bu arada atıklarıyla bölgede kirliliğe yol açan ve ruhsatı bulunmakla birlikte çalışma izni olmayan Uçal Kâğıt Sanayi ve Ticaret A.Ş. de faaliyetten men edildi."

NE OLMUŞTU?

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Riva Deresi'ndeki kirliliği 'Bu ne kepazelik ya. Yapamıyorlarsa işi, bıraksınlar biz yapalım ya' sözleriyle gündeme getirmişti. İmamoğlu, sorumluluğun belediyeye ait olmadığını söyleyerek, DSİ'yi şu sözlerle eleştirmişti:

2009 yılında İBB’nin de içinde olduğu DSİ, İSKİ VE İBB yetkilileri bir toplantı yapıyor. Diyorlar ki; ‘Bu su disiplini, İstanbul’da sıkıntılı. Bizim bunu çözmemiz lazım. Bir kargaşa ve kaos var. Bu çözümü yerine getirmezsek seller, su baskınları, kirlilikler yaşanıyor. Bunları çözmemiz için sorumlulukları paylaşmamız lazım.’ Bakın yazıyor burada; ‘Riva Deresi tümünün ıslahı, Devlet Su İşleri tarafından yapılacaktır.’ Yani buradaki derenin bütün ıslahı, o bahsettiği derenin akışkanlığını engelleyen birikmeler, çevre temizlikleri hatta mülkiyet sorunları, kamulaştırma gibi hususları DSİ üstlenecektir, diye bir süreç tanımı var burada. Sadece Riva deresi değil Ağva, Kilyos, Kabaköz dereleri de dahil. Özellikle bu tarz Karadeniz’e akan derelerin ıslah gibi süreçlerin denetimi DSİ’ye ait. Sayın Bakan’a hatırlatayım; DSİ, İBB’ye ait bir kurum değildir. DSİ, Tarım ve Orman Bakanlığı’na ait bir kurumdur. Bakan bir şey açıklıyor; ‘Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak biz, Tarım ve Orman Bakanlığı olarak, Beykoz Belediyesi ile yapacağız.’ Bölücülük oraya ait! Niye? Sorumluluk sana ait. Sorumlu DSİ ve Şehircilik Bakanlığı.

DSİ Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada ise, 7-8-9 Eylül 2009'da İstanbul genelinde yaşanan sel felaketi sonucu AKOM'da alınan kararlar doğrultusunda, Karadeniz'e ve baraj rezervuarlarına dökülen derelerin ıslah, bakım ve işletme sorumluluğunun DSİ'ye, Marmara Denizi'ne ve boğaza dökülen derelerin sorumluluğunun ise İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresine (İSKİ) verildiğini hatırlatılatılarak, şu ifadeler kullanılmıştı:

"Bu kapsamda DSİ 14. (İstanbul) Bölge Müdürlüğümüz, Asya yakasında 52 dere, Avrupa yakasında ise 70 dere olmak üzere 122 derenin (533 kilometre) ıslah uygulama projeleri ve kamulaştırma planlarını hazırlayarak söz konusu dere güzergahlarının imar planlarına işlenmesi için İBB'ye göndermiştir. Devam eden süreçte, Riva Deresi yan kollarında ıslah projeleri ve kamulaştırma planları da 2014 ve 2015'te tamamlanarak İBB'ye gönderildi, halen kamulaştırmaları yapılarak DSİ'ye teslim edilmeleri bekleniyor. Riva Deresi ana kolunda ise 2014'te Beykoz Belediyesi ile Genel Müdürlüğümüz arasında imzalanan protokol çerçevesinde Beykoz Belediyesi tarafından 'Riva Deresi Çevre Koruma, Su Güvenliği/Yönetimi Projesi ile Kentsel Tasarım Peyzaj Projesi Hazırlanması' işi ihale edilmiş olup, yapılan protokol gereği DSİ 14. (İstanbul) Bölge Müdürlüğümüzce su güvenliği konusunda teknik kontrollük hizmeti veriliyor. Gelinen noktada Riva Deresi ve yan kolları planlama ve kati proje çalışmalarının (üst havza tedbirleriyle bir bütün olarak) 2020 içinde tamamlanması hedefleniyor.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız