Google Play Store
App Store

TKDF’nin raporuna göre; geçen ay, kadınların ev içinde yaşadığı şiddetin 2024’ün Ağustos ayına oranla arttığı ortaya çıktı. Kadınların şiddetten kurtulmak için başvurduğu sığınma evi talebi de 3 katına yükseldi.

İktidar her adımında kadınları yok sayıyor: Ne eşitlik var ne koruma
Kadın örgütleri sık sık sokaklara çıkarak erkek şiddetini protesto ediyor. (Fotoğraf: Evrensel)
İlayda Kaya
İlayda Kaya
ilaydakaya@birgun.net

İstanbul Sözleşmesi'nin feshedilmesinin ardından şiddeti önleyecek yasa ve mekanizmalar giderek zayıflatılıyor. Kadına yönelik şiddet ve istismar her geçen gün artıyor. AKP iktidarı ise faile uyguladığı cezasızlık politikasıyla kadınların kazanılmış haklarına ambargo uyguluyor.

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF), ‘Ev İçi Şiddet Acil Yardım Hattı 2025 Agustos Ayı’ raporunu yayımladı. Rapora göre, geçen ay hatta 328 çağrı yapıldı. Yeni kayıt açılan toplam 79 şiddet vakasının 55’i ev içi şiddet ihbarı oldu. Rapora göre, kadınlar en çok fiziksel şiddete uğradıklarını belirterek aradı. Bu şiddeti psikolojik şiddet takip etti. Yapılan aramalar en çok İstanbul’dan gerçekleşti. Ayrıca mağdurların yaş ortalaması incelendiğinde en büyüğünün 61 en küçüğünün 14 yaşında olduğu görüldü.

SIĞINAK TALEBİ ARTTI

TKDF Başkanı Canan Güllü, verilere ilişkin BirGün’e yaptığı açıklamada “Bakanların konuya hâkim olamaması, siyasetin bu konudaki duruşu, politikasızlığı, tarikatın cemaatin kadınlar üzerine açıklaması, Diyanet’in kadınların haklarına yönelik açıklamaları… Bunların hepsi şiddeti artıran adımlar” dedi.

Geçen yılın Ağustos ayında 11 olan sığınma evi talebinin geçen ay 30’a çıktığına dikkat çeken Güllü, “Talep artıyor ancak sığınaktan şikâyetler de çok fazla. Sorunlar nedeniyle orayı da bir çözüm olarak göremiyoruz” diye konuştu. Güllü, kolluk kuvvetlerine duyulan güvensizliğe de işaret ederek “Ülkenin ‘kadın politikasızlığıyla’ birlikte şiddete yardım ve yataklık yapıldığını düşünüyoruz. Kadınlar mahalledeki kolluğa gitmeye çekiniyor. Çünkü polis, faili korur nitelikte dönüş yapabiliyor. Kolluk üstüne düşeni yapmalı” dedi. Güllü, yetkililere seslenerek yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

Diyanet kadınları hedef alan açıklamalarına son vermeli

Aile, İçişleri ve Adalet bakanlıkları görevlerini yapacak bir personel sistemi kurmalı.

Bakanlıklar, şiddet ve istismarda cezasızlık veren hâkime de ceza vermeli.

Kadın koruma altındayken saldırgana elektronik kelepçe takılmışken yaşanan şiddete göz yuman polis cezalandırılmalı.

Sığınaklarda, ŞÖNİM’lerde işin uzmanı çalıştırılmalı.

∗∗∗

BU TUTUM ŞİDDETİ ARTIRDI

Son 3 yılın ağustos aylarına yönelik veriler kadına yönelik şiddetin arttığını gözler önüne serdi. Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının hukuken kesinleştiği yıl olan 2023 yılında şiddet ve koruyucu mekanizma talepleri zirve yaptı. Bu talepler geçen sene düşerken 2025’in ‘Aile yılı’ ilanıyla şiddetin ve yardım taleplerinin katlandığı görüldü.

∗∗∗

AYM ERKEKLERİ KORUYAN YASAYI YİNE REDDETMEDİ

Kadınların haklarına yönelik bir saldırı dün yaşandı. Boşanan kadının 300 gün evlenme yasağına ilişkin düzenlemenin iptali talebi AYM tarafından oy çokluğu ile reddedildi. İstanbul 8. Aile Mahkemesi, baktığı bir davada, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "kadın için bekleme süresi" başlıklı 132. maddesinde yer alan, "Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak 300 gün geçmedikçe evlenemez. Doğurmakla süre biter. Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hallerinde mahkeme bu süreyi kaldırır" hükmünün iptali için AYM'ye başvurdu. Yüksek Mahkeme, başvuruyu, dünkü Genel Kurul toplantısında "eski eşlerin yeniden birbirleriyle evlenmek istemeleri"ni düzenleyen son fıkra yönünden yaptı. AYM, "Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hallerinde mahkeme bu süreyi kaldırır" hükmünü içeren 132. maddesinin son fıkrasının iptal istemini oy çokluğuyla reddetti.

∗∗∗

MEVCUT DÜZENLEME NE SÖYLÜYOR?

Düzenlemeye göre erkeklerin boşandıktan sonra yeniden evlenebilmesi için beklemesi gerekmezken kadınların hamilelik ihtimaline karşın farklı bir tarafla yapacağı evlilik için 300 gün bekleme zorunluluğu var.