birgün

6° PARÇALI BULUTLU

GÜNCEL 04.02.2020 04:00

İdlib saldırısının mesajı!

Cihatçılara ‘kol kanat’ germe uğruna kendi ülke askerini ateş çemberine atan ‘stratejik sefalet’in yol açtığı öngörüsüzlük nedeniyle sadece altı asker yaşamını yitirmedi, bölgesel bir çatışmanın fitili de ateşlenmek üzere. 2015’te radikal İslamcı grupların denetimine giren 2018’den bu yana çok sayıda girişim, uzlaşma ve farklı mutabakata rağmen çözülemeyen İdlib krizi nedeniyle iki ülke ordusu ilk kez sıcak çatışmaya girdi.

İdlib’te TSK konvoyunun Suriye ordusu tarafından vurulması, sonrasında da TSK’den verilen yanıt hem sahada hem de diplomasi masasında farklı bir sürecin habercisi.

Siyasi iktidar misliyle karşılık verileceğini, bölgedeki rejim unsurlarının artık doğrudan hedef olduğunu açıkladı. Saldırının İdlib Mutabakatı'nın ihlali anlamına geldiğini söyledi. Geçen hafta Türkiye destekli grupların El Bab’dan Suriye birliklerine saldırısı, Rus askerlerinin yaşamını yitirdiği iddiası ve Rus uçaklarının bölgeyi bombalaması sorunun ilk işaretleriydi.

Şimdi ne olacak?

Bir kıvılcımın iki komşu ülkeyi sıcak bir çatışmanın içine sürükleyeceği hassas dengelerle bezili bölgede iktidar cephesinden ve Moskova’dan saldırıya dair gelen çelişkili açıklamalar Astana sürecinin geleceğine dair belirsizliği de artırdı.

Son yaşananlar Türkiye ile Rusya ilişkilerinin yanı sıra buna bağlantılı olarak Ankara-Washington arasındaki ilişkilerin seyrini de etkileyecek. AKP ve iktidar ortağı MHP’den gelen “Astana-Soçi” süreçlerine dair sert açıklamalar ibrenin ABD’ye doğru bir kez daha kırılacağının işareti.

Kiev ziyareti öncesinde Ukrayna ordusuna yapılan maddi yardım ile Moskova’nın şimşeklerini üzerine çeken Ankara’nın makas değişikliğine gitmesi şimdilik zor görünse de Moskova’yı Washington kartıyla iknaya çalışması olası.

Saldırının anlamı

Rusya desteğindeki Suriye birliklerinin TSK askeri konvoyuna yönelik saldırısı Türkiye’ye kabaca İdlib’ten çekil anlamı taşıyor.

İdlib, Suriye savaş sahnesinin en kaotik cephelerinden. Birçok güç merkezinin vekil aktörler üzerinden müdahil olduğu krizde, onlarca cihatçı grup ve on binlerce cihatçı kentte yuvalanırken her bir hamlenin bir diğerini etkilediği hassas bir denge söz konusu.

12 Ocak’ta Moskova’da uzlaşmaya varılan ancak 48 saat dahi sürmeyen ateşkes de bu kırılganlık nedeniyle hiç hayata geçmedi. Çatışmaların son aylarda iyiden iyiye şiddetlendiği vilayette, TSK gözlem noktaları ateş altındaydı.

Soçi Mutabakatı kapsamında Türkiye'nin İdlib'de 12 gözlem noktası bulunuyor. Suriye ordusunun ilerleyişiyle birlikte TSK’nin üç gözlem noktası Suriye tarafından kontrol edilen bölgenin içerisinde kaldı.

Gözlem noktaları gerilimin düşürülmesi sürecinin bir parçası olarak 2018’deki anlaşma uyarınca kuruldu. Mutabakat kapsamında bölgede çatışmalar sonlandırılacak, Ankara da ‘ılımlı’ silahlı gruplar ile Moskova ve Şam tarafından 'terör örgütü' olarak sınıflandırılan örgütleri ayrıştıracaktı.

Ev ödevi neden yerine getirilemedi?

Ancak Ankara ev ödevini yerine getiremedi. El Nusra uzantısı Heyet Tahrir Şam, Ensar el-Din Cephesi ve diğer başka gruplar silahları bırakmadı. Ülkenin batısında Şam yönetimi için büyük tehlike arzeden İdlib’deki ‘cihat emirliği’ne karşı Rusya destekli Suriye ordusunun askeri operasyonları aralık ayından bu yana hız kazandı. Bir yandan da Rus savaş uçakları Türkiye’nin kontrolündeki El Bab bölgesinde ÖSO unsurlarını bombalamaya başladı.

Türk-Rus ilişkileri nasıl etkilenir?

İdlib saldırısının bir süredir yakın bir işbirliği içinde olan Ankara-Moskova ilişkilerini koparır mı? S-400, nükleer santral ve Türk akımı gibi askeri, nükleer ve enerji sektörlerinde iki ülke arasında stratejik öneme haiz bir birliktelik söz konusu. Rus savaş uçağının sınırda düşürülmesi, Rus elçinin Ankara’da suikasta uğraması süreci de bu ilişkiyi sarsmadı. Türkiye'yi stratejik sektörlerde kendisine iyiden iyiye bağımlı hale getiren Rusya için İdlib zaman içinde halledilebilecek bir mesele. Bu nedenle İdlib’den kaynaklı bir kopuş yaşanmaz ancak iki ülke arasında düşük seviyeli sürtüşmeler yaşanabilir. Kremlin’den gelen ılımlı mesajlar iki ülke arasındaki işbirliğinin devam edeceğinin göstergesi.

Çağrımız Var

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız