birgün

19° PARÇALI BULUTLU

SİYASET 31.05.2021 05:46

İktidarın kimyasını bozdu, muhalefete yeni bir yol açtı: İsyan sürüyor

Ülkenin dört bir yanında milyonlarca yurttaşın eşitlik, özgürlük ve adalet talebiyle sokaklara çıktığı Haziran İsyanı, 8 yaşında. Güncelliğini hâlâ koruyan isyan, yaratılmak istenen rejime karşı iktidarın kurgusunu bozarken muhalefete de yeni yollar açtı.

İktidarın kimyasını bozdu, muhalefete yeni bir yol açtı: İsyan sürüyor

Taksim Gezi Parkı’nda başlayan ve tüm ülkeye yayılan Haziran İsyanı, ne bitti ne sönümlendi ne de anlamını yitirdi. Tekrarlanamaz olduğu gibi paha biçilmez sonuçlar ve deneyimler üreten büyük bir buluşmaydı.

AKP’nin tüm kurgusunu yerle bir eden, içeride ve dışarıda façasını bozan toplumsal muhalefetin en görkemli çıkışının 8. yılı Aradan geçen 8 yıla bakmadan çok kısa 2013 Haziran’ı ve hemen öncesini bir hatırlamakta fayda var. AKP’nin hedefinde kurmak istediği düzene engel olarak gördüğü sol ve ilerici muhalefet vardı. Adeta nefes aldırmıyordu. Kadınlar ve gençler her gün hakarete maruz kalıyor, kazanılmış ne kadar hak varsa tehdit ediliyordu. Ülkenin her karış toprağına yağmacı zihniyetle yaklaşan iktidar, grev yasaklarıyla da ününe ün katıyordu. Sermayeye mutlak bir özgürlük alanı açılmıştı. İktidara ve dönemin Başbakanı Erdoğan’a karşı verilen muhalefet ise en sert biçimde bastırılıyordu. 2012’nin 31 Mayıs’ında Hopa ve 27 Aralık 2012’de ODTÜ örnekleri bunun en net göstergesi oldu.


Dünyaya göre Türkiye, içeride bu kadar baskı ve şiddete rağmen tüm Ortadoğu’ya örnek olacak “demokrasi” ile yönetilen bir İslam devleti olma yolunda emin adımlarla ilerliyordu.

İçeride baskı ve şiddet artarken devam eden ve ilerleyen çözüm süreci demokrasi fotoğrafını güçlendirirken, dışarıya da AB ile uyum pratiği pazarlanıyordu. İşte Haziran İsyanı tüm bu sahte demokrasi oyununu bozdu. Her bir eylem, gerçeği saklayan perdenin yırtılmasını sağladı. İçeride iktidar sallanırken dışarıda Erdoğan’ın Türkiye halklarının mutlak desteğini alan bir lider olmadığının görülmesi sağlandı.

BİR DAHA DİKİŞ TUTMADI

Erdoğan aradan sekiz yıl geçmesine rağmen her sıkıştığında mutlaka işi Haziran İsyanına getirir. Bu kadar dertlenmesinde, öfkelenmesinde de haklıdır. Çünkü 2013 Haziran’ı onun için aşağıya doğru inişin başlangıcıdır. Arada yüksek oy alınması, ‘başkan’ olması bu gerçeği değiştirmez. İlk kez yenildi ve bir daha tam olarak toparlanamadı. Toplumun rızasını alamadığını gören AKP içindeki koalisyon da panikledi. Sorunlar yaşanmaya başladı, çelişkiler açığa çıktı ve derinleşti. Erdoğan yeni müttefikleri ararken Cemaat 2013’ün son günlerinde 17-25 Aralık operasyonu ile yanıt verdi. Ve sonrası bildiğiniz bir sürü gelişme yaşandı. Ülkeyi yönetemeyince çareyi sistemi değiştirmekte bulan iktidar bloku 31 Mart yerel seçimlerine kadar sandıktan önde çıksa bile bugüne zayıflayarak geldi. Deva, Gelecek ve İyi Parti o gövdeden kopan ve her geçen gün biraz daha büyüyen parçalar oldu. Sokağı, halkı kaybeden iktidar artık sandıktan da çıkamaz duruma sürüklendi.

Haziran İsyanında toplumun ortaya koyduğu olağanüstü direnç iktidar kurgusunu bozarken muhalefete de yeni yollar açtı. Rejim değişikliğine karşı verilen mücadelenin en önemli mevzilerinden biri olan Haziran Hareketi sürecin en somut çıktılarından biridir. Yeni rejimin oylandığı referandumun hemen ertesinde meşruiyetinin tartışılması her şeyden önce ona karşı verilen mücadelenin etkisinden kaynaklıdır.

HAZİRAN HÂLÂ GÜNCEL

Haziran İsyanı’nın talepleri bugün de geçerliliğini muhafaza ediyor. Eşitlik, özgürlük, adalet talebi etrafında şekillenen ve de böyle bir dünyanın önünde tehdit olarak gördüğü AKP’ye karşı direnişin adıdır Haziran İsyanı. Tüm zerresine kadar yaşıyor ve günceldir.

Tüm baskılara karşı sadece 8 Mart’ta değil her türlü şiddete ve müdahaleye karşı kadınların isyanında güncel. Boğaziçi’nde akademinin direnişinde güncel, İkizdere’de, Ergene’de verilen doğa ve yaşam mücadelesinde güncel. Üstelik sadece itiraz ettikleriyle değil kurdukları dünya ve meşru militan eylem hattıyla da güncel.

“AKP var Gezi yok” demek kolaycılıktır. 8 yıllık yaşananlar üzerinden “bitti” denecek bir olay değil. Toplumsal yaşamdan, taleplerine, örgütlenme anlayışına kadar önümüzdeki on yıllara damga vuracak bir deneyim bıraktı geriye. AKP tel tel dökülüp çözülürken Haziran İsyanı’nın bu sürece katkısı unutulmayacak.

Unutulmayacak diğer bir şey var ki o da Haziran İsyanında kaybettiğimiz arkadaşlarımız. Haziran İsyanı’nda yitirdiğimiz arkadaşlarımızı ve Gezi’den iki yıl önce yitirdiğimiz Metin Hoca’yı saygı ve sevgiyle anıyoruz.

***

Karanlık gider Gezi kalır

Yurdun dört bir yanında milyonlarca kişinin özgürlük, eşitlik ve adalet talebiyle sokaklara çıktığı Gezi Direnişi bugün 8 yaşına girdi. 2013’ün Mayıs ayının son günlerinde Gezi Parkı’ndaki ağaçların kesilip yerine Topçu Kışlası yapılmasına karşı başlayan ardından tüm ülkeye yayılan isyan dalgası Cumhuriyet’in en büyük direniş hareketlerinden biri haline dönüştü.

İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre toplam 2,5 milyon kişinin katıldığı eylemlerde Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz, Ethem Sarısülük, Abdullah Cömert, Mehmet Ayvalıtaş, Ahmet Atakan, Hasan Ferit Gedik ve Medeni Yıldırım yaşamını yitirdi. Mehmet İstif ve Elif Çermik de maruz kaldıkları gaz nedeniyle hayatını kaybetti. On bine yakın kişi ise yaralandı. Erdoğan “Polise talimatı ben verdim” dedi.

Direniş boyunca yaşamını yitiren sekiz kişiyle ilgili açılan davalarda "para cezası", "beraat" "iyi hal" indirimleri uygulandı. Ahmet Atakan'ın ölümüyle ilgili dava dahi açılmadı. Taksim Dayanışması, Beşiktaş’ın taraftar grubu Çarşı üyeleri başta olmak üzere açılan davalarda yüzlerce kişi yargılandı, 41 kişiye tutuklama kararı çıktı. Direnişin üzerinden geçen yıllara rağmen beraat edenler yeniden hakim karşısına çıktı. Aralarında tutuklu bulunan İş İnsanı Osman Kavala'nın da bulunduğu 16 kişi, ‘hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs’ iddiasıyla tekrar yargılanıyor.

Taksim'e Topçu Kışlası yapma ısrarı Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından defalarca tekrarlansa da bunu gerçekleştiremedi. Gezi’nin yıl dönümde Taksim’e yapılan caminin açılışı gerçekleşti. Taksim Meydanı’nda çalınan piyanodan, ‘Duran Adam’ eylemine dek aynı zamanda dünyada da ses getiren pek çok yaratıcı eylem biçimine de sahne olan direnişin yıldönümünde on binlerce yurttaş #Gezi8yasında etiketiyle sosyal medya paylaşımında bulundu.

Öte yandan Taksim Dayanışması saat 19.00’da Taksim İpek Sokak’ta bulunan TMMOB Makine Mühendisleri Odası binası önünde bir araya gelme çağrısı yaptı. “Karanlık gider Gezi Kalır” denilen açıklamada “8 yıl önce bütün güzellikleriyle hayatımıza giren Gezi Direnişinin yıl dönümünde, eşitlik, özgürlük ve adalet umudumuzla Taksim’deyiz” ifadeleri yer aldı.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol