birgün

17° PARÇALI AZ BULUTLU

SAĞLIK 30.03.2020 16:11

İBB Mezarlıklar Daire Başkanı'ndan açıklama: Rakamlar sehven girildi, Sağlık Bakanlığı’nın verileri doğru

CHP'li Veli Ağbaba, 28 Mart'ta koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısını 16 olarak açıklanmasının ardından, ölüm sayılarının e-Devlet'teki rakamlarla farklı olduğunu bildirdi. İBB Mezarlıklar Daire Başkanı Ayhan Koç, “bulaşıcı hastalık” kaydı ile gelen tüm ölümlerin sisteme sehven “korona” olarak girildiğini söyledi.

İBB Mezarlıklar Daire Başkanı'ndan açıklama: Rakamlar sehven girildi, Sağlık Bakanlığı’nın verileri doğru

İBB Mezarlıklar Daire Başkanı Ayhan Koç, 28 Mart'ta Koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin Sağlık Bakanlığı tarafından Türkiye geneli 16 kişi olarak açıklanmasına rağmen e-Develet'te 20 kişi olarak gözükmesi hakkında açıklama yaptı.

Koç, cumartesi günü yeni uygulamaya başladıkları sistemde “bulaşıcı hastalık” kaydı ile gelen tüm ölümlerin sisteme sehven “Covid-19” olarak girildiğini belirterek doğru verinin Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı rakamlar olduğunu söyledi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 28 Mart cumartesi günü Covid-19 sonucu Türkiye'de 16 kişinin hayatını kaybettiğini açıklamış, ancak e-Devlet üzerinden İstanbul’daki vefat bilgileri sorgulandığında bu rakamın 20 olduğu görülmüştü. Bu farklığı CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba Twitter hesabından paylaşmış, hangi verinin doğru olduğunun açıklanması için Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya çağrıda bulunmuştu.

Sözcü'den Özlem Güvemli'nin haberine göre rakamlardaki farklılığa ilişkin çıkan tartışmaya İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Mezarlıklar Daire Başkanı Ayhan Koç da dahil oldu. Koç, bugüne dek covid-19'a bağlı gelen cenaze sayısının çok az olduğunu belirtti. Koç ölümlerle ilgili şunları söyledi:

"Bize tüm vakalar ‘bulaşıcı hastalık' kodu ile geliyor. Bunlar için Covid-19 olan vardır, Covid-19'a benzer tablo ile ölen vardır. Covid-19 ön tanısı ile yatırılıp sonuçları çıkmadan başka nedenle ölenler vardır.

Koah hastası ya da kalp hastasıdır ve Covid-19'a benzer bir sonuçla ölmüştür. Bunların hepsi tedbiren ‘bulaşıcı hastalık' olarak yazılır. Amaç insanların daha dikkatli olup korunmaları.

"SEHVEN HEPSİ COVID-19 OLARAK GİRİLDİ" "

Cuma günü bu konuda istatistik tutmak için bir çalışma yapma kararı aldıklarını aktaran Koç sözlerini şöyle sürdürdü: "Bulaşıcı hastalık olanları sisteme girerken (a) ‘covid', (b) ‘diğer' şeklinde kaydedelim dedik. İlk gün cumartesi girilmeye başlandı.

"Sehven ‘bulaşıcı hastalık' ibaresi ile gelenlerin hepsi ‘covid' olarak yazılmış. Yoksa hepsi covid değil. Sehven yazıldı, butonlar tam hazırlanamadı, sadece covid kısmı açık kaldığı için o girdi. Sehven yapılan hata.

Yoksa Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı rakamlar doğru rakamlar. Sağlık Bakanlığı net pozitif çıkmış ve hayatını kaybetmiş olanları açıklıyor. Bir hekim olarak söylüyorum doğrusu da budur."

“Bize gelen vakaların bulaşıcı hastalık olanların hepsinin ‘covid' olma ihtimali yok” açıklamasında bulunan Koç “Sağlık Bakanlığı'nın rakamları net covid vakaları. Sadece cumartesi günü yeni bir deneme yapılırken e-Devlet ile farkında olmadan paylaşıldı. O gün 21 bulaşıcı hastalık vakası vardı. 20'sine ‘covid' yazılmış. Bulaşıcı hastalıkların hepsinin covid olması mümkün değil” dedi.

İTALYA ÖRNEĞİ

Covid-19 tanılı ölüm raporlarını paylaşmalarının da mümkün olmadığını ifade eden Koç, nedenini şöyle açıkladı:

"Sağlık Bakanlığı, Türkiye genelinde olan rakamları açıklıyor. Bu doğru bir tavır. İl, il açıklarsa iller arası geçişler başlar. Virüsün tam istediği şey de bu. Virüs böyle taşınıyor.

Ben bir hekim olarak açıklanmamasının nedenini anlıyorum. İl il mahalle mahalle açıklanması büyük sıkıntı.

İtalya bu açıdan ciddi bir örnek. Orada kuzeyin 3 gün sonra karantinaya alınacağı açıklandı ve insanlar güneye kaçtı. Ve virüs güneye de taşındı. Bakanlık ve bilim kurulu yayılım hızını düşürmek için her türlü tedbiri alıyor, doğru tedbirler bunlar.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız