birgün

22° PARÇALI BULUTLU

ÇEVRE 14.08.2014 08:59

İklim değişikliği ve kuraklık hükümetin umrunda değil

İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölümü’nden Prof.Dr. Kadıoğlu, Türkiye’nin iklim değişikliğini görmezden geldiğini bildirerek, ‘’Kuraklığın etkileri gelecekte daha fazla hissedilecek, suyun önemi artacak’’ uyarısı yaptı

İklim değişikliği ve kuraklık hükümetin umrunda değil

DEMET TAŞKAFA

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Meteoroloji Mühendisliği Bölümü ve Afet Yönetim Merkezi Öğretim üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Türkiye’nin iklim değişikliğini görmezden geldiğini bildirerek, ‘’Kuraklığın etkileri gelecekte daha fazla hissedilecek, suyun önemi artacak’’ uyarısında bulundu. İklim değişikliği tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de etkilerini gösteriyor. Çoğu kişinin merak ettiği iklim değişikliğinin ne olduğunu, nedenlerini, Türkiye’yi nasıl bir gelecek beklediğini İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölümü ve Afet Yönetim Merkezi Öğretim üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu ile konuştuk.

Küresel iklim değişikliğinin sera gazlarından dolayı yaşanan ısınma sonucu gerçekleştiğini belirten Kadıoğlu, sera gazlarının aslında iyi bir şey olduğunu fakat dengede kalması gerektiğini söylüyor; ‘’ Hiç sera gazı olmasa dünya çok soğuk bir yer olurdu. Dünyadan uzaya giden sıcaklık, sera gazlarına takılıp geri dönüyor. Fazla sıcaklık artışı dünyanın her yerinde küresel ısınmaya neden oluyor. Isınmayla birlikte dünyanın tüm ekolojik sistemi de değişiyor.’’ Isınmanın Sanayi Devrimi ile beraber geliştiğini belirten Kadıoğlu, dünyadaki şehirleşme hareketlerinin bunda etkili olduğunu belirtti. Nüfusun aşırı artışı ve değişen yaşam standartları sonucu sanayi üretimine ihtiyaç artarken, bunun sonucunda meteorolojik afetlerin sayısı ve şiddeti giderek artıyor.

YAĞIŞLAR AZALACAK
Kadıoğlu, önümüzdeki yıllarda Türkiye’de kış yağışlarındaki küçük artışa rağmen yazın büyük bir azalma olacağını, daha da önemlisi buharlaşmanın artacağını söylüyor. Kadıoğlu, ‘’Yarı kurak olan ülkemizde kuraklığın etkilerinin gelecekte daha fazla hissedilebileceği, suyun öneminin daha da artacağı beklenmektedir. Yağışlar kışın az bir artış gösterirken yazın yüzde 5-15 azalacaktır.’’ dedi. Küresel iklim değişimi sonucu daha kurak bir iklimin hakim olacağı göz önüne alındığında kişi başına düşen su miktarında azalma yaşanacak. Kadıoğlu, ‘’2050 yılında Türkiye’de bir yılda kişi başına düşen su miktarı 700-1,910 metreküp arasında, yani su fakiri bir ülke olabiliriz ‘’ diye konuştu.

‘’TÜRKİYE GÖRMEZDEN GELİYOR’’
İklim değişikliğinin Türkiye’de halen dikkate alınmadığını belirten Kadıoğlu, “Türkiye iklim değişikliğini hâlâ görmezden geliyor. Geçmişte gözlenen meteorolojik verileri, sanki gelecekte de aynı şekilde gerçekleşecek gibi kullanmaya devam ediyor. Örneğin, yağmur suyu tahliyesi için yapılan mazgal boyutlarını geçmişteki yağış şiddetine göre inşa ediyoruz. Küresel iklim değişikliği nedeniyle şiddetlenen yağışları taşıyamayan eski ve yeni alt yapı, yağmur suyunu tahliye edemediği için şehirlerimizdeki seller artıyor.”

***

Alınması gereken önlemler

İklim değişikliğinin etkileri göz önünde bulundurulduğunda Kadıoğlu, kuraklık planları, suyun yönetimi ve suyun yeniden kullanımıyla ilgili sistemlerin geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gerektiğini söylüyor. Ayrıca Kadıoğlu,‘’ Su kaynaklarımız meteorolojik şartlar göz önüne alarak yönetilmeli, şehirler planlanırken su kaynakları dikkate alınmalı, azalan su varlığımız havzalar arasında projelerle taşınmamalı, doğal bütünlük bozulmamalı, su yerinde değerlendirilmeli. Sanayinin suya olan gereksinimini en aza indirecek teknolojiler desteklenmeli’’ dedi.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız