birgün

6° AÇIK

GÜNCEL 05.11.2020 09:43

İntihar ettiği söylenen tutuklunun raporunda darp çıktı

Van M Tipi Cezaevi'ne sevk edildikten sonra kaldırıldığı hastane odasından atlayarak intihar ettiği ileri sürülen İslam Kaya’nın epikriz raporunun tanı kısmında “kafa içi yaralanma ve başkası tarafından darp veya çarpma” ibaresi yer aldı.

İntihar ettiği söylenen tutuklunun raporunda darp çıktı

Van’ın Başkale İlçesi’nden 15 Ağustos 2019 tarihinde şahsi aracıyla kent merkezine giden İslam Kaya adlı yurttaş, hakkında bulunan tutuklama kararı gerekçesiyle gözaltına alındı. Kaya ertesi gün (16 Ağustos) tutuklandı. Götürüldüğü cezaevinden ise, askerler tarafından Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Dursun Odabaşı Hastanesi'ne kaldırılarak yoğun bakım servisine alındı. Kafasının sol kısmında çökme tespit edilen Kaya’nın beyin kanaması geçirdiği belirlendi.

Mezopotamya Ajansı’nda yer alan habere göre, daha sonra oda servisine alınan Kaya’nın, yatağa kelepçelenmesine rağmen 27 Ağustos 2019 tarihinde bulunduğu odanın penceresinden atlayarak intihar ettiği iddia edildi.

POLİS TUTANAĞI VE HASTANE RAPORU ÇELİŞKİLİ

Hastanede başında nöbet tutan askerler tarafından tutulan tutanaklarda, Kaya’nın yoksunluk sendromu yaşadığı gerekçesiyle iki kolunun kelepçelendiği öğrenildi.

İki kolu kelepçeli olan ve intihar ettiği iddia edilen Kaya’nın hastaneye getirildiği sırada tutulan Epikriz raporunun tanı kısmında ise, “kafa içi yaralanma ve başkası tarafından darp veya çarpma” ibaresi yer aldı.

Polis tutanağında Kaya’nın gözaltı sırasında seyir halindeki aracından atladığı ifade edilirken, hastane raporlarında vücudunun farklı bir yerinde herhangi bir yaraya rastlanmadı. Diğer yandan yoğun bakım servisinde yapılan psikiyatri kontrolünde Kaya’nın madde kullandığına dair herhangi bir bulgunun da saptanmadığı aktarıldı.

intihar-ettigi-soylenen-tutuklunun-raporunda-darp-cikti-801278-1.
İslam Kaya-Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

SAVCILIK İŞLEM YAPMADI

Kaya’nın ailesi ve avukatları, asker gözetiminde bulunan birinin araçtan nasıl atlayarak yaralandığı ve asker gözetiminde iki kolu yatağa kelepçeli iken pencereden nasıl düştüğünün araştırılması talebiyle savcılığa suç duyurusunda bulundu. Başvurunun üzerinden yaklaşık bir yıl geçmesine rağmen savcılık makamı hala tek bir kolluğun ifadesine başvurmuş değil.

‘ELLERİ KELEPÇELİ OLAN BİR KİŞİNİN İNTİHAR ETMESİ HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRIDIR’

Ailenin avukatı Kadir Kutevi, polis ve askerler hakkında yaptıkları suç duyurusuna ilişkin hiçbir gelişmenin olmadığını vurgulayarak, Kaya’nın cezaevine götüren polisler tarafından araç içerisinde önce darp edildiğini ve daha sonra cezaevine teslim edildiğini öne sürdü.

Kaya’nın hastaneye kaldırılarak beyin cerrahi yoğun bakım servisinde tedavi altına alındığını hatırlatan Kutevi, “Yoğun bakımdan çıktıktan sonra elleri kelepçeli bir şekilde götürüldüğü mahkûm odasının penceresinden atlayarak intihar ettiği iddia edildi. Elleri kelepçeli olan bir kişinin intihar etmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Kaya, yaşamını yitirmeden önce yanında bulunan kolluk tarafından tutulan tutuklarda yoksunluk sendromu yaşadığı belirtiliyor. Yoksunluk sendromu çeken birinin yanında birden fazla kolluğun bulunmaması zaten bir ihmal suçudur. Varsayalım ki İslam Kaya intihar etti. Bu durumdan bile devlet sorumludur” dedi.

‘KOLLUĞU KORUMA VE CEZASIZLIK POLİTİKASI YÜRÜTÜLÜYOR’

Otopsi raporunda ise “kafa üstü düştüğü” belirtildiğini kaydeden Kutevi, intihar eden bir kişinin kafa üstü düşmesinin imkânsız olduğunu dile getirdi. Olayın birçok şüphe barındırdığını ifade eden Kutevi, şöyle konuştu:

“Yaşanan şüpheli ölümün aydınlatılması ve sorumluların belirlenip cezalandırılması için başlattığımız hukuki süreçte tek bir kolluk gücünün dahi ifadesine başvurulmuş değil. Bu çerçevede dosya sürüncemede bırakılarak hasıl altı edilmeye çalışıldığını düşünüyoruz. Hukuki olarak şuana kadar bu dosyanın iddianamesinin hazır edilmesi ve kovuşturma aşamasına geçilmesi gerekiyordu. Bölgede kolluğu koruma ve cezasızlık politikası yürütülüyor. Bu birçok hak ihlali doyasında görünen bir durumdur. Soruşturma iznin valilikten alınmayarak kolluğun korunma yoluna gidildiğini düşünüyoruz.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız