birgün

15° AÇIK

YEŞİL BİRGÜN 21.09.2020 09:08

İklim krizi hakkında doğruyu söyleme vakti

Habertürk ve Yapı Kredi önünde bir araya gelen Yokoluş İsyancıları, gelecekten manşetlerlerle hazırladığı gazetelerle ve dövizlerle eylem düzenlendi. Eylemciler ayrıca bankacılık ve medya sektörüne çağrı yaptığı mektupları bölgeden geçen yurttaşlara dağıttı.

İklim krizi hakkında doğruyu söyleme vakti

HABER MERKEZİ

İklim krizinin önüne geçilmesi için etkili ve acil adımlar atılması talebiyle bir araya gelen Yokoluş İsyanı aktivistleri Habertürk ve Yapı Kredi önünde eylem düzenledi.

“Gerçeği Söyle” yazılı tekne ile Habertürk ve Yapı Kredi Genel Müdürlüğü önüne giden eylemciler, sektördeki diğer kurumlara da seslendi ve onlar için hazırladığı mektupları paylaştı.


GELECEKTEN MANŞETLER

Ciner Grup bünyesinde faaliyet gösteren Habertürk’ün Beyoğlu’nda yer alan binası önüne giden iklim aktivistleri gelecekten manşetlerin yer aldığı gazeteleri ellerinde taşıdı. Aktivistlerin taşıdığı gazetelerin manşetlerinde şu ifadeler yer aldı: “Dünya’daki son altın madeninin ihalesi de Türkiye’de gerçekleşti”, “Grönland’a göç etmek için çekilen piyangoyu Türkiye’den otomotiv sanayi yöneticisi aile kazandı”, “Survivor’ın yeni çekimleri obruk cenneti haline gelen Konya’da yapılacak”, “Paniğe gerek yok! Dünya’da hala 30 tane ağaç var.”

Yokoluş İsyancıları, aralarında Habertürk, CNN Türk, ve Sabah-ATV medya kuruluşlarına hitaben yazılmış mektupları da çevreden geçen yurttaşlara dağıttı.

Mektupta, “İklim krizi hepimizin sorunu. Seller, orman yangınları, fırtınalar, kuraklık gibi felaketler yurttaşları evlerinden, işlerinden, canlarından ederken, bu olayların insan eliyle doğanın tahrip edilmesinin bir sonucu olduğunu gizliyorsunuz. Hem yurttaşların haber alma hakkını ihlal ediyorsunuz, hem de geleceğimizi karartan doğa tahribatına suç ortağı oluyorsunuz” ifadeleri yer aldı.

Dağıtılan mektupta medya kuruluşlarına yönelik talepler ise şu şekilde sıralandı:

■ İklim krizi hakkında gerçeği söyleyin. İklim acil durumu ilan edin ve haberlerinizi buna göre şekillendirin

■ İklim krizinin öneminin farkında çevre muhabirleri işe alın.

■ İklim krizine sebep olan fosil yakıt, madencilik, enerji şirketlerinin reklamlarını yayımlamayın veya haber adı altında propagandayla desteklemeyin.

■ Türkiye’nin 2015’te imzaladığı ancak politikacıların bir türlü meclisten geçiremediği Paris İklim Anlaşması’nın uygulanması için siyasi aktörlere baskı yapın.

Eylemciler dağıttıkları mektupların ardından Habertürk’te çalışan gazetecilere seslendi. Eylemciler, “Habertürk’ün de mensubu olduğu Ciner Grubu’nun Silopi’de, Çayırhan’da, Konya Ilgın’da, Kazan’da sahip olduğu termik santralların halkın tarım alanlarını nasıl gasp ederek ele geçirmeye çalıştığını, itiraz eden köylülerin jandarma tarafından engellendiğini haber yapın” dedi.

TEMİZ ENERJİYİ FİNANSE ET

Yapı Kredi Genel Müdürlüğü’nün Karaköy’deki binasına giden eylemciler burada da “Aynı gemide değiliz” ve “Kirleticileri değil, temiz enerjiyi finanse et” yazılı dövizler taşıdı.

Yapı Kredi ve Garanti BBVA’ya ithafen yazılmış mektuplarını paylaşan eylemciler “Bankaların kömür, petrol ve doğal gaz sektöründe faaliyet gösteren şirketlere finansman aktardığını biliyoruz. Yurttaşların bankaya yatırdığı paranın ekolojik yıkıma ve iklim krizine hizmet edecek şekilde kullanılmasını istemiyoruz. Kirleten endüstrilerden tamamen vazgeçmenin vakti çoktan geldi” çağrısında bulundu.

Mektupta “Adana’daki Yumurtalık Termik Santrali, Zonguldak’taki ZETES III Termik Santrali, Silopi Termik Santrali, Bolu Göynük Termik Santrali, İskenderun Termik Santrali, Kütahya’daki Seyitömer Termik Santrali, İzmir’deki İzdemir Termik Santrali’ni siz finanse ettiniz” denildi.

Garanti BBVA’nın İklim Değişikliği Eylem Planı hazırladığını hatırlatan eylemciler “Peki finanse ettiğiniz termik santralları nasıl açıklıyorsunuz?” sorusunu yöneltti.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız