birgün

17° PARÇALI BULUTLU

GÜNCEL 31.01.2020 08:53

İnsan ve "İnsan"

"İnsan", canlı türlerinden birinin adı olmanın ötesinde değer ifade eden bir kavram. "O bir insan" dediğimizde iki ayağı üzerinde yürüyen düşünen bir varlığı işaret etmiş olmayız, hemcinslerin yargısına tabi davranışlardan, eyleme dönüşmüş kültürden söz etmiş oluruz. "İnsan" kavramı, karşılıksız dayanışma, sevgi ve düzenleyici olarak ahlakın karşılığıdır. Bu değerlerden birinin eksikliği durumda insan, sadece bir nesneyi ifade eder. Kavram "insan"ın karşılığı olmayan insana "İnsanlıktan çıkmış" deriz.

Sadece Dürdane ve Zülküf Aydın çiftini enkaz altından çıkardığı için değil "Bir daha olsa sadece Türkiye’de değil dünyanın her yerinde olsa yine yaparım. Bu sonuçta insanlık görevidir” dediği için Suriye kökenli Mahmud el Osman'a, "insan" kavramının tam karşılığı diyebiliriz. Bu sözü onun sevgi, dayanışma ve ahlakın dengeli taşıyıcısı olduğunu gösteriyor.

Mahmud, spor yapmaya çıktığında deprem oluyor, dönüş yolunda enkaz altındaki Dürdane Aydın'ın imdat çığlığını duyuyor ve yardımına koşuyor. Mahmud veya başka biri, yardım çağrısına aldırış etmeyip yoluna devam etseydi (ve biz bunu bilseydik) hakkında ne düşünürdük? Bir canlıyı ölüme terk etmiş gücü kuvveti yerinde genç birine iki ayak üzerinde yürüyor diye "insan" der miydiniz?

Mahmud, cinsinin diğer üyelerine yardım ederek "insan" kavramına karşılık gelen davranış gösterdiği için takdir edilmekle kalmayıp ödüllendiriliyor: Kurtardığı kadın tarafından aileye, devlet tarafından vatandaşlığa dahil edildi. Muhtemelen maddi ödüller de olacaktır.

Mahmud niye ödüllendiriliyor? Kendisinden beklenmeyen bir davranışı gösterdiği için mi? Eğer ödülün nedeni buysa dayanışma ve sevgi Mahmud'da bulunmayan ama ancak onda felaket anında ortaya çıkan bir şey olduğunu mu düşünüyoruz? Neden öyle düşünüyoruz, Suriyeli olduğundan mı? Enkaz altından canlı kurtarılan 45 kişinin her birini başka bir insan kurtardı. Onların kurtarıcısıyla bağı, kendisini dışarıya çeken el bıraktığında sona erdi. Niye, çünkü onlar profesyoneldi, işleri buydu. Mahmud ise üstüne farz olmadığı halde katılmıştı kurtarma çalışmasına...

Yanıtını aradığım soru "insan" sahip olduğu değerlerden ötürü ödüllendirilebilir mi, ödüllendirilmeli mi? İyilik ödüllendirilebilir bir şey mi? Soruya anlamlı yanıt bulabilmek için sanırım "Ödül nedir, kime hangi durumlarda verilir?" sorusundan başlamamız gerekiyor. Ödül, eşitler arasında başarılı olana ya da şartlandırma ve teşvik amacıyla verilir (Hayvanlar üzerinde kullanılan bir yöntem olduğu için şartlandırma ile teşviki geçelim). "Başarı" yarışma veya kıyaslama gibi bir yöntemle belirlenir. Sıralama dışı kalanlar doğal olarak başarısız sayılır. Bu tanım da bizi başka bir sorunun yanıtını aramaya yönlendiriyor. Soyut değerler yarışma konusu olabilir mi? Kimin sevgisinin daha güçlü, kimin daha yardımsever olduğunun ölçebilir miyiz?

Sorudan soru üreterek meseleden uzaklaşmadan kendi yanıtımla devam edeyim; Tırnak içine aldığımız "insanlık" yarışmaya, dolayısı ile ödüle konu olamaz, olmamalı. İnsana dair davranışları takdir amaçlı da olsa ödüllendirmek, insanı insanlıktan ayırır. Hele bir de ödül maddiyat vaad ediyorsa, sahip olunan her değerden bir karşılık beklemek kaçınılmaz olur.

Mahmud kahraman değil, o bir insan; peki bu insanı biz neden kahraman yapıyoruz? Çünkü ekmeğimize, havamıza suyumuza ortak olmasını içimize sindiremeyip dışladığımız bu genç insan, Suriyelilerin de "insan" olduğunu göstererek bizi utandırdı. Utandırmakla kalmadı çoktandır kaybettiğimiz ve aramaktan vaz geçtiğimiz bir şeyin, insanlığın yerini işaret etti. Gördük ki insanlık, birinin elinden tutmak kadar basit ve Türklere özgü olmayan evrensel bir şeymiş...

Bu kadar basit bir şeyi anlamayan, anlamak istemeyen ve hatta başkalarının anlamasına engel olmak isteyenler olacaktır. Mahmud'un uzman (AFAD) eliyle yürütülmesi gereken kurtarma girişimini takdirle karşılarken HDP'li belediyenin yardımını "güvenlik riski" gerekçesiyle geri çevirmek böyle bir şey olsa gerek.

Mahmut'un iyi niyeti, bir beton parçasının, kurtarmaya çalıştığı kişinin başına düşüp ölümüne neden olabilirdi. Böyle bir risk yok diyemeyiz. Ama ErganiBelediyesinin yakacak, yiyecek, barınak yardımında güvenlik riski görmek hangi insan tanımına girer bilmiyorum...

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız