“İlaç kuru arttı” deniyor, raflar hâlâ boş: Hasta ilaca hasret
İlaç fiyatlarının belirlenmesinde kullanılan avro kuru bugün itibarıyla 29,11 TL'ye çıkarıldı. Ancak piyasadaki gerçek avro kuru 51 TL’nin üzerine çıkmış durumda. Aradaki uçurum büyürken, yurttaşın ilaca erişim sorunu da derinleşti.

Sibel Bahçetepe
sibelbahcetepe@birgun.netTürkiye’de uzun süredir devam eden ilaç yokluğu artık geçici bir aksaklık değil, adeta sistematik bir kriz haline geldi.
Sorunun temelinde ise ilaç fiyatlandırma sisteminin piyasa gerçeklerinden kopuk olmasının geldiğini belirten eczacılar, resmi kur ile gerçek kur arasındaki farkın ilaç tedarik zincirini doğrudan etkilediğini belirterek "Sonuç değişmiyor: Eczanelerde bulunamayan ilaçlar ve çaresiz bırakılan hastaların sayısı giderek artıyor" dedi.
SORUNU ÇÖZMEDİ
Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Ecz. Nurten Saydan, ilaç fiyatlarının belirlenmesinde kullanılan Avro kurunun 1 Nisan itibariyle 29,11 TL olarak uygulanacağını anımsatarak "Son dönemde ilaç Avro kurunda kısmi artışlar yapılmış olsa da bu artışlar sorunu çözmüyor. Çünkü mevcut sistem güncel ekonomik gerçekleri yansıtmıyor” dedi.
ŞAKA GİBİ GÜNCELLEME
Hayati öneme sahip ilaçların halen piyasada bulunamadığını söyleyen Saydan, şöyle devam etti:
“Beşeri ilaçların fiyatlandırılmasında esas alınan Euro kurunda güncelleme yapılmış olsa da belirlenen artış oranı hem eczanelerimizin hem de ilaç tedarik zincirinin yaşadığı gerçek ekonomik koşulları karşılamaktan çok uzak. Bu gerçeklik karşısında ilaç firmaları zararına üretim ve ithalat yapmak yerine çözümü ürünlerini piyasaya sınırlı vermekte ya da tamamen piyasadan çekmekte buluyorlar. Sonuç olarak eczanelerimizde yüzlerce ilaç bulunamamakta, özellikle kronik hastalıklar için kullanılan ve hayati öneme sahip ilaçlara erişim ciddi şekilde aksamaktadır. İlaç yokluğu doğrudan halk sağlığını ilgilendiren hayati bir sorundur. Eczacılar olarak bizler her gün hastalarımızla karşı karşıya geliyoruz. Bulunamayan ilaçların yarattığı çaresizliği hastalarımızla birlikte birebir yaşıyoruz. Bunun sorumlusu ne biz eczacılarız ne de eziyeti çeken hastalarımızdır. 1 Nisan’da (şaka gibi!) ilaç euro kurunun güncelleneceği 12 Mart 2026 Resmi Gazete’de duyurulmuştu. Aradan geçen 20 gün de bile eczacılar olarak bazı ilaçlara erişmekte çok zorluklar yaşadık. Çünkü, zam beklentisi ile firmalar ve ecza depoları, birçok ilacı eczanelere ya hiç göndermediler ya da bir kutu gibi tevzi şeklinde gönderdiler. Eczacılar olarak bu dönemde depolardan sipariş etiğimiz ilaçlar gelmedi, sıklıkla 'yok' yanıtı aldık. Bu kısıtlı sevkiyat, eczanelerdeki talebi karşılamaya yetmedi; hastalar reçeteleriyle ortada kaldı.”

Saydan; ilaç avro kurunun uygulanmaya ilk başlandığı dönemde, ilaç için belirlenen avro kurunun, reel avro kuru ile yakın bir seviyede ilerlediğini, ancak bugün itibariyle, ilaç avro kuru kurunun, reel kurun yarısının biraz üzerinde olduğuna dikkat çekti.
Saydan “Gerçek kur ile ilaç kuru arasındaki makas iyice açıldı. Artık bu sistem soruna çözüm getirmiyor o yüzden bundan vazgeçilmesi gerekiyor. İlaç fiyatlandırmasında döviz kuruna dayalı bu modelin terk edilmesi ve güncel ekonomik gerçeklere duyarlı, enflasyon bazlı veya değişken kur bazlı bir modele geçilmesi gerekiyor. Örneğin, kur güncellemesi yılda bir yerine yılda üç-dört kez yapılabilir ya da belirli aralıklarla otomatik ayarlama mekanizmaları getirilebilir. Bu sayede ne firmalar büyük zarar endişesine kapılıp ilaçlarını çekmek zorunda kalır, ne de piyasa bu kadar belirsizlik yaşar. Avrupa ülkelerinde de fiyatlar belirli periyotlarda veya endekslere göre revize ediliyor. Bu sorunun çözümü için gerekli adımların ivedilikle atılması gerekiyor" dedi.


