Google Play Store
App Store

ABD-İsrail saldırıları görmezden gelinirken İran'a yönelik "kınama" açıklamaları sürüyor. İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Japonya ve Kanada liderleri, ortak açıklama yaparak Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapatılmasını kınadı.

Kaynak: Haber Merkezi
İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Japonya ve Kanada'dan İran'a kınama

İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Japonya ve Kanada liderleri, Hürmüz Boğazı konusunda ortak açıklama yaptı. Açıklamada yaşananlardan dolayı ABD-İsrail saldırıları altındaki İran sorumlu tutulurken Hürmüz'ü fiilen kapatılması da kınandı. Açıklamada "İran’ın eylemlerinin etkileri, özellikle en kırılgan kesimler başta olmak üzere dünyanın her yerindeki insanlar tarafından hissedilecektir" denildi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz konusundaki sitemine karşılık, açıklamada "Boğazdan güvenli geçişin sağlanmasına yönelik uygun çabalara katkı sunmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz. Hazırlık planlaması yürüten ülkelerin taahhütlerini memnuniyetle karşılıyoruz" denildi.

Trump geçen günlerde "ABD’nin yıllardır NATO aracılığıyla müttefiklerini koruduğunu" belirtmiş ve "ABD’nin ihtiyaç duyduğu durumlarda müttefiklerinden yeterli destek görmediğini" söylemişti.

Ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"İran’ın son dönemde Körfez’de silahsız ticari gemilere yönelik saldırılarını, petrol ve doğal gaz tesisleri dâhil sivil altyapıya yönelik saldırıları ve İran güçlerinin Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatmasını en güçlü şekilde kınıyoruz.

Tırmanan çatışma konusunda derin endişe duyuyoruz. İran’a, tehditlerini, mayın döşeme faaliyetlerini, insansız hava aracı ve füze saldırılarını ve ticari gemi geçişini engellemeye yönelik diğer girişimlerini derhal durdurması ve BM Güvenlik Konseyi’nin 2817 sayılı kararına uyması çağrısında bulunuyoruz.

Seyrüsefer serbestisi, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi de dâhil olmak üzere uluslararası hukukun temel ilkelerinden biridir.

İran’ın eylemlerinin etkileri, özellikle en kırılgan kesimler başta olmak üzere dünyanın her yerindeki insanlar tarafından hissedilecektir.

BM Güvenlik Konseyi’nin 2817 sayılı kararıyla uyumlu olarak, uluslararası deniz taşımacılığına yönelik bu tür müdahalelerin ve küresel enerji tedarik zincirlerinin aksatılmasının uluslararası barış ve güvenliğe tehdit oluşturduğunu vurguluyoruz. Bu bağlamda, petrol ve doğal gaz tesisleri dâhil olmak üzere sivil altyapıya yönelik saldırılara derhal kapsamlı bir moratoryum uygulanması çağrısında bulunuyoruz.

Boğazdan güvenli geçişin sağlanmasına yönelik uygun çabalara katkı sunmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz. Hazırlık planlaması yürüten ülkelerin taahhütlerini memnuniyetle karşılıyoruz.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın stratejik petrol rezervlerinin koordineli şekilde piyasaya sürülmesine izin verme kararını memnuniyetle karşılıyoruz. Enerji piyasalarını istikrara kavuşturmak için, üretici bazı ülkelerle birlikte üretimin artırılması dâhil olmak üzere başka adımlar da atacağız.

Ayrıca Birleşmiş Milletler ve uluslararası finans kuruluşları aracılığıyla en çok etkilenen ülkelere destek sağlamak için çalışacağız.

Deniz güvenliği ve seyrüsefer serbestisi tüm ülkelerin yararınadır. Tüm devletleri uluslararası hukuka saygı göstermeye ve uluslararası refah ile güvenliğin temel ilkelerini korumaya çağırıyoruz."

TÜRKİYE'NİN DE ARALARINDA OLDUĞU 12 ÜLKE DE İRAN'I KINAMIŞTI

Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 12 ülke, yayımladıkları ortak bildiriyle İran'ın bölge ülkelerine yönelik saldırılarını kınayarak askeri eylemlerin derhal sonlandırılmasını istemişti. Bildirinin savaşı başlatan ABD-İsrail'e değil saldırıya altındaki İran'a odaklanması dikkat çekmişti.

İran'ın "kendi emelleri doğrultusunda Arap ülkelerindeki bağlı milis yapıları desteklemeyi, finanse etmeyi ve silahlandırmayı bırakması" istenilen bildiride, "Hürmüz Boğazı'nda uluslararası seyrüseferi engellemeye veya Babu'l Mendeb'deki deniz güvenliğini tehdit etmeye yönelik her türlü eylem ve tehditten kaçınması gerektiği" ifade edilmişti.