birgün

13° PARÇALI BULUTLU

İçişleri Bakanlığı'ndan Barış Pehlivan'a 'Süleyman Soylu' yanıtı

İçişleri Bakanlığı Müşaviri Burak Gültekin, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya ilişkin, geçtiğimiz pazartesi günü gerçekleşen kabine toplantısı sonrası özel bir uçakla İstanbul'a inme ve istifa hazırlığı yaptığını ancak gelen bir telefonla bu uçuşun iptal olduğuna yönelik iddiaları yalanladı.

GÜNCEL 05.10.2022 13:14
İçişleri Bakanlığı'ndan Barış Pehlivan'a 'Süleyman Soylu' yanıtı Fotoğraf: AA
Abone Ol google-news

İçişleri Bakanlığı Müşaviri Burak Gültekin, Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Pehlivan'ın bugünkü köşesine taşığıdı ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile ilgili AKP içinde konuşulanları aktardığı yazısını yalanladı.

Gültekin, sosyal medya hesabından “Dezenformasyon Yasası öncesi son yalanlar. CHP'nin raporundaki 'gazeteciler' gibi 'görevinin başında' olan Barış Pehlivan'a zaman israflı cevap” başlıklı bir paylaşım yaptı.

Pehlivan’ın köşesinde yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunan Gültekin, “Umarım Barış Pehlivan’ın senaryo yazma kabiliyeti, en kısa sürede yapımcı firmalar tarafından keşfedilir de bu hayal gücünden dizi film sektörü de istifade eder. İçişleri Bakanımıza karşı düşmanlık sizde hastalık halini almış. Fobi olmuş, akli melekelerini çalıştıramaz hale getirmiş. Hatta öyle ki, bir operasyon gazetesinin attığı aslı astarı olmayan saçma sapan iddianın bile peşine takılacak seviyede zavallısınız” dedi.

Gültekin, açıklamasında, "İstanbul Emniyeti, bu operasyon öncesi, hem Bakan Soylu’nun bu operasyonun sonucunu açıklaması hem de İstanbul Emniyeti’ne alınan 180 motosikletin dağıtım töreni için basın mensupları Vatan Caddesi Emniyet Binası’na davet etmişti. Ancak Mersin’de Polisevine yapılan terör eylemi sonrası Bakan Süleyman Soylu, Emniyet'e ait uçakla Adana’ya, oradan da helikopterle Mersin’e gitti" ifadelerini kullandı.

Gültekin'in açıklamasının tamamı şöyle:

"Cumhuriyet Gazetesi Barış Pehlivan’ın bugünkü saçmalıklarını okuyunca, kendisi, gazetesi ve gazete okurları adına üzüldüm. Çünkü bugünkü yazı tamamen masa başı yazılan, asparagas bir zaman israfı olmuş. Umarım Barış Pehlivan’ın senaryo yazma kabiliyeti, en kısa sürede yapımcı firmalar tarafından keşfedilir de bu hayal gücünden dizi film sektörü de istifade eder(!)

Barış Pehlivan, eğer köşende uydurma senaryolar yazmakla uğraşacağına araştırmacı gazetecilik yapsaydın, yazacağın şu olurdu: 'Mersin’deki eylem olmasaydı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, uyuşturucu ile mücadele kapsamında İstanbul’da önemli bir operasyonu izleyecek, ardından da bu operasyonun sonuçlarını açıklayacaktı.'

Neydi bu operasyon?

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun uzun zamandır illere giderek sabahın erken saatlerinde açıkladığı kökünü kurutma operasyon serisinin önemli bir ayağıydı. Uzun zamandır İstanbul’da takip edilen sokak satıcılarına yönelik “Kökünü Kurutma Operasyonu” gerçekleştirildi.

Eğer sürekli koruyup kolladığı, kanallarına çıkıp popülaritesini ve kesesini zenginleştirdiği CHP’nin Tutuklu Gazeteciler listesindeki teröristlerin ürünü olan (tabi o konuya sesini çıkaramazsın, anlıyoruz) Mersin’deki hain terör saldırı olmasaydı gece saat 03.00 gibi Atatürk Havalimanı’na, Emniyet Teşkilatı’na ait uçakla gidecek, oradan operasyona katılacak ekiplere hem moral, hem de başarı dileklerini iletecekti.

İstanbul Emniyeti, bu operasyon öncesi, hem Bakan Soylu’nun bu operasyonun sonucunu açıklaması hem de İstanbul Emniyeti’ne alınan 180 motosikletin dağıtım töreni için basın mensupları Vatan Caddesi Emniyet Binası’na davet etmişti. Ancak Mersin’de Polisevine yapılan terör eylemi sonrası Bakan Süleyman Soylu, Emniyet'e ait uçakla Adana’ya, oradan da helikopterle Mersin’e gitti.

Kökünü Kurutma Operasyonu, İstanbul Emniyeti tarafından açıklandı, motosiklet dağıtım törenine de Bakan Yardımcısı Sayın İsmail Çataklı katıldı. Eğer gazeteci gibi gerçekten bir şeyleri araştırmış olsaydın, bu bilgilere ulaşacaktın. Ama hepimiz biliyoruz ki, “operasyon gazeteciliği” araştırmaya değil iftira ve hayal gücüne dayanır.

İçişleri Bakanımıza karşı düşmanlık, sizde hastalık halini almış, Fobi olmuş, akli melekelerinizi çalıştıramaz hale getirmiş. Hatta öyle ki, bir operasyon gazetesinin attığı, aslı astarı olmayan saçma sapan iddianın bile peşine takılacak düzeyde zavallısınız. Hiç merak etme, kimseye söylemeyeceğiz; Bakanımızın ismini geçirince yazılarınızın başka sitelerde kullanıldığını, aramalarda önde çıktığını, tiraj yaptığını, tık gazeteciliği peşinde olduğunu anlayabiliyoruz.

Bakanımıza attığın iftiralar haricinde başka bir şey yazamadığının, yazsan da okunmadığının hepimiz farkındayız. Okuyucu sayısı sınırlı olunca birilerine iftira atarak ancak tık gazeteciliği yapmayı seçmişsin. Sahte gündemler ve sahte haberler seni bir tık bile büyütmez, boş yere çabalama.

Bir de sana tavsiyem: Kuzum eğer sen gazetecilik yapmak istiyorsan, organize suç örgütleriyle içli dışlı olmayı bırak. Sonra paçavra gibi ortada kalmayasın. Köşende bunu da yayınla, belki bir kaç tık daha alırsın."

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol