birgün

9° AÇIK

YAŞAM 15.02.2020 07:28

‘İçimdeki gücü keşfettim’

21 yaşındaki Dilek Gençyılmaz, 5 yıldır böbrek nakli bekliyor. Mücadele ederek içindeki gücü keşfettiğini vurgulayan Gençyılmaz, kendisi gibi organ nakli bekleyenlere umut oluyor

‘İçimdeki gücü keşfettim’

DİLARA ŞİMŞEK

Türkiye’de yaklaşık 28 bin hasta organ nakli bekliyor. Nakil sırasında olanların büyük çoğunluğu ise böbrek hastalarından oluşuyor. Sağlık Bakanlığı Organ, Doku Nakli ve Diyaliz Hizmetleri Daire Başkanlığı’nın verilerine göre ülkede 27 bin 799 hasta organ nakli listesinde bulunuyor. Bunlardan 22 bin 795’i böbrek nakli için bekleyen hastalar.

Organ nakli bekleyen hastalardan biri de doğuştan böbrek küçüklüğü nedeniyle diyalize giren 21 yaşındaki Dilek Gençyılmaz. 5 yıldır böbrek nakli bekleyen Gençyılmaz, her an telefonun çalıp ‘Uygun böbrek bulundu’ haberinin gelmesini bekliyor. Haftanın 3 günü 4 saat diyalize giren Gençyılmaz, diyalizle tanıştığı 2015 yılının hayatı için dönüm noktası olduğunu şu sözlerle anlatıyor: “Önceden diyaliz nedir bilmezdim. Ta ki 3 Haziran 2015 yılına kadar. Hayata bakış açımın değiştiği dönüm noktam olmuştu. Hastalığımı öğrendiğimde yılmak yerine güçlendim. İlk baslarda psikolojik olarak yıpranmıştım. Sonradan içimdeki saklanmış güçlü kızı keşfettim. Ve insanlara umut olmaya başladım.”

ORGAN BAĞIŞI ARTMALIicimdeki-gucu-kesfettim-688529-1.

Hastalığı öğrendiğinde çevresinden gizlediğini aktaran Gençyılmaz, “Kolumu saklıyordum. Soranlara ‘düştüm’ diye yalanlar söylüyordum. Kafamıza hiçbir şeyi takmamalıyız. İlk baslarda elbet ki psikolojimiz bozuluyor ama önemli olan zaman geçtikçe içimizdeki güçlü insanı gün yüzüne çıkarmak” diyor.

Gençyılmaz, organ bağışının önemine dikkat çekiyor: “Organ bağışı artmalı. İnsanlar başlarına gelmeden bu durumu anlayamıyor. Bilinçsizlik var. Organlar toprak olmasın ve bir insana can versin istiyorum. Onlara bizim ihtiyacımız var.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız