Google Play Store
App Store

Dünya Ekonomi Forumu, içeride Grönland, Filistin, Maduro ve Ukrayna savaşının krizleri, dışarıda ise protestoların gölgesinde başladı. Zirve öncesi hazırlanan rapora göre ise milyarderlerin serveti, 2025'te üç kat daha hızlı büyürken insanlık hayatta kalma mücadelesi veriyor.

Kaynak: Dış Haberler
İçeride kriz ve kaos dışarıda protesto
Fotoğraf: WFI

İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomi Forumu, Trump’ın Grönland’ı alma girişimleri, Maduro’nun kaçırılması, Ukrayna Savaşı’nın yarattığı gerilimlerin gölgesinde başladı. Yüzlerce kişi ise ABD Başkanı Trump’un zirveye katılacak olmasını protesto etti. Protestocular, İsviçre makamlarını Trump’ı ağırladıkları için eleştirdi.

Siyasi ve ekonomik elitleri bir araya getiren yıllık zirve, Avrupa açısından Washington ile ilişkiler, ekonomik model ve güvenlik mimarisi bakımından bugüne kadarki en büyük sınavlardan biri olarak görülüyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, altı yıl aradan sonra ilk kez Davos’a katılması beklentisi nedeniyle herkes hafta içine odaklanmış durumda. Trump’ın çarşamba günü yapacağı ana konuşmanın, uluslararası bir platformda gerçekleşmesine rağmen ağırlıklı olarak iç politikaya odaklanması bekleniyor.

Forumda en önemli tartışma başlıklarından biri Grönland krizi. Trump, kısa süre önce Danimarka’dan Grönland’ı alma girişimine destek vermeyen Avrupalı NATO müttefiklerine gümrük tarifeleri uygulamakla tehdit etmişti. Bu açıklamaların ardından bazı Avrupa ülkeleri Grönland’a askeri personel konuşlandırdı.

Bu adımlar, Avrupa başkentlerinde ciddi bir rahatsızlığa yol açtı. Ayrıca ABD’nin vergi tehdidine karşı misilleme hazırlıkları başladı. Berlin'de Fransız Ekonomi ve Maliye Bakanı Roland Lescure ile düzenlenen basın toplantısında Klingbeil, "Bize şantaj yapılmasına izin vermeyeceğiz. Şimdi Avrupalı ortaklarımızla birlikte karşı önlemler hazırlıyoruz" diye konuştu. Zirvenin bir diğer önemli gündem maddesi, Rusya Ukrayna savaşı.

Trump, Davos’ta Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ile bir araya gelebilir. Zelenskiy, olası bir ateşkes anlaşması kapsamında yeni güvenlik garantileri imzalamayı umut ediyor. G7 liderlerinin de Ukrayna konusunda görüşmeler yapması bekleniyor.

RUSYA DAVET EDİLDİ

Trump’ın ayrıca Gazze için kurulması planlanan “Barış Kurulu”nun ilk toplantısını Davos’ta yapmayı değerlendirdiği bildiriliyor. Kurula kalıcı üye olmak için 1 milyar dolarlık katkı şartı bulunduğu, toplanacak paranın Gazze’nin yeniden inşasında kullanılacağı belirtiliyor.

Son olarak Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Gazze Barış Kurulu'na katılım için davet aldığını duyurdu. Peskov, bu davetin değerlendirildiğini açıkladı.

Zirvede ayrıca, ABD’nin askeri operasyonla Nicolás Maduro’yu devirmesinin ardından Venezuela’nın geleceği ve Trump’ın son anda iptal ettiği iddia edilen İran müdahalesi de gündemde olacak. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin Davos’ta bulunması, kulislerde temaslar yapılabileceği yorumlarına yol açtı.

Özel jet merkezine dönüştü

Çevre örgütü Greenpeace, Davos çevresindeki havalimanlarına yapılan özel jet uçuşlarını inceleyen yeni bir analiz yayımladı. “Gökyüzünde Davos” başlığını taşıyan rapor, Dünya Ekonomik Forumu öncesi, sırası ve sonrasındaki üç yıllık dönemi kapsıyor. Rapora göre, foruma katılım genel olarak sabit kalmasına rağmen özel jet trafiğinde “keskin bir artış” yaşandı. 2025 yılındaki WEF haftasında, Davos’a yakın havalimanlarında 709 ek özel jet uçuşu tespit edildi. Bu rakam, neredeyse her dört WEF katılımcısına bir özel jet uçuşu düştüğü anlamına geliyor. Greenpeace, bu sayının 2024’e göre yüzde 10 arttığını, 2023’e kıyasla ise üç katına çıktığını belirtiyor. Greenpeace Avusturya’dan Herwig Schuster, durumu “ikiyüzlülük” olarak nitelendiriyor. Schuster, “Dünyanın en güçlü ve en zengin elitleri Davos’ta küresel sorunları tartışırken, özel jetlerinin saldığı emisyonlarla gezegeni kelimenin tam anlamıyla yakıyor” diyor.

Azınlığın serveti katlandıDavos’taki Dünya Ekonomik Forumu öncesi “Zenginlerin Egemenliğine Direnmek” adlı rapor yayımlandı. Oxfam’ın raporuna göre milyarderlerin serveti, 2025 yılında üç kat daha hızlı büyürken insanlığın yarısı hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Raporda, insanlığın neredeyse yarısı ise yoksulluk içinde yaşarken süper zenginlerin siyasi gücü, demokrasiyi giderek daha fazla baskı altına aldığı ortaya kondu. Oxfam raporuna göre, şu anda dünyanın en zengin kişisi olan teknoloji milyarderi Elon Musk. ABD'li iş insanı, dünya genelindeki ortalama yıllık geliri yalnızca dört saniyede kazanıyor.

Raporun temel bulguları:

Dünya genelindeki milyarderlerin serveti 2025 yılında 2,5 trilyon dolar artarak 18,3 trilyon dolar ile yeni bir zirveye ulaştı. Sadece bir yıl içindeki bu artış, dünya nüfusunun daha yoksul olan yarısının (4,1 milyar insan) toplam servetine neredeyse eşit.

Mart 2020’den bu yana milyarderlerin toplam serveti, enflasyondan arındırılmış olarak yüzde 81 (yani 8,2 trilyon dolar) arttı. Nüfusun en yoksul yarısı küresel servetin sadece yüzde 0,52’sine sahipken, en zengin yüzde 1’lik kesim servetin yüzde 43,8’ine sahip. 
Zenginlerin siyasi gücü dünyayı tehdit ediyor.

Oxfam raporu, süper zenginlerin eşsiz kaynaklarını kullanarak siyasi gücü nasıl ellerinde tuttuklarını ve kamuoyunu nasıl etkilediklerini gözler önüne seriyor. Rapora göre bu kesim, ekonomi ve toplum kurallarını kendi çıkarları doğrultusunda şekillendiriyor.

Oxfam Almanya Sosyal Eşitsizlik Danışmanı Manuel Schmitt de yaptığı açıklamada, “Bir yanda artan milyarder sayısı, diğer yanda kalıcılaşmış yoksulluk. Almanya’da da demokrasi karşıtı güçler için ideal bir beslenme alanı oluşturuyor. Demokrasiyi korumak için hükümet kararlı bir adım atmalı. Ortalama geliri olanlar vergi ve harçlarını düzenli öderken, milyarderler genellikle kamu yararına çok az katkıda bulunuyor. Bu, demokrasi için zehirdir” dedi.