Google Play Store
App Store

TBMM’deki süreç komisyonunun CHP’li üyesi Murat Bakan, “Süreçte büyük önem taşıdığını belirttikleri İmralı görüşmesi, hiçbir sonuç doğurmamıştır. Tam tutanaklar kamuoyu ile paylaşılmalıdır” dedi.

İmralı’da olan İmralı’da kaldı
Fotoğraf: AA
Mustafa Bildircin
Mustafa Bildircin
mustafamertbildircin@birgun.net

İmralı’ya TBMM’deki komisyon adına giden heyetin Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşmenin tutanak özetleri tartışma yarattı. CHP, DEM Parti, Yeni Yol Grubu ve TİP, görüşmenin tamamının komisyon ve kamuoyu ile paylaşılması gerektiğini kaydetti.

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit, komisyonda paylaşılan tutanağın, “Öcalan’ın değerlendirmelerini yansıtmaktan uzak olduğunu” savundu. Koçyiğit, Öcalan’ın Suriye, SDG-YPG ve Şara’ya yönelik tespitlerinin tutanakta yer almadığını ifade ederek, “Yayımlanan notlarda imzamız yok” ifadesini kullandı. Koçyiğit öte yandan, Öcalan’ın YPG’nin koşulsuz şartsız kendini lağvetmesi yönünde bir ifadede bulunmadığını da dile getirdi.

ŞEFFAFLIK VURGUSU

CHP Milletvekili ve TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Üyesi Murat Bakan, İmralı ziyareti ve ardından yaşanan çelişkilerle ilgili BirGün’e değerlendirmelerde bulundu. CHP’nin komisyonun çalışmaları ve İmralı ziyaretiyle ilgili tutumunun başından beri, “Şeffaflık” olduğunun altını çizen Bakan, “İktidar, tutanakların basına kapalı okutulması niyetindeydi” yorumunu yaptı.

Bakan, “Öcalan’ın söyledikleri eğer bu kadar kıymetli ve süreç için önemliyse neden TBMM tarafından tutanak altına alınmadı?” diye sordu.

GÖRÜŞMENİN TEK ÇIKTISI VAR

Bakan, sürecin geldiği noktada CHP’nin şeffaflık talebinin haklılığının ortaya konulduğuna dikkati çekerek tam tutanaklarının açıklanması gerektiği vurguladı. Bakan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Öcalan ile yapılacak görüşmenin barış sürecini doğrudan etkileyeceğini belirtiyorlardı. Madem öyle, görüşmenin tamamı açıklansın. Öcalan ile görüşülebilir, güvenlik bürokrasisi, bir siyasi mesajlaşma açısından görüşülmesi gerekiyorsa da DEM Parti heyeti görüşebilir ki görüşüyor. Siyasi mesajlarını iletme imkanı var Öcalan'ın.”

‘YENİ BİR ŞEY YOK’

CHP’li Bakan, tutanakların arından yapılan ve tutanakların gerçeği yansıtmadığını savunan açıklamalarla ilgili şunları söyledi: “Birisi doğru söylemiyor ama doğrunun ortaya çıkması ancak tam tutanakların ortaya çıkması ile mümkün olur? Tam tutanakları tutması gereken de parlamentodur. Meclis neden bu işi MİT’e devretti. Şu an görünen, komisyon üyelerinin görmediği yalnızca özeti çıkaranların gördüğü bir metinden bahsediyoruz.”

***

‘DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİN GÜNDEMİ DEĞİL’

Saray yönetiminin “terörsüz Türkiye” söylemiyle yürüttüğü süreçte, şeffaflık tartışmaları sürerken yandaş medyada aynı gün yayımlanan yazılarla demokratikleşme ve hukuki talepleri gündeme getiren muhalefeti süreci saptırmaya çalışan bir unsur gibi gösterdi.

Yeni Şafak’tan Yahya Bostan, hedefin talepler değil silahsızlandırma olduğunu vurguladı. “Maksimalist çıkışları gündemde tutmak da sürecin odağını kaydırır” diyen Bostan, “Terör örgütü silah bırakacak mı bırakmayacak mı, ona bakacağız.” dedi.

Sabah gazetesinden Nebi Miş ise “kayyumların son bulmasından, siyasi tutukluların serbest bırakılması ve AYM ve AİHM kararlarının uygulanması”na kadar talepleri gündeme getiren muhalefeti hedef alarak, “Katkı vermekten çok hassas meselelerin tartışılmasına imkân hazırlayacaklar’’ diye yazdı. Miş, “Demokratikleşme ile ilgili yapılacak tartışmalar, terörsüz Türkiye ya da bu geçiş sürecini doğrudan ilgilendiren konular değildir” dedi.

Türkgün’den Yıldıray Çiçek de “Barzani cephesinin bir provokasyon fırsatı olarak görmesi büyük bir gaflet olmuştur” dedi.