İlkesiz ittifakta kazanan olmaz
Seçimlerin ardından yenilgi havasından çıkamayan muhalefet yönünü yerel seçimlere çevirdi. Prof. Dr. Boyunsuz ve Doç. Dr. Eldem ittifakın ilkeler üzerinden ve halkla birlikte yapılması gerektiğini vurguladı.

Hüseyin ŞİMŞEK
Millet İttifakı çatısı altında iktidar hedefiyle seçimlere katılan ve umduğu sonucu alamayan muhalefet, yerel seçim için arayışlarını sürdürüyor. Konunun uzmanı isimler ise belirli ilkeler etrafında şekillendirilmeyen birlikteliklerin her zaman kaybedeceğini bildiriyor.
Vatandaşın ikna edilmesinin yolunun menfaat ilişkisine girmemekten geçtiğini dile getiren Anayasa Hukuku Profesörü Şule Özsoy Boyunsuz ve Doç. Dr. Tuba Eldem, muhalefetin hatalarını ve yerel seçimlerde atılması gereken adımları BirGün’e anlattı. Akademisyenler, yerel seçimlerde sonucun farklı olması için tüm muhalefete büyük sorumluluk düştüğünü ve halkla doğru temasın şart olduğunu kaydetti.
İLKELER DÜZEYİNDE İKNA
Menfaat ilişkilerinin başarı getirmediğini belirten Boyunsuz, ortak bir aklın ilkelerle sağlanması gerektiğini vurguladı. Boyunsuz şu ifadeleri kullandı: “Politikacıların sadece bir araya gelmesi yetmez. Ayrışma hattının iki ucundaki insanları aynı kişilere doğru yöneltilmesini sağlamak için her iki grubun da inandığı, ikna edildiği ilkeleri anlatmak gerekiyor. Muhalefete son seçimde tamamen başarısız oldu diyemeyiz ama başarılı da olamadılar. Demek ki birtakım sağcıları aday yapmak, seçmeni yöneltmeye yetmemiş. Bunu menfaat olarak görmüş olabilirler. Burada ortak bir ilke bulunması ve bu ilkeler düzeyinde ikna gerek.”
Halkın ihtiyaçları ve talepleri üzerinden yapılacak bir siyaset anlayışının ihtiyaç olduğunun altını çizen Boyunsuz konuşmasını şöyle sürdürdü: “Aday belirleme işlemlerinde tabanın sesi mutlaka dinlenmelidir. Söz hakkının liderlerde değil vatandaşta olması gerekiyor. Kimin, nereye geleceğine halk karar verir. Halkı patron konumuna koymaları gerekiyor. Son olarak demokrasiyi savunmak için bir araya gelindiğini insanlara göstererek ikna edilmeleri gerekiyor.”
HEDEFE ULAŞAMADI
Doç. Dr. Tuba Eldem de seçim süreci boyunca muhalefetin iktidarın uyguladığı yalan, kara propaganda ve iftira siyasetine etkin bir cevap veremediğini vurguladı. Eldem şu ifadeleri kullandı: “Altılı Masa fikri her ne kadar kutuplaştırmayı azaltarak toplumsal uzlaşıyı hâkim kılmayı amaçlamışsa da Erdoğan ve destekçilerinin ötekileştirilmesinin önüne geçememiş ve toplumu birleştirme hedefine ulaşamamıştır. 6’lı Masa yanlış aktör ve yapılara önem verip aslında rejimi değiştirecek yerlere temas edemedi. İktidar blokunun seçim başarısında iletişim teknolojilerinin aracılığı ile yaygınlaşan, yalan bilgiye dayanan dezenformasyon ve algı operasyonları önemli rol oynadı..”
HALKLA TEMAS ŞART
Eldem, siyaseti toplumsallaştırmanın gerekliliğini vurgulayarak şöyle konuştu: “Genel seçimler bize gösterdi ki halktan kopuk tavanda yapılan birleşme tabanda gerekli dönüşümü sağlamaya yetmiyor. O yüzden halkla temas halinde olarak halkı da yerelde siyasete katarak bir seçim kampanyası sürdürmeliler. Burada uzun zamandan beri pasif durumda olan parti örgütlerinin mobilize edilmesi gerekiyor. Parti örgütlerin ve adayların kendi mahallelerinden çıkması ve iktidara destek veren insanlarla temas kurması, sohbet etmesi ve ikna etmesi gerekiyor. Propaganda, muhalefete yakın TV kanalları veya sosyal medya ile sınırlanmamalı. İşçi, emekli ve esnafa ulaşabilmek ve sendikalar, kitle örgütleri, insan hakları kuruluşları ve dayanışma dernekleri ile birlikte hareket ederek siyaseti toplumsallaştırmak gerekiyor.”
SOKAĞI GERİ KAZANMALI
Tüm muhalefet güçlerinin bundan sonraki süreçte sokak siyasetini güçlendirmesi gerektiğini belirten Eldem şu ifadelere yer verdi: “İktidarın Kanal İstanbul gibi her açıdan sorunlu mega projeleri yerine halkın gerçek sorunlarına yönelen ve toplumsal yarar amaçlı üretim ve hizmet projeleri ortaya koyması gerekir. Barınma, kreş ve okul öncesi eğitim gibi halkın yaşamını ve çalışmasını kolaylaştırarak yerellerde insanca bir yaşamı garanti altına alacak projeler geliştirerek bunu tabana yayabilmeliler... Örneğin, deprem ve fiyat artışından dolayı gittikçe önemli bir problem haline gelen barınma sorununa cevap olacak nitelikte projeler geliştirilebilir. Başta ana muhalefet partisi olmak üzere tüm siyasi partiler, bu projeleri önceleyen bir seçim kampanyası yürütmeli, sokağı geri kazanmalı, alternatif örgütler oluşturmalı, iktidar benzeri medya anlayışından vazgeçmelidir.”



