'İşçilerin krize karşı korunması için asgari ücret 2800 TL olmalı'

19.12.2018 13:07 ÇALIŞMA YAŞAMI

Bursa Demokrasi Güçleri, 2019 asgari ücretine ilişkin açıklamada bulundu. Açıklamada, "Asgari ücretin geçim ücreti olabilmesi için, asgari ücrette yaşanan kayıpların giderilmesi için, işçilerin krize karşı korunması için asgari ücret net 2800 TL olmalıdır" ifadeleri kullanıldı.



Bursa Demokrasi Güçleri, 2019 yılı asgari ücret tespitine ilişkin Bursa Osmangazi İstasyonu'nda basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını Bursa Demokrasi Güçleri Şube Başkanı Muharrem Or okudu. Asgari ücretin çalışanların tamamını ilgilendirdiğini belirten Or, "Asgari ücret tespiti 16 milyondan fazla işçinin ve onların ailelerinin yaşam koşullarını ilgilendiren çalışma hayatının en temel konularından biridir. Asgari ücret on milyonların derdidir.On milyona yakın işçi ya asgari ücretin altında ya da asgari ücrete çok yakın bir ücretle çalışmaktadır. Öte yandan asgari ücret seviyesindeki artış, genel ücret artışlarını da etkilemektedir. İşsizlik ödeneklerinden, emekli aylıklarına kadar pek çok ödeme asgari ücret düzeyinden etkilenmektedir" ifadelerini kullanıldı.

"EKONOMİK KRİZ NEDENİYLE HER ZAMANKİNDEN DAHA BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR"

"2019 yılı Asgari Ücreti ülkemizin içinde bulunduğu ağır ekonomik kriz nedeniyle her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır" diyen Or, "Geçen yılın asgari ücreti hem enflasyon hem de döviz karşısında erimiştir. 2019 asgari ücreti işçilerin kriz karşısında korunması için hayati öneme sahiptir. Tespit edilecek asgari ücret bütün işçilerin ücret seviyesini etkileyecektir. Kriz koşullarında ücretleri baskılamaya dönük yaklaşımlar, “fedakârlık” ve “aynı gemideyiz” söylemleri giderek artmaktadır. Nüfusunun dörtte üçünün asgari ücret gelirleriyle yaşadığı bir ülkede, yaşanabilir bir memleketin ancak ve ancak yaşanabilir bir ücret ile mümkün olduğu, işçilerin yararına olanın ülkenin de yararına olduğu açıktır" diye konuştu.

Muharrem Or, açıklamasına şöyle devam etti:

"Kapitalizmin her krizinin faturasını işçilere keserek, sermayeyi kurtarmaya yönelik neoliberal politikalar işçilere ve memlekete zarar vermiştir. Bu nedenle asgari ücret pazarlığı sıradan bir pazarlık değil, ülkemizin en büyük, en kapsamlı mücadele sürecidir.

Asgari ücrete dair veriler, ülkemizdeki çalışma ve yaşam koşullarının dünyanın ne kadar gerisinde olduğunu göstermektedir. Türkiye, evrensel kabul görmüş temel sosyal haklardan birisi olan asgari ücrete dair dünyadaki standart ve uygulamalardan çok uzaktadır. OECD verilerine göre asgari ücretin satın alma gücü açısından Türkiye, OECD ülkeleri içinde 18.sırada yer almaktadır."

"AKP HÜKÜMETİ ASGARİ ÜCRETİN SEFALET ÜCRETİ OLMASINA İZİN VERDİ"

Türkiye’de asgari ücret üçlü bir mekanizma olan Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlendiği ifade eden Or, "Komisyonda beş hükümet, beş işveren ve beş işçi temsilcisi yer almaktadır. Hükümet ve işverenler ortak tutum aldığı için her zaman işçilerin talepleri görmezden gelinerek, ücret patronlar tarafından belirlenmektedir. 16 yıldır iktidarda olan AKP hükümetleri bir kez bile işçiden yana tutum almamış, asgari ücretin sefalet ücreti olmasına izin vermiştir. Ülkemizde Cumhurbaşkanı maaşı 25 asgari ücrete eşittir. Asgari ücret son yıllarda enflasyon karşısında da erimektedir. Asgari ücrette son iki yıla baktığımızda reel kayıp (alım gücü kaybı) yüzde 12’in üzerinde gerçekleşmiştir. Gıda harcamaları açısından kayıp daha da büyüktür. Asgari ücretlinin alım gücü, krizle birlikte sıçrayan enflasyon karşısında, domateste yüzde 53, yumurtada yüzde 38 gerilemiştir" dedi.

"Asgari ücret döviz karşısında da ciddi bir erimeyle yüz yüzedir" diyen Or, "2008 yılı başında aylık 414 ABD doları olan asgari ücret 2018 Aralık ayı itibariyle 302 dolara gerilemiştir. Türkiye dolar açısından ucuz işgücü cennetine dönüşmektedir. Ayrıca Asgari ücret milli gelir artışının, yani ülke ekonomisinin büyümesinin de gerisinde kalmıştır. Son 20 yılda reel asgari ücret, kişi başına reel milli gelire göre yüzde 20 oranında gerilemiştir, yani işçiler aleyhine eşitsizlik büyümüştür" ifadelerini kullandı.

Or açıklamasında, "4857 sayılı İş Kanunu 'cinsiyet' nedeniyle işverenin işçilere eşit davranmakla yükümlü olduğunu düzenlenmesine rağmen uygulamada ülkemiz ücret eşitliği ilkesinden oldukça uzaktır. Kadınların daha yoğun çalıştığı sektörlerde, kadınlar erkeklerden daha az kazanmaktadır. Asgari ücret altında ücret alan kadınların oranı erkeklerden fazladır" diye konuştu

Muharrem Or, 2019 Asgari Ücretine ilişkin talepleri şöyle sıraladı:

>> Kriz koşullarında asgari ücretin geçim koşullarına uygun artması hem işçiler hem ülke için yararlıdır. Asgari ücret geçim ücreti olmalıdır.

>> Asgari ücret hesabında uluslararası standartlara uyulmalı ve işçinin ailesi de dikkate alınmalıdır.

>> Asgari ücret tespitine ilişkin 131 Sayılı ILO Sözleşmesi onaylanmalı, Avrupa Sosyal Şartı’na asgari ücretle ilgili konan çekince kaldırılmalıdır.

>> Asgari ücretin tespitinde bütün işçi konfederasyonlarına katılım hakkı sağlanmalı, Asgari Ücret ulusal ölçekli bir toplu pazarlıkla belirlenmeli ve uyuşmazlık durumunda toplu eylem hakkını da içermelidir.

>> Asgari ücret tespitinde geçim koşulları ve milli gelir artışı dikkate alınmalıdır.

>> Asgari ücret yıllık olarak hesaplanmalı, tümüyle vergi dışı bırakılmalıdır.

Or açıklamasını, "Asgari ücretlinin enflasyon karşısında korunması için, asgari ücretlinin milli gelir artışından yararlanması için, asgari ücretin geçim ücreti olabilmesi için, asgari ücrette yaşanan kayıpların giderilmesi için, işçilerin krize karşı korunması için asgari ücret net 2800 TL olmalıdır" ifadeleriyle sonlandırdı.