Google Play Store
App Store

Bağımsız sol milletvekili Catherine Connolly, İrlanda’nın yeni cumhurbaşkanı oldu. Oyların yüzde 63’ünü alarak seçimi ilk turda kazanan Connolly, Filistin yanlısı tutumuyla dikkati çekti. NATO’ya ve Avrupa’da artan silahlanma politikalarına karşı tavır alan Connolly, İrlanda adasının birleşmesi için toplumsal seviyede adımlar atmayı vadediyor.

İrlanda'da yeni cumhurbaşkanı seçilen solcu Catherine Connolly hakkında neler biliniyor?

İrlanda'da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Filistin yanlısı solcu Catherine Connolly, rakibi Heather Humphreys'i geride bırakarak ülkenin 10'uncu cumhurbaşkanı oldu.

Resmi sonuçlara göre Catherine Connolly, oyların yüzde 63,4'ünü alarak seçimi kazandı. Diğer aday Humphreys ise oyların 29,5'ini aldı. Kiracısından aldığı fazla kira nedeniyle adaylıktan çekilse de ismi oy pusulasında yer alan İrlanda Başbakanı Martin'in adayı Jim Gavin ise oyların yüzde 7,2'sini aldı.

Seçimi kazanan Catherine Connolly, 11 Kasım'da düzenlenecek törenle görevi devralarak İrlanda'nın üçüncü kadın cumhurbaşkanı olacak.

GALWAY’DEN DEVLET BAŞKANLIĞINA

1957 yılında Galway’de işçi sınıfı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Catherine Connolly, Leeds Üniversitesi’nde psikoloji yüksek lisansı yaptı, ardından hukuk eğitimi alarak avukat ve klinik psikolog olarak çalıştı. 1990’larda İşçi Partisi (Labour) saflarında siyasete atıldı; 1999’da Galway Şehir Meclisi’ne seçildi, 2004’te belediye başkanı oldu.

Parti içi anlaşmazlıklar nedeniyle 2006’da Labour’dan ayrılan Connolly, bağımsız bir çizgiye yöneldi. 2016 genel seçimlerinde Galway West bölgesinden bağımsız milletvekili seçildi. Parlamentoda sosyal adalet, barınma, sağlık ve çevre alanlarında yürüttüğü muhalefetle tanındı. 2020’de Meclis Başkanvekili (Leas-Cheann Comhairle) seçilerek bu göreve gelen ilk kadın oldu.

NATO'YA VE SİLAHLANMA POLİTİKALARINA KARŞI

Connolly, sol ve barış yanlısı bir çizgide duran bağımsız bir siyasetçi olarak biliniyor. İrlanda’nın askerî tarafsızlık geleneğini savunan Connolly, NATO’ya ve Avrupa’da artan silahlanma politikalarına karşı açık tavır aldı. Connolly, Avrupa Birliği’nin son yıllarda artan savunma ve silahlanma politikalarını eleştirerek birliğin “barış ve iş birliği temelinden uzaklaştığını” ifade etti. AB’nin militarizasyon sürecinin İrlanda’nın tarafsızlık geleneğiyle çeliştiğini dile getirdi.

FİLİSTİN YANLISI TUTUMU DİKKAT ÇEKTİ

Connolly’nin uluslararası kamuoyunda en çok ses getiren yönü, Filistin konusundaki tutumuydu. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını ve Dublin hükümetini İsrail’e yaptırım uygulamamakla eleştirdi.

Seçim kampanyası sırasında Reuters’a verdiği demeçte "yasa tasarısının şirket çıkarları baskısıyla” sulandırılmasına tepki gösterdi; işgal altındaki topraklardan ürün ithalatını yasaklayan yasa tasarısının onaylanması gerektiğini vurguladı.Connolly’nin Hamas konusundaki sözleri bazı çevrelerde tartışma yaratsa da Connolly, "iki taraf da savaş suçu işledi" diyerek İsrail’in yıllardır süren kuşatmasına da vurgu yaptı.

Fotoğraf: AA

NASIL BİR KAMPANYA YÜRÜTTÜ?

Connolly kampanyasını barış, tarafsızlık, iklim adaleti ve konut hakkı gibi başlıklar üzerine kurdu. Genç seçmene ulaşmak için dijital araçlara ağırlık verdi ve gençlerin kampanyada aktif rol aldığı gençlik platformları oluşturdu. Bazı medya yorumlarında, sosyal medya paylaşımları ve podcast’ler aracılığıyla gençler arasında bir etki yarattığı belirtildi.

BİRLEŞİK SOLUN ADAYI

Kampanyasının başlarında büyük partiler tarafından hafife alınan Connolly, kısa süre içinde sol partilerden geniş destek aldı. Resmi seçim süreci içinde Social Democrats ve People Before Profit ilk destekçileri arasına girdi; ardından Labour Party 31 Temmuz’da desteğini açıkladı. Sinn Féin ise 20 Eylül’de kendi adayı çıkarmayarak Connolly’nin kampanyasına katıldığını duyurdu.

Merkez sağ hükümet partilerinin adayları Fine Gael’den Heather Humphreys ve Fianna Fáil’den Jim Gavin oldu. Ancak Gavin, seçimden üç hafta önce hakkında çıkan bağış iddiaları nedeniyle kampanyasını durdurdu; Fine Gael’li Humphreys ise hükümetin devamlılığını temsil eden aday olarak kamuoyunda sınırlı bir destek buldu. Bu tablo, yarışın fiilen Connolly ile Humphreys arasında geçmesine ve Connolly’nin lehine bir atmosfer oluşmasına yol açtı.

VAATLERİ

Connolly iç politikada ise refah devleti savunuculuğuyla biliniyor. Uzun süredir konut krizini ve gelir eşitsizliğini hükümetin bir başarısızlığı olarak tanımlıyor. Connolly bugüne dek parlamentoda yaptığı konuşmalarda, iktidarın neoliberal politikalarını sert biçimde eleştirdi.

Ayrıca Connolly, konut ve refah konularında da cumhurbaşkanının yetkilerini aşacak seviyede çalışmalar yapma sözü veriyor.

Seçimden zaferle çıkan Connolly, İrlanda adasının birleşmesi için toplumsal seviyede adımlar atmayı ve Kuzey İrlanda'da halkla buluşmayı vadediyor.

11 KASIM'DA GÖREVİ DEVRALACAK

Seçimi kazanan Catherine Connolly, 11 Kasım'da düzenlenecek törenle görevi devralarak İrlanda'nın üçüncü kadın cumhurbaşkanı olacak.

İlk kadın cumhurbaşkanını (Mary Robinson) 1990'da seçen İrlanda, dünyada bu görevin bir kadından diğer bir kadına geçtiği ilk ülke olarak biliniyor.

Robinson'un ardından koltuğa oturan ve 1997-2011'de iki dönem cumhurbaşkanlığı yapan Mary McAleese'den 14 yıl sonra İrlanda'da, Catherine Connolly'nin seçimleri kazanmasıyla üçüncü kez ülkenin zirvesine bir kadın gelecek.