birgün

18° AÇIK

SİYASET 21.05.2020 21:32

İmamoğlu'ndan 'Üst akıl projesi misiniz?' sorusuna yanıt

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "Siz bir üst aklın projesi misiniz?" şeklindeki bir soruya, "Toplum üst aklı olabilir. Aslında şunu çok duydum; tanımlanan bir profile çok uygun bir kişilik olarak yorumladığımı biliyorum. Dolayısıyla demek ki toplumun üst aklının aslında projesiyim" yanıtını verdi

İmamoğlu'ndan 'Üst akıl projesi misiniz?' sorusuna yanıt

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, HaberGlobal TV'deki "Jülide Ateş ile 40" programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

İmamoğlu kendisine yöneltilen "Siz bir üst aklın projesi misiniz?" sorusuna, "Toplum üst aklı olabilir. Aslında şunu çok duydum; tanımlanan bir profile çok uygun bir kişilik olarak yorumladığımı biliyorum. Dolayısıyla demek ki toplumun üst aklının aslında projesiyim. Yani toplumun üst aklı nasıl bir belediye başkanı istiyor? Nasıl bir yönetici istiyor? Tanımlamalarından bu işi irdeleyen, inceleyen arkadaşlarımın ya da partideki bizim yöneticilerimiz uyuştuğunda 'evet doğru profil' diye beni davet ettiler" sözleriyle cevap verdi.

"CUMHURBAŞKANI DAHİL HERKESİN OYUNA TALİBİM"

Sunucunun "Cumhurbaşkanı'nın oyunu alacağınıza inanıyor musunuz?" sorusuna İmamoğlu'nun yanıtı şöyle oldu:

"Ben kişiden oy konusunda ümidimi kesmem. Israrlı bir insanım. Sayın Cumhurbaşkanı da bu ülkenin bir vatandaşı ve İstanbul'un bir hemşehrisi. Dolayısıyla süreç bittiğinde, tekrar İBB adayı olduğumda mutlaka oyunu isteyeceğim bireylerden birisi de sayın Cumhurbaşkanı'dır. Bazen insanlar zihninde size karşı pozittif duygu besler ama oy kullanmaya geldiğinde eli gitmez. Bu elin gitmemesinde birtakım siyasi takıntılar vardır, görüşler vardır ya da tarafgirlik vardır. Bu olmadığı takdirde ben sayın Cumhurbaşkanı dahil herkesin oyuna talibim."

"DEPREM BÜTÜNCÜL BİR MESELE"

"Büyük depremde İstanbulluları nasıl koruyacaksınız?" sorusuna yanıt veren İmamoğlu, "Deprem olduğu anda İstanbulluları korumak başka bir kavram ya da depremden sonra yapacaklarınız başka bir olgu. Ama esas olan bugün ne yapabileceğimiz. Çok vakit kaybettik ve biz depremi aslında çok önemli bir konu olarak hiçbir zaman masanın ön tarafına koymadık. Hep sağda solda tartışıldı hatta bazen sallandığımızda tartıştık. Bizim hiçbir zaman hafızamızdan çıkmıyor. Hatta bu konuda sürekli ilgililere yetkililere hatırlatmada bulunuyorum. Deprem tek başına ne bir belediyenin ne bir belediye başkanının, ne hükümetin ne de bir Cumhurbaşkanı'nın tek başına çözeceği bir konu değil. Deprem bütüncül bir mesele" diye konuştu.

"Hele hele İstanbul depremi. Yani siz bu kentte 16 milyon insanı koruyacaksınız, 10 binlerce bozuk yapı stoğunu düzelteceksiniz bütüncül bir sistem bu" diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

"Onun için deprem konseyi önerisinde bulunduk ve bu öneriyi sayın bakanımıza ilettik ve kendileri bunu kabul etti. Ama hızlıca kurulmalı. Bağımsız bir konsey olmalı. İçinde finans sektörü olmalı, içinde yapı sektörü olmalı, içinde bankacılar olmalı içinde toplumun farklı katmanları olmalı. Yani siyasi hiçbir tarafı kalmamalı özgün ve bağımsız olmalı diye önerimizi ilettik. Bu konunun koordinasyonunu Şehircilik Bakanlığı yapabilir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve İstanbul Valiliği bu konunun ana koordinatörleri olabilir. Şehrin dönüşümünü hızlıca hazırlayabiliriz. Depremi bütüncül milli bir mesele olarak kabul ediyorum."

imamoglu-ndan-ust-akil-projesi-misiniz-sorusuna-yanit-734642-1.

"SÜRECİ BAŞLATAN BİZİZ"

İBB Başkanı İmamoğlu, Başakşehir Şehir Hastanesi'nin yolu ile ilgili tartışmalar üzerine sunucunun sorduğu "İnsan sağlığını siyasi kavgaya kurban mı ettiniz?" sorusuna şöyle cevap verdi:

"Asla. Burada bir şehir hastanesi var. 2020 içinde planlanan bir hastane ve bu hastanenin 2 tane önemli ulaşım hattı var. Bir tanesi kara yoluyla daha da önemlisi metroyla. Bizim göreve geldiğimiz dönem itibariyle, en önemli ulaşımı sağlayacak olan metro hattı daha yüzde 7-8 seviyesindeydi. Yani bitirilmesi düşünülen zamanın çok gerisinde kalmış bir metro hattını devraldık. Metro hattı karayolundan daha da mühim. Bu bakımdan biz bu konuyu tam aksine hemen masaya yatırdık ve çözüm aramaya başladık. Baktık ki metro ihalesi yanlış bir ihale, Yapımcısı ve protokolüyle ilgili birçok sıkıntılar var. Bu konuda bu projeye yurt dışından finansman imkanı bulmak mümkün değil ve bunu da maliyeti itibariyle iç finansmanla yapmak mümkün değil. Dolayısıyla bunun hızlıca yetiştirilmesi lazım ve biz hızlıca girişimlere başladık. İller Bankası olsun, valilik olsun görüşmeleri başlatan biziz. Bu soruna çözüm arayan biziz. 'Bakın hastane yapılıyor ama yolu yok. Metrosu yok. Bu iş ihmal edilmiş' şeklinde bu süreci başlatan biziz."

"Kamu bankalarından ve İller Bankasından geri dönüş alamadık" diyen İmamoğlu, "Biz metro hattıyla ilgili sadece ve sadece 100 milyon avroluk bir finansman sağladığımızda hastaneyle ilgili süreci yapabileceğimizi 1 yıl içinde hazır edeceğimizi anlattık. Bizim valilikle oturup sohbetimizde iş şuna oturdu tam o esnada valilik bunu bakanlığın devralıp yapma düşüncesi olduğunu aktardı bize. Biz de dedik ki 'Tamam. Bize bir finansman sağlarsanız mutlu oluruz' Ama finansman sağlanmıyor bize. Kamu bankaları bunu bize vermiyor" ifadelerini kullandı.

"KREDİYİ VERSE BİZ YAPACAKTIK"

İmamoğlu, açıklamasına şöyle devam etti:

Kara yolları ile ilgili de benzer bir süreci devraldık. Tabii ki İstanbul'un birçok konusu var yani Sancaktepe'de hastaneye giden metro hattını başlatan biziz. Sonuç olarak yolu da yapabilirdik metroyu da yapabilirdik ama süreç çok sıkıştığından bakanlık biz bunu yapalım diye bir tavır ortaya koyduğundan o yazıyı onun için yazdık. Bu süreci ekim, kasımda biz konuştuk. Daha yeni Cumhurbaşkanlığı bir genelge yayınladı. Dedi ki, "Ben devralıyorum. Ulaştırma Bakanlığımla ben yapacağım" dedi. Nisan ayında biz yazı yazdık. Dedik ki, "Bize kaynak verin biz yapalım" "Hayır biz yapacağız" dediler. Ama nasıl yapacağız? Yapacağız, parasını da bittikten sonra keseceğiz. Yani burada aslında iktidarın çözüm metodu önemli. Yani bize krediyi verse biz yapacaktık. Bu bir siyasi karardır. Ama kim yaparsa yapsın. Cumhurbaşkanlığı da belediye başkanlığı da bizim makamımız.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız