birgün

12° AÇIK

SİYASET 20.02.2020 04:00

İş Bankası’nı alamazsınız!

Bu kaçıncı defa hatırlamıyorum ama, ne zaman ekonomi sıkışsa AKP, İş Bankası hisselerini CHP’nin elinden alacağım yaygarasını koparır…
Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk devleti olduğunu çok iyi bilmesine rağmen hem yandaşını cüretkarca kandırır hem de kötü giden gündemi değiştirmeye çalışır...

Ancak her defasında da yasalar karşısına çıkar!

Hemen söyleyeyim. CHP’nin elinden İş Bankası hisseleri ALINAMAZ!

Çünkü CHP’nin İş Bankası’nda hissesi yoktur!

İş Bankası, Cumhuriyet’in ilk ulusal bankasıdır!

İzmir Birinci İktisat Kongresi’nde alınan kararlar doğrultusunda Atatürk’ün talimatıyla 26 Ağustos 1924 tarihinde kurulmuştur.

İlk Genel Müdürü Celal Bayar’dır ve iki şube, 37 personel ile hizmete başlamıştır. Nominal sermayesi 1 milyon TL olan ve fiilen ödenen 250 bin TL’sini bizzat Atatürk’ün yatırdığı İş Bankası bugün dünyanın 74’üncü bankası konumundadır… Yani İş Bankası’nın %28.09 hissesi Mustafa Kemal Atatürk’ündür!

5 Eylül 1938 tarihli VASİYETİ uyarınca Atatürk, hisselerinin rüçhan hakkının korunması vekaletini CHP’ye vermiştir!

Nitekim Atatürk vasiyetinde, İş Bankası hisselerine düşen yıllık kâr payını mirasçıları ile Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumları’na verilmesini istemiştir.
Bu hisselerinden elde edilen gelirin takibi ve paylaşımın denetlenmesi görevini CHP’ye bırakmıştır. Sadece son 10 yılda, Atatürk’ün payı olan 1.703.357 TL şimdi ki adıyla “Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Kurumu” hesabına İş Bankası tarafından doğrudan aktarılmıştır.

Ayrıca her yıl aktarılan kâr payı TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmektedir. CHP denetim görevini yapmakta ve elde edilen bu gelirden tek kuruş para almamaktadır! Sözde CHP karşıtlarını kışkırtmak ve yandaşların saflarını sıklaştırmak adına her vesile sağ partiler, İş Bankası CHP’nindir yalanını ortalığa atarlar… Bu yalanın arkasındaki asıl amaçlarının Atatürk’ün varlığına el koymak olduğu açıktır. İş Bankası’nı kuran Atatürk’ün hisselerinin AKP’den önce de Hazine’ye devretme cüretinde bulunuldu.

İlk deneme Demokrat Parti döneminde oldu. Şımarmış, hukuka inanmamış, tıpkı bugünlere benzer bir egoyla ülkeyi yönetmiş DP, çıkardığı 14.12.1953 tarihli 6195 sayılı yasayla İş Bankasındaki Atatürk hisseleri ve CHP’nin mal varlığına el koydu.

CHP, mal varlığını geri almak için 1963 yılında Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

AYM,11.10.1963 tarih ve 1963/243 sayılı kararıyla DP’nin çıkardığı yasayı oy birliğiyle iptal etti. Böylece Atatürk’ün hisselerini tekraren CHP’nin denetimine bıraktı. AYM gerekçesinde;” Atatürk’ün vasiyetiyle CHP’den alınan malların dayandığı yasanın, mülkiyet haklarına, miras hukukuna ve anayasaya aykırı olduğunu” açıklamıştı.

12 Eylül faşist darbesi sonrası partilerin kapatılmasıyla birlikte Atatürk’ün İş Bankası hisseleri ikinci kez Hazine’ye devredildi. 1992 yılında SHP/DYP İktidarı, partilerin açılması ve mal varlıklarının iadesini sağlayan düzenlemeyi yaptı.

CHP, Atatürk’ün vasiyeti için yeniden yargıya başvurdu. Yargıtay 11. Dairesi; “CHP’nin İş Bankası hisselerinin korunması aziz Atatürk’ün vasiyeti olup, rüçhan hakkının korunması gereği ve müdahalede bulunulmayacağı gerekçesiyle hisselerin CHP’ye geri verilmesi…” kararını aldı. Görüldüğü gibi; gerek Anayasa Mahkemesi kararı, gerekse Yargıtay içtihattı Atatürk’ün hisselerinin korunması hakkını tartışmasız olarak CHP’ye vermektedir.

Ancak; AKP’nin İş Bankası’nı ele geçirme hedefi yabana atılmamalıdır!

Çünkü çöküşte olan ekonomiye kan bulmak zorundadır.

Dünyanın 74’üncü, ülkemizin de 1’nci bankası olan ve ülke ekonomisine 2018’de 351.6 milyar TL katkı sunan, aktif büyüklüğü 416.4 milyar TL, özkaynağı ise 49.7 milyar TL’ye ulaşan İş Bankası’nın Varlık Fonu’na aktarılması için sinsice hesaplar yapıldığı bilinmelidir.

Bu kadar büyük bir bankanın fon içinde bulunması borç almayı kolaylaştıracaktır.

İş Bankası’nın varlığı, Atatürk’ün büyüklüğünü bir kez daha ortaya çıkmaktadır.

O’nun mirasının korunması CHP’nin yasal hakkıdır ve elinden alınamaz.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız