birgün

23° KAPALI

BİLİM 06.09.2020 09:10
author

İntihar etme yollarını arayanlar 2004’ten beri artışta!

Gazetelerde gördüğümüz intihar haberlerinin hepsinin ardında bir birey, hepsinin ardında bir hikâye var. Yaşamlarına nasıl son vereceklerini internetten aratıyor olabilirler ve internet üzerinden bu kişilere yardımcı olabilmek birçok kişiyi yaşama bağlayabilir

Ortalama internet kullanıcısının farkında olmayabileceği, internet sitelerinin kendilerine gelen kullanıcıları analiz etmekte kullanabilecekleri çok kıymetli bir araç var: Google Search Console (Arama Konsolu). Bu araç, Evrim Ağacı veya BirGün gibi internet sitelerine gelen ziyaretçilerin, Google’da hangi aramaları yaptıktan sonra bir içeriği bulup da o içeriğe geldiğini gösteriyor (ve daha çok sayıda diğer veriyi de tabii; ama bugün sadece bu özelliğine odaklanacağım). Bu kişilerin spesifik olarak kim olduklarını elbette göremiyoruz; ancak kaç kişinin, hangi sözcük veya kalıpları arayarak belirli bir içeriğe geldiklerini görebiliyoruz.

Geçtiğimiz aylarda tamamen alakasız bir işle uğraşırken, 2018 yılında yazdığımız “İntihar: İnsanlar Arasında Kendi Canına Kıymanın En Yaygın 10 Nedeni ve Bu Konuda Yapabilecekleriniz!” başlıklı bir yazımızın Google Arama Konsolu verilerine denk geldik. Gördüklerimiz kan dondurucuydu, sizinle de paylaşmak istiyorum:

intihar-etme-yollarini-arayanlar-2004-ten-beri-artista-777519-1.

Sadece Kasım 2019’dan beri, sadece bizim bu içeriğimize 66 bin kişi gelmiş; toplamda 432 bin kişi internette arama sonuçlarında bu içeriği görmüş. Özellikle de nisan ayından beri bu yazıya yönelik aramalar giderek artmış. Bu, Covid-19’un ve diğer sosyopolitik olayların psikolojimiz üzerindeki etkisine işaret edebilir; ama bunu söyleyebilmek için tabii ki daha fazla analiz yapmak gerekir. Benim söz etmek istediğim de zaten bu değil. Çünkü dediğim gibi, insanların hangi tekil aramalarla geldiğini görebiliyoruz ve asıl kan dondurucu olan kısım o:

intihar-etme-yollarini-arayanlar-2004-ten-beri-artista-777518-1.

Bu gördüğünüz, insanların hangi sözcüklerle arama yapıp da bizim yazımıza geldiğini gösteren bir tablo. Mavi renkli olan sütun, o sözcük/kalıp ile arama yaptıktan sonra kaç kişinin bizim içeriğimize tıkladığını gösteriyor. Mor renkte olan ise, o aramayı yapan kaç kişinin içeriği gördüğü… Örneğin Google’a “nasıl intihar edilir” yazarak arama yapan 18,659 kişiye bizim içeriğimiz gösterilmiş; bunlardan 6,201’i bizim yazımızı okumayı tercih etmiş. “İntihar etmek istiyorum” yazan 15,042 kişinin arama sonuçlarına bizim yazımız da girmiş, 1,677’si bizim içeriğimize tıklamayı seçmiş. “En kolay intihar” yazan 5,931 kişinin aramalarında gözükmüşüz, bunların 1,013’ü bizim siteye gelmiş. Ve bu aramalar, 863 satır boyunca devam ediyor. “İntihar etmenin yolları”, “Nasıl intihar ederim”, “En acısız intihar”, “Kolay intihar”, “En etkili intihar yolu” gibi aramalar da listede yer alıyor.

Unutmayın: Bu sadece bizim, sadece bir yazımız; intihar ile ilgili başka birçok diğer yazıya da gidilmiş olabilir ve bizim yazımız bir arama sonucunda eğer bir sayfada çıkmadıysa, muhtemelen o kişiyi tamamen kaçırmış olacağız. Yani gerçekte bu tür aramaları yapan belki onlarca, belki yüzlerce kat insan var.

Merak ettim, Google’ın bir diğer aracı olan Google Trendler sistemine bir bakayım dedim. Bu araç, yıllar içinde bir coğrafi bölgedeki spesifik bir konu veya terimin aranmalarının nasıl değiştiğini gösteriyor. Yani bir konuya olan ilginin değişimini ölçüyor. Aşağıdaki grafik, Türkiye’de 2004 yılından beri “İntihar” konusunun arama sıklığının nasıl değiştiğini gösteriyor:

intihar-etme-yollarini-arayanlar-2004-ten-beri-artista-777523-1.

“E tabii artacak, internet kullanımı arttı” diyenleri duyabiliyorum. Hayır, çünkü Google bunu hesaba katarak normalize ediyor; yoksa bütün arama sonuçları zamanla artardı (mesela “evrim teorisi” konusu her geçen yıl daha az aranıyor). Yani bunun internet kullanımının artmasıyla ilgisi yok; intihar konusunda arama yapan insanların sayısı gerçekten artıyor gibi gözüküyor.

Benim asıl derdim ise şu: Bu aramaları yapan kişilerin profesyonel yardım alabilecekleri, ücretsiz hizmetler yok ya da erişilebilir değil. Örneğin ben Google’a İngilizce “suicide” yazdığımda, en tepede “Yardım almanız mümkün. Bir danışman ile şimdi konuşun.” diye kocaman bir yazı çıkıyor ve altında ABD Ulusal İntihar Önleme Hattı’nın numarası çıkıyor (1-800-273-8255). Tek bir tuş ile bir danışman ile yazışmaya başlayabiliyorum. Türkçe yapılan aramalarda ise böyle bir şey yok, çünkü böyle bir sistem yok. Wikipedia, Ekşi Sözlük, gazeteler vb. sitelerden gelen ve en tepede çıkan alakasız/önemsiz sonuçlar haricindekilere baktığımda, intiharı önlemeye yönelikmiş gibi gözüken sitelerden bir kısmı düzgün yüklenmiyor bile, bazıları en son 2012’de güncellenmiş!

Elbette sadece burada verdiğim sonuçlardan nihai yargılara varmak mümkün değil; daha detaylı incelemeler yapılması şart. Örneğin TÜİK verilerine göre Türkiye’de her gün ortalamada 9 kişi intihar ediyor; söylenene göre bu sayı, Avrupa’daki en düşük sayı. Ancak az önce verdiğim arama terimlerine bakınca, tek bir kişiyi bile “en kolay intihar yöntemi” yazdığında kurtaracak dijital araçların geliştirilmesinin önemi anlaşılabilir. O aramayı yapanın çocuğunuz, babanız veya sevgiliniz olduğunu hayal edin. Ve sırf yardım alabileceğini bilmediği için, kendisini yalnız ve kaybolmuş hissettiği için canına kıydığını… Bu konuya çok daha fazla ağırlık vermemiz gerektiğini düşünüyorum. Gazetelerde gördüğümüz intihar haberlerinin hepsinin ardında bir birey, hepsinin ardında bir hikâye var. Bu kişiler, yaşamlarına nasıl son vereceklerini internetten aratıyor olabilirler ve internet üzerinde cana kıyma konusunda arayış noktasında bu kişilere yardımcı olabilmek, şu anda bu aramayı yapmakta olan ve belki de ilerleyen dönemde yitireceğimiz birçok canı yaşama bağlayabilir.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız