birgün

30° AÇIK

AVRUPA 30.07.2020 22:58

Irkçı Kanat’tan Kalbitz’in AfD’den ihracı ne anlama geliyor?

Irkçı Kanat’tan Kalbitz’in AfD’den ihracı ne anlama geliyor?

Egehan Ünlü - Berlin

Mayıs ayında AfD üyeliği iptal edilen eski paraşütçü asker Andreas Kalbitz’in itirazı partinin en üst hakemlik organı tarafından reddedildi. Kalbitz’in parti üyeliği, partiye başvurusu sırasında aşırı sağcı bir örgüte üyeliğini gizlediği iddiasıyla iptal edilmiş, Kalbitz bu karara itiraz ederek mahkemeye başvurmuştu. Yerel mahkeme de bu itiraz üzerine üst hakemliğin kararına kadar üyelik haklarının iadesine hükmetmişti. Meuthen Kalbitz’i Brandenburg meclis grubu başkanlığını bırakmaya davet etti. Kalbitz ise itiraz kararına karşı parti dışı hukuk yollarını da kullanacağını bildirdi.

Üyelik İptali Parti İçi Ayrılıkları Gün Yüzüne Çıkardı

Parti Eşbaşkanı Jörg Meuthen, partinin Mayıs ayındaki MYK toplantısında beklenmedik bir şekilde Kalbitz’in üyeliğini sorgulamaya açmış, partinin ağır toplarının itirazlarına rağmen kıl payı üyeliğin iptal kararını MYK’dan geçirmeyi başarmıştı. Meuthen böylece Almanya’da uygulanması çok zor olan partiden ihraç mekanizmasını işletmekten kurtularak defacto bir ihracı kısa sürede sağlamış oldu. Meuthen bugüne kadar Kalbitz’in, Höcke ile beraber başını çektiği aşırı ırkçı kanata (Flügel) açıkça karşı çıkmaktan imtina etmiş, hatta yeri geldiğinde desteğini de esirgememişti.

Kalbitz’in başkanı olduğu Brandenburg Eyalet Parlamentosu AfD meclis grubu bu durum karşısında, iç tüzükte değişik yaparak, parti üyesi olmayan Kalbitz’in meclis grubu başkanlığının devamına karar vermişti. Doğu Almanya’daki AfD örgütleri de Kalbitz’i destekleyen açıklamalarda bulunmuşlardı. Federal Meclis Grubu Eşbaşkanları Alice Weidel ve Alexander Gauland da Kalbitz’ten yana tavır koymuşlardı.

Parti İçi Hizipler

Kalbitz’in üyeliğinin iptal kararı parti içi hizipleşmelerin de gün yüzüne çıkmasına sebep oldu. Bazı analizler bu durumu köken milliyetçisi ve milliyetçi muhafazakârların arasındaki ayrışmaya bağlıyor. Özellikle Alman iç istihbaratın (Verfassungschutz) Flügel’i takibe almasının, partinin muhafazakârlara hitap edebilme iddiasına zarar verdiği iddia ediliyor. Merkez muhafazakârlarca oy verilebilecek bir parti imajının sağlanması ise, ancak Flügel’in güçsüzleştirilmesinden geçiyor. Muhafazakâr ve köken milliyetçileri ayrımı Batı – Doğu örgütleri arasındaki ayrımla da paralellik göstermekte.

Bir diğer argüman ise parti içindeki ayrımın ekonomik politikalara farklı bakışlara dayandığı yönünde. Freie Universität Berlin’den Timm Kühn’ün TAZ’daki yazısına göre, partinin içindeki önemli bir ayrım da ordoliberal piyasa ekonomicileriyle, nasyonal sosyalist iktisat yanlıları arasında bulunuyor. Meuthen rekabetçi piyasanın destekçisiyken, Kalbitz ve Höcke ırk kökenli tanımlanan topluluğun, rekabet içinde değil kader birliği içinde olduğunu iddia ediyor; “topluluğa ait olmayan” öğelerin dışarıda bırakıldığı bir sosyal devletin ise korunması gerektiğini savunuyorlar. Bütün bu grupları bir arada tutan bağ ise yabancı düşmanlığından geçiyor.

Andreas Kalbitz, Björn Höcke’den sonra AfD’nın Kanat (Flügel) adı verilen aşırı ırkçı kanadının önde gelen isimlerinden biri. Kalbitz, 2019 Doğu Almanya’da bulunan Brandenburg eyalet seçimlerine partinin baş adayı olarak girmiş, parti bu seçimde hükümetteki SPD’den sadece 2,5 puan az oy alarak % 23,5 ile ikinci parti olmuştu. Eyaletin doğusundaki seçim bölgelerinde birinci olmayı başaran AfD, oylarının 3’te 1’ini ise geçen seçimde oy vermeyenlerden almıştı. Örgütün iplerini sıkı sıkıya elinde tuttuğunu söylenen Kalbitz, Brandenburg’ta ana muhalefeti oluşturan AfD’nin meclis grup başkanı olarak seçilmişti.

Flügel Doğu Almanya’da Daha Güçlü

AfD’nin doğudaki eyalet örgütlerinde Flügel’in daha fazla gücü bulunuyor. Flügel’in iki önemli sözcüsü Höcke ve Kalbitz de sırasıyla Thüringen ve Brandenburg eyalet örgütlerinin başında bulunuyorlar. Doğu’daki üyelerin çoğunluğu, bütün üyelerin ise üçte birinin bu kanata yakın olduğu düşünülüyor. Batı örgütlerinde ise Flügel destekçileri azınlıkta bulunuyor. Ancak doğudaki 5 eyaletin 3`ünün başında Höcke ve Kalbitz gibi Batı Almanya kökenli siyasetçilerin olması, Doğu Almanya’nın yıkılışının yarattığı mağduriyetleri dilden düşürmeyen siyaset göz önünde bulundurulduğunda, daha çok dikkat çekiyor. Parti bu siyasetle yabancı düşmanlığını birleştirerek doğudaki eyaletlerde oy kullanan seçmenin yüzde yirmi ila yirmi beşinin desteğini alıyor.

Verfassungsschutz’un Flügel’i aşırı sağcılık gerekçesiyle takibe almasıyla birlikte parti üzerindeki baskı artmış, bu gruba göre daha “ılımlı” sayılabilecek üye ve seçmenleri kaybetmekten çekinen parti, kanadın kendi kendini lağvettiğini duyurmuştu. Uzmanlar ise kanadın lağvının sadece kâğıt üzerinde olduğunu, oluşumun ırkçı ideolojisinin ise partinin üzerinde hakimiyetinin devam ettiğini bildiriyorlar.

Euro Karşıtlığından Irkçılığa Uzanan Yol

Diğer siyasi partiler gibi iç çatışmalardan muaf olmayan AfD’deki son olayların 2022 seçimlerine etkisinin ne olacağı ise bilinmiyor. Ancak partinin daha önce de hızlı şekilde kabuk değiştirip zamanın ruhuna uyum sağlayabildiği ve kamuoyunu yönlendirebildiği de tecrübelerle sabit. 2013’te Almanya’nın Euro krizindeki politikalarına karşı ekonomi profesörü Bernd Lucke liderliğinde kurulan partinin ipleri, 2015’te Frauke Petry önderliğindeki “sağcı” kanatın eline geçmiş, 2017’de ise Petry partideki aşırı milliyetçi söylemleri gerekçe göstererek partiden ayrılmıştı. Parti tüm bu süreç boyunca oylarını arttırarak bir ara %17’lik oy oranına erişmiş, salgının ilk döneminde ise oy kaybına uğrayarak %10 marjının altına düşmüştü.

Son gelişmelerin AfD’nin merkez muhafazakâr seçmen gözündeki imajını etkileyip etkilemeyeceğini nihai olarak 2021 sonbaharındaki, mevcut Başbakan Merkel’in tekrar aday olmayacağı öngörülen federal seçimler gösterecek. Ancak her yerde olduğu gibi Almanya siyaseti için de bu süre, birçok gelişmeye gebe bir yüzyıla tekabül ediyor.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız