Google Play Store
App Store

Akbelen’de zeytinlikler jandarma ablukası altında dün sökülmeye başladı. Ağaçlarına sahip çıkan köylülere Ahmet Aras’tan destek geldi. İkizköy Muhtarı Nejla Işık, toprağı yok eden enerjiyi istemediklerini söylerken, Aras ise “Tarih, tarım, yaşam ve su feda ediliyor” dedi.

İkizköy'de maden için her şey feda ediliyor

Muğla Milas’a bağlı İkizköy yakınlarındaki Akbelen Ormanı’nda kömür madeni için zeytinlikler bir kez daha hedef alındı. Dün sabahın erken saatlerinde köye baskın yapan jandarma, köyün giriş çıkışlarını tuttu, bölgeyi kuşatma altına aldı. Bu ablukayla birlikte Limak Holding ve IC İçtaş’ın ortaklığı olan YK Enerji’ye ait iş makineleri ve kamyonlar köye sokuldu. Jandarma koruması altında zeytinliklerde söküm başlatıldı.

Ağaçlarına ve toprağına sahip çıkan köylülere Muğla Büyükşehir Belediye başkanı Ahmet Aras, Milas Belediye başkanı Fevzi Topuz, Muğla CHP milletvekili Cumhur Uzun ve İkizköy, Karacahisar, Çamköy, Milas ve Bodrum’dan gelen yaşam savunucuları destek verdi.

İkizköy Muhtarı Nejla Işık, “Yıllardır burada acılar yaşıyoruz. Akbelen Ormanı için aylarca, yıllarca nöbet tuttuk ama açgözlü şirketler hepimizi hiçe saydı ve 2023’te 6 günde ormanı kesti. Köylülerin mücadeleyi bırakacağını sandılar. Yıkıldık, yıprandık, üzüldük ama yine de mücadeleye sadece orman için değil, ‘Köylerimizi, tarım alanlarımızı, zeytin ağaçlarımızı madene vermeyeceğiz’ diyerek çıktık. Bu yoldan dönmeyeceğiz. İnadına maden yasasını komisyondan geçirdiler. Önce zeytinleri katledecekler, sonra sıra köylerimize gelecek. Bu yasanın köylerimizin talana açılması anlamına geldiğini biliyorduk. Mezarlarımıza huzur yok. Dinletemedik. Gözler kapalı kaldı, bizi görmediler” dedi.

“TOPRAĞI YOK EDEN ENERJİYİ İSTEMİYORUZ”

Karşılarında örgütlü bir kötülük olduğunu vurgulayan Işık, “Biz iyiliğimizle, toprak aşkımızla kötülüğe karşı duracağız. 72 yurttaş dava açtık zeytinlerimizi korumak için dava açtık ama üzerinde meyve olmasına rağmen dün zeytinlerimize girdiler. Bu sıcakta meyve taşınır mı? Amaç zeytin taşımak değil. Köylüleri sürgün etmek istiyorlar. Akbelen’deki zeytinlikler bittiği zaman İkizköy, Çamköy, Karacahisar, Hasanlar, Balcılar, Çiftlik köyleri bitti demek. Tüm isyanımız buradaki yerel halka. Bize ses verin. Şirket zeytinleri talan etsin diye onlarca askeri tepelere diktiler. Ha bizim kolumuzu kesmiş ha ağaçlarımızı kesmiş. Biz bırakmadık ve o katliamı gösterdik. Bugün sabahtan itibaren orada hiçbir faaliyet yok. Bugün yoklar ama yarın yine gelebilirler. Muhtar olarak bana hiçbir şey tebliğ edilmeden kafalarına göre iş yapıyorlar. Bu yasayı asla tanımıyoruz. Bu iş sadece İkizköy’ün meselesi değil. Burada tek köy olmadığımızı gösterelim. Toprağı talan eden, zeytinlikleri yok eden, su kaynaklarını yok eden enerjiyi istemiyoruz” diye konuştu.

“HER ŞEYİ YOK EDEMEZSİNİZ”

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, İkizköy’de yapılan tahribatın bir şey uğruna her şeyden vazgeçmek anlamına geldiğini söyledi. Aras, “Tarihi, yaşamı, tarımı, suyu her şeyi feda etmek anlamına geliyor. Bizim itirazımız buna. Bu enerjinin belli bir tarihi olduğu kabul edilerek ona göre izinler verilmiş ama sürekli izinler uzatılmış ve en son özelleştirilmiş. Enerji üretimi sürsün diye gerekli yasal düzenlemeler iktidar tarafından çıkarıldı. Kömür bir kereliğine çıkarıp yok edilecek ve bir daha bu toprakta ot bitmeyecek. Toprak milyonlarca yılda oluşuyor. Yüzlerce yıldır burada ürün alınıyor. Şimdi yazın ortasında üzerinde meyveleriyle ağaçları taşıyorlar. Bu hamile bir ineği kesmek gibi. Aynı şey bu hiçbir farkı yok. Ağaçların sesi çıkmıyor diye mi bunu yapıyorlar. Bu ağacın yaşaması imkânsıza yakın bu sıcakta taşınırsa. Yeni gideceği yerde habitatı bulamayacağı için artık bu ağaçlardan verim alınamaz. Burada yaşam ölüyor. Burada vahşi madencilik yapıldığı sürece bölgedeki yaşam alanları tehdit altında olacak. Herkes aklını başına toplasın. Her şeyi yok edemezsiniz. Burada insanlar kendilerini, topraklarını korumaya çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.