Google Play Store
App Store

Öğretmen atamalarında branş dağılımı, iktidarın öğretmen ihtiyacına değil ideolojik önceliklerine göre hareket ettiğini gösterdi. Lise branşları yok sayıldı, Din Kültürü kontenjanı temel bilimlerin önüne geçti.

İktidar kontenjanı ideolojiye ayırdı
Fotoğraf: AA

İlayda SORKU

Milli Eğitim Bakanlığı 10 bin kişilik Milli Eğitim Akademisi için yapılacak atamaların branş dağılımını açıkladı. Ülkede on binlerce ücretli öğretmen çalışırken yalnızca 10 bin kontenjan açan Bakanlık, kontenjanlarda temel bilimleri yok saydı. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi’ne ayrılan 762 kontenjan, fen ve sosyal bilimler branşlarının neredeyse tamamının toplamını geçti.

10 BİNDE 503 ATAMA

Toplam 10 bin kontenjanın 6 bin 830’u 5 branşa yığıldı. En fazla atama yapılacak 5 branş şöyle sıralandı:

• Sınıf Öğretmenliği: 2 bin 816

• Özel Eğitim Öğretmenliği: Bin 798

• İngilizce Öğretmenliği: 801

• Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği: 762

• Okul Öncesi Öğretmenliği: 653

Lise branşları ise tasfiye edildi. 10 bin atamada lise branşlarına ayrılan toplam kontenjan yalnızca 503’te kaldı.

• Kimya Öğretmenliği: 101

• Matematik Öğretmenliği: 95

• Fizik Öğretmenliği: 65

• Edebiyat Öğretmenliği: 58

• Tarih Öğretmenliği: 54

• Felsefe Öğretmenliği: 48

• Coğrafya Öğretmenliği: 45

• Biyoloji Öğretmenliği: 32

• Almanca Öğretmenliği: 5

ADALETLİ DAĞILIM ÇAĞRISI

100 bin ücretli öğretmenin çalıştığı göz önüne alındığında 10 bin öğretmen atamasının yetersiz olduğunu vurgulayan Eğitim Sen İstanbul 1 No'lu Şube Başkanı Barış Uluocak, “Bu yetersiz sayı nedeniyle açıklanan kontenjanlar sınavlarda yüksek puan alan ve yıllardır atama için umutla bekleyen öğretmenler açısından gerçek bir hayal kırıklığı yaratmıştır” dedi.

Bazı branşlarda yaşanan yığılmaya dikkat çeken Uluocak, “Din Kültürü atama sayısının ilk sıralardaki yerini koruduğunu ve lise branşlarına ayrılan sayının dramatik biçimde az olduğunu görüyoruz.  Akademi Giriş Sınavı’na (AGS) yapılan 400 bini aşkın başvuru da gösteriyor ki zaten bu atama sayısıyla adaletli bir kontenjan dağılımı yapmak mümkün değildir” diyen Uluocak, sözlerini şu çağrıyla tamamladı: “İktidar öğretmen atamalarındaki bu kısıtlayıcı yöntem ve kontenjan tutumundan derhal vazgeçmeli; atama bekleyen yüz binlerce öğretmen arkadaşımızı daha fazla mağdur etmemelidir.”