Google Play Store
App Store

Çocuk yaştayken Kuran'a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler tarafından istismar edilen ve daha sonra faille evlendirilen Fatmanur Çelik ile yine Şengüler'in yıllarca istismar ettiği kızı Hifa İkra Şengüler, Zeytinburnu sahilinde ölü bulundu. Fatmanur Çelik, "Başıma bir şey gelirse intihar demeyin" demişti. Aile Bakanlığı'ndan konuya ilişkin yapılan açıklamada Bakanlığın tavrını eleştiren medya ve STK'ler eleştirildi. Soruşturmaya gizlilik kararı getirildi. Çelik'in avukatı Buse Naz Güneş ise "Bir anne ve çocuğun canı feda edilmiş oldu" dedi.

“İntihar demeyin” demişti: Dinci vakıf yöneticisinin istismar ettiği anne ile kızı ölü bulundu
Sarya Toprak
Sarya Toprak
saryatoprak@birgun.net

Kuran'a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler tarafından istismar edilen Fatmanur Çelik ile kızı Hifa İkra Şengüler dün gece İstanbul Zeytinburnu’nda cansız bedenleri bulundu. Anne Çelik, bir süredir istismar failinin hak ettiği cezayı alması için adalet nöbeti tutuyordu.

İstismar mağduru anne Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler’in dün gece Zeytinburnu Kazılıçeşme sahilinde cansız bedenlerine ulaşıldı.

Balık tutmak için sahile gelenler denizde hareketsiz duran bir kişiyi fark ederek polis ve sağlık ekiplerine haber verdi.

"HESABINI SORACAĞIZ"

Kendi kızını istismar etmekle suçlanan Kuran'a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Ş.’nin kuvvetli delillere rağmen tutuklanmaması üzerine adalet nöbetine başlayan ve kendisi de çocuk yaştayken istismar edilen anne Fatma Nur Çelik ve kızının hayatını kaybettiği bilgisi Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği tarafından verildi.

Dernek’ten yapılan açıklamada, “Müvekkillerimiz gericilerin kuşatmasına ve kendilerine yaşatılan bu ağır acıya daha fazla dayanamadılar. Anne Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler'in hayatını kaybettiğini öğrenmiş bulunuyoruz” denildi.

Sürecin takipçisi olacaklarını söyleyen dernek üyeleri, “Kaybettiğimiz her bir canın hesabını sonuna kadar soracağız” dedi.

AVUKATINDAN AÇIKLAMA

Çelik’in avukatı olan Önce çocuklar ve Kadınlar Derneği üyesi Buse Naz Güneş BirGün’e konuştu. Güneş, “Hifa yaşadıklarının etkisiyle ve yetkili kurumların ihmali nedeniyle aylardır yemek yemiyor su bile içmiyordu. Annesinin şırınga yardımıyla birkaç damla su içirerek hayatta tutmaya çalıştığı bir çocuk haline gelmişti” dedi.

Annenin Çekmeköy civarındaki birçok hastaneye başvurup kızının yatışının yapılması için talepte bulunduğunu kaydeden Güneş hiçbir hastanenin çocuğun yatışını kabul etmediğini söyledi.

Daha sonra bir hayırsever aracılığıyla çocuğu Koç Üniversitesi hastanesine yatırdıklarını vurgulayan Güneş, “Ne yazık ki bu hastanenin çocuğun psikiyatrik tedavisi için yeterli olmadığı ve bakanlık tarafından çocuğun Ankara’ya sevk edileceğini öğrendik” dedi
Anne Çelik’in defalarca bakanlıktan gelen yetkililerin kendisine kötü davrandığını ve adeta ‘çocuğunu elinden alacağız’ diye korkutulduğunu beyan ettiğini kaydeden Çelik, “Bakanlık tarafından çocuğun hastaneye alınması için evlerine gidildiği gün çocuğun korkutulduğu ve kriz geçirdiği söylendi” ifadelerini kullandı.

Daha sonra tekrar geleceklerini söyleyerek yetkililerin evden ayrıldığını söyleyen Güneş sözlerine şöyle devam etti: “Kriz anındaki bir anne ve çocuğuna adeta intihar etmesi için son bir şans vermişler. Anne defalarca süreç içinde sürekli baskı gördüklerini ve özellikle eylemleri sonlandırması için çocuğun velayeti ile korkutulduğu beyan etti. Yetkililerin daha fazla korkutmadan ve zaman kaybetmeden çocuğu ziyaret ettikleri gün alıp hastaneye yatışını yapmaları gerekiyordu. Bu yapılsaydı şu an ikisi de hayatta olacaktı. Ancak tekrar tekrar korkutup süreci uzattılar, bir anne ve çocuğun canı feda edilmiş oldu. Biz dernek olarak hala raporlara erişemiyoruz, kurumlar tarafından zorluk yaşamaya devam ediyoruz. Bu nedenle ölüm nedeniyle ilgili yorum yapamıyoruz. Ailenin ölümü bu aşamada şüpheli, ancak şüpheli olmayan tek şey gencecik bir kadın ve çocuğun tarikat karanlığına feda edildiğidir.“

SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Olayla ilgili soruşturma başlatılırken anne ve kızın cenazeleri incelenmek üzere Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.

GİZLİLİK KARARI VE YAYIN YASAĞI

Olaya ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya gizlilik kararı ve yayın yasağı getirildi.

AİLE BAKANLIĞI'NDAN AÇIKLAMA:

Konuya ilişkin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndan açıklama geldi. Açıklamada şunlar denildi:

"Bir süredir haberlere konu olan ve öz babasının istismarına uğradığı iddia edilen çocuk hakkında İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesinin kararıyla Sağlık ve Danışmanlık Tedbiri uygulanmıştır. Sağlık kontrollerinin düzenli yapılmadığının anlaşılması üzerine tedavi sürecinin aksamaması için gerekli çalışmalar yürütülmüş ancak bu süreçte annenin reddedici tutumları sebebiyle yönlendirmelere olumlu yanıt alınamamıştır.

13.02.2026 tarihinde çocuğun özel bir vakıf hastanesine yatırıldığı bilgisi alınmış, tedavi süreci takip edilmiştir. Sağlık kurulu raporunda çocuğun yatılı psikiyatrik tedavisinin gerekli olabileceği belirtilmiştir. Buna rağmen annenin önerilen tedavi ve sevkleri kabul etmediği uzmanlarca bildirilmiştir.

"KORUMA KARARI ALINDI, ULAŞILAMADI"

"Çocuğun sağlık durumunun risk altında olması nedeniyle 02.03.2026 tarihinde acil koruma kararı çıkartılmış ve konu adli makamlara intikal ettirilmiştir. Aynı gün adrese gidilmiş ancak kimseye ulaşılamamıştır. Akşam saatlerinde gelen ihbar üzerine anne ve çocuğun hayatını kaybettiği bilgisi alınmıştır.

Yaşanan elim olay hepimizi derinden üzmüştür. Konu adli makamlarca soruşturulmaktadır.

MEDYA VE STK'LER SUÇLANDI

Öte yandan süreç boyunca, bazı medya organları ve sivil toplum kuruluşlarının süreci çarpıtarak Bakanlığımızın anne ve çocuğu korumaya yönelik girişimlerini “anne ile çocuğu ayırma çabası” şeklinde yansıtması sorumsuz ve gerçek dışıdır.

Çocuğun üstün yararı doğrultusunda atılan adımların kamuoyu nezdinde farklı bir algı oluşturacak şekilde sunulması kabul edilemez.

Bu üzücü olay vesilesiyle bir kez daha tüm medya mensuplarını ve STK’ları bu tür konularda yetkililerin yönlendirmesi doğrultusunda hassas ve titiz davranmaya davet ediyoruz."

“İNTİHAR DEMEYİN” DEMİŞTİ

Anne Çelik yıllar önce çocuk yaşta Ayhan Ş. tarafından istismar edilmişti. Çelik, daha sonra Ayhan Ş. ile evlendirilmişti. Evliliğin ardından doğan Hifa İkra Şengüler'in de Ayhan Şengüler tarafından 3 yaşından itibaren cinsel istismara maruz bırakıldığı öne sürülmüştü. Açılan dava devam ederken Ayhan Şengüler'in tutuksuz yargılanması üzerine Anne Çelik, adalet nöbetine başlamıştı.

Bir süredir İstanbul Kartal’daki Anadolu Adliyesi önündeki adalet nöbeti tutan ve kamuoyundan destek isteyen Çelik, "Başıma bir şey gelirse intihar demeyin” demişti.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Göktaş ise aileye danışmanlık hizmeti ve ekonomik destek sağlandığını öne sürse de Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, “Anne, yaşanan ihmallerden söz etmeye çalıştığı her durumda ilgili kurumlar tarafından örtük biçimde çocuğunun elinden alınacağı tehdidiyle karşı karşıya bırakılmıştır. Bugün ‘destek’ adı altında yapılan ziyaretler bu gerçeği ortadan kaldırmamaktadır” sözleriyle tepki göstermişti. Dernek’ten yapılan açıklamada sunulduğu iddia edilen danışmanlık ve ekonomik desteğin niteliksiz olduğu belirtilmişti.