İnsan hakları örgütlerinden hükümete F tipi çağrısı
Avukat Behiç Aşçı'nın ölüm orucu eylemi 220. günü de geçti. Cezaevlerinde ölenlerin sayısı ise 130'u aştı. İnsan hakları örgütleri ölümleri engellemek için bugün Adalet Bakanı Çiçekle görüşecek
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TÎHV) Başkanı Yavuz Önen ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Başkanı Yusuf Alataş Adalet Bakanı Cemil Çiçek'e bir mektup göndererek, cezaevlerindeki tecrit uygulamasının ağır bir insan hakları ihlali olduğunu ve çözümün siyasi iktidarın elinde olduğunu belirtti.
"Ölüm oruçları"nda, cezaevi operasyonunda ve dışarıdan destek eylemlerinde ölenler de dahil, F tipi sorunuyla ilgili ölenlerin sayısının da 130'u aştığını anımsatan Önen ve Alataş, "Başta Adalet Bakanlığı olmak üzere herkesi ilgili tüm tarafların katılacağı bir tartışma ortamının yaratılması için çaba harcamaya davet ediyoruz" dediler.
ÇİÇEK'LE BUGÜN GÖRÜŞECEKLER
İstanbul Meslek Odaları Koordinasyonu ve Çağdaş Hukukçular Derneği'yse, "ölüm orucu" eyleminde 220 günü geçen Avukat Behiç Aşçı'nın ve diğer eylemcilerin ölmelerini engellemek ve tecridi konuşmak üzere bugün Ankara'da Bakan Çiçekle görüşeceklerini açıkladı. Örgütler, dün Behiç Aş-çı'yı ziyaret ettikten sonra, bugün Ankara'da bir basın açıklaması da yapacaklarını duyurdu.
F TİPLERİ RUH SAĞLIĞINI YIKIYOR'
Önen ve Alataş, mektuplarında F tipi cezaevlerindeki uygulamaların ruh sağlığı üzerinde yıkıcı sonuçlara yol açtığını vurguladı.
Ftipi cezaevlerinin genel koşulları, görüş, okuma, giyim, sağlık gibi temel hakların kısıtlanmasının, bu cezaevlerinde bulunan hükümlülerin beden ve ruh bütünlüklerini ya da kişiliklerini korumaları önünde ciddi birer engel olduğunu söyleyen Önen ve Alataş, Çiçek'e yazdıkları mektupta, "Bugüne kadar çalışmalar göstermiştir ki, tecrit ve uyaran kısıtlılığı ruh sağlığı üzerinde yıkıcı etkilerde bulunuyor. İnsanın psişik, fizyolojik ve sosyal işlerliğini sürdürebilmek için uygun, yeterli ve değişken duyusal ve sosyal uyarana gereksinim duyduğu, uyaran arzının yeterli ve uygun olmaması durumunda karakteristik bazı semptomların ortaya çıkabildiği saptanmıştır.
Araştırmacılar; tecrit koşulları ne kadar katıysa, duyusal uyaranlar ne kadar kısıtlıysa, süre ne kadar uzunsa, tecridin o kadar ağır ruhsal tablolara neden olabileceği konusunda ortaklaşıyor" dediler. BİA
» Tutuklular travma bozukluğu yaşıyor
2003-2005arasında F tipi cezaevlerinde kalan 404 kişi TİHV'ye başvurdu. Bunlardan 203'ü de psikiyatrla görüştü.
TİHV istatistiklerine göre, bu 203 kişinin aldığı psikolojik tanıların dağılımı şöyle:
» Kronik Travma Sonrası Stres Bozukluğu: 52
» Uyum bozukluğu: 37
» Majör depresif bozukluk: 36
» Yaygın anksiyete bozukluğu: 17
» Akut Travma Sonrası Stres Bozukluğu: 6
» Diğer duygudurum bozuklukları: 5
» Obsesif kompulsif bozukluk: 5
» Depresyon: 4
» Diğer anksiyete bozuklukları: 4
» Eşik altı spesifik olmayan psikiyatrik belirtiler: 4
» Uyku bozuklukları: 4
» Ayrışmamış somatoform bozukluk: 3
» Diğer psikotik bozukluklar: 3
» Major depresif bozukluk, yineleyeci: 3
» Panik bozukluğu: 3
» Sosyal anksiyete bozukluğu: 3
» Distimik bozukluk: 2
» Majör depresif bozukluk, tek epizod: 2
» Somatizasyon bozuklukluğu: 2
» Şizofreni: 2
» Akut stres bozukluğu: 1
» Alkolün kötüye kullanımı: 1
» Amnestik bozukluk: 1
» Cinsel işlev ya da kimlik bozuklukları yada parafinler: 1
» Diğer psikiyatrik bozukluklar: 1
» Diğer organik ruhsal bozukluklar: 1
» Diğer somatoform bozuklukları: 1
» Enurezis nokturna: 1
» Gerilim tipi baş ağrıları: 1
» Karışık anksiyete-depresyon bozukluğu: 1
» Konversiyon bozukluğu: 1
» Psöriyazis: 1
» Bekaroğlu: Siyasi tutuklulara hasta muamelesi yapılıyor
ÖZLEM ZORCANANKARA
HUKUK Fakültesi Öğrenci Derneği'nin 'tecrit'i masaya yatırdığı panelde, Psikiyatrist Mehmet Bekaroğlu 12 Eylül'den bu yana siyasi tutukluların tavırlarının 'sapma' ve 'hastalık' olarak değerlendirildiğini ifade ederken,
Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Sekreteri Avukat Selçuk Kozağaçlı, "Kolluk güçlerinin kendisi uyuşturucu ticareti yaparken, eşini öldürürken tutukluları 'iyi vatandaş' yapmak için 'ellerinden geleni' yapıyorlar," dedi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrenci Derneği'nin düzenlediği "Hapishaneler ve Tecrit" konulu panelde konuşan Bekaroğlu, tecrit kadar tehlikeli ve insan onuruna aykırı hiçbir şeyin bulunmadığını ifade etti. Tecridin 12 Eylül askeri darbesiyle birlikte yaşama geçtiğini belirten Bekaroğlu cezaevlerindeki siyasi tutuklu ve hükümlülerin, muhalif oldukları gerekçesiyle 'tedaviye ihtiyaçları olan, psikolojik rahatsızlıkları bulunan insanlar' olarak görüldüğünü ifade etti.
'YA TEDAVİ EDERİZ YA DA İTLAF'
Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Sekreteri Avukat Selçuk Kozağaçlı ise Avrupa Komisyonu Nihai İlerleme Raporunda cezaevlerinin durumuna işaret edildiğini belirterek şunları kaydetti: "Raporda, cezaevlerinde öne çıkan sorunun 'ortak faaliyet eksikliği' ve 'cezaevlerinin denetlenememesi' olduğu belirtildi. Adalet Bakanlığı bünyesinde 4 yıldır var olan heyet cezaevi yemekhanelerine alınan malzemelerden başka hiçbir şikayete ilişkin inceleme yapmadı." Yazar Cezmi Ersöz de, bir yazar olarak kendisini bugüne kadar en çok üzen olayın tecrit ve ölüm oruçları olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Biz F tiplerinin kaldırılmasını beklerken, 19 Aralık operasyonu yaşandı ve 34 kişi öldü. Bu olayın ardından aydınlar ve sanatçılar konuya uzak kaldı. Ölüm orucundakiler bilinçli bir şekilde yalnız bırakıldı. Dışarıdayken tecrit edildiler." Panelde, ölüm orucunun 122. günü tamamlayan Avukat Behiç Aşçı'nın gönderdiği bir mektup okundu ve tecridi anlatan sinevizyon gösterimi gerçekleştirildi.


