İşçilerin sesi Ankara’dan duyuldu: Tek çare direniş
DİSK’in “gelirde ve vergide adalet” talebiyle başlattığı yürüyüşün ilk durağı Gebze oldu. Sefalet dayatmasına karşı meydanları dolduran metal işçilerinin yanı sıra binlerce yurttaş, “Hep birlikte direneceğiz” dedi.

Ebru ÇELİK
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), asgari ücret süreci ve metal işkolunda tıkanan toplu sözleşme görüşmelerine karşı “Gelirde ve vergide adalet” talebiyle Gebze’de Büyük İşçi Buluşması düzenledi. İstanbul Kartal’dan başlayıp Ankara Ulus’ta sona erecek yürüyüşün ilk durağı Gebze oldu.
Saatler 14.00’e yaklaşırken Gebze Kent Meydanı’na çıkan her sokak işçilerle doldu. Metal işçileri, belediye emekçileri, farklı işkollarından çalışanlar sloganlarla, türkülerle, halaylarla meydanı doldurdu. “İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız” ve “Bize ekmek yoksa size rahat yok” sesleri Gebze’nin merkezinde yankılandı.
MEYDAN ISINDI SAFLAR SIKLAŞTI
Buluşma saatine doğru meşaleler yakıldı, metal işçileri safları sıklaştırdı. Pankartlarda “Smart grevi kazanacak”, “Sefalet ücreti istemiyoruz”, “Çocuk işçilik engellensin”, “İş kazası değil cinayet” yazıları öne çıktı. Alan yalnızca sendikalardan değil; CHP, SOL Parti, EMEP, TİP ve DİP’ten temsilcilerin katılımıyla da genişledi.

Meydandaki buluşmada kamyon kasasından ilk sözü alan DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başlanı Özkan Atar, metal işçilerinin aylardır süren toplu sözleşme sürecinde gelinen noktayı özetledi. Patron örgütü MESS’in sunduğu teklifi hatırlatan Atar, ücretlerde ortalama yüzde 10, sosyal haklarda ise yıllık yüzde 25 artış dayatıldığını söyledi.
Atar, bu teklifin kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, “Bu rakam metal işçisinin emeğiyle, alın teriyle alay etmektir. Açıkça sefalet dayatmasıdır ve bunu kabul etmiyoruz” dedi. MESS’in yalnızca düşük ücret dayatmadığını, aynı zamanda kazanılmış haklara da göz diktiğini söyleyen Atar, “Üç yıllık sözleşme, esnek çalışma ve hak gasplarını utanmadan önümüze koyuyorlar. Buradan söylüyoruz: Kazanılmış haklarımızdan bir toplu iğne başı kadar bile taviz vermeyiz” ifadelerini kullandı.
ARTIK SÖZ DEĞİL EYLEM ZAMANI
8 Aralık’ta uyuşmazlık tutanağının tutulduğunu hatırlatan Atar, masadan kalkıldıktan sonra eylem sürecinin başladığını söyledi. Fabrikalarda yapılan yürüyüşleri ve vardiya duruşlarını anımsatan Atar, metal işçilerinin üretimden gelen gücünü kullanmaya başladığını vurguladı.
“28 Kasım’da fabrikalarda yürüdük, 18 Aralık’ta tüm vardiyalarda üretimi durdurduk. Bu hafta da duruşlar sürecek” diyen Atar, önümüzdeki günlerde eylem takviminin genişletileceğini belirtti.
“Binlerce metal işçisi tek yumruk. Bu mücadele fabrikalarla sınırlı kalmayacak, meydanlara taşacak” sözleri alanda alkışlarla karşılandı. Arabulucu sürecine de değinen Atar, bu sürecin kendileri açısından bir oyalama olduğunu ifade ederek, “Mantıklı ve kabul edilebilir bir teklif gelirse görüşürüz. Gelmezse grev süreci önümüzdedir” dedi.
BU ÜLKENİN LOKOMOTİFİ BİZİZ
Metal işkolunun ülke ekonomisindeki yerine dikkat çeken Atar, “Otomotivden demir-çeliğe, beyaz eşyadan makineye bu ülkenin üretim yükünü biz taşıyoruz. Çelik fabrikalarında bin 500 derecenin karşısında üretim yapıyoruz” diye konuştu. Atar, metal işçilerinin talebinin net olduğunu vurgulayarak, “Patronların kasalarını dolduran alın terimizin karşılığını, adil ve hakkaniyetli bir toplu sözleşmeyle almak istiyoruz” dedi.
Atar’ın ardından söze başlayan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Gebze’deki buluşmanın İstanbul’dan Ankara’ya uzanan yürüyüşün önemli duraklarından biri olduğunu söyledi. “Kartal’dan çıktık, Gebze’deyiz. İstanbul’dan Ankara’ya attığımız her adımda bu yürüyüş büyüyecek” diyen Çerkezoğlu, metal işçilerinin yanı sıra grev ve direnişte olan emekçileri selamladı.
“Altmış bir gündür direnen Smart Solar işçileriyle, belediye emekçileriyle, lastik işçileriyle birlikte yürüyoruz” dedi.

ASGARİ ÜCRET VE YOKSULLUK TABLOSU
Çerkezoğlu, asgari ücretin Türkiye’de fiilen ortalama ücret haline geldiğine dikkat çekerek, 22 bin 104 liralık ücretin açlık sınırının altında kaldığını vurguladı. “Milyonlar bu ücretle yaşamaya çalışıyor. Dört kişinin çalıştığı bir evde bile yoksulluk sınırına ulaşılamıyor” diyen Çerkezoğlu, bunun bir tercih olduğunu söyledi. Grev yasakları ve sendikasızlaştırma politikalarıyla işçi sınıfının baskı altına alındığını belirtti.
VERGİDE ADALET ÇAĞRISI YİNELENDİ
Vergi adaletsizliğine de değinen Çerkezoğlu, “Bu ülkede işçiler patronlardan daha fazla vergi ödüyor. Biz ücretimizi almadan peşin peşin vergi ödüyoruz, şirketler kâr rekorları kırıyor” dedi. İktidara seslenen Çerkezoğlu, “Vergi gelirlerini artırmak istiyorsanız bankalara, büyük şirketlere bakın. Elinizi soframızdan, çocuklarımızın geleceğinden çekin” çağrısı yaptı.
Gebze’deki buluşmaya yalnızca metal işçileri değil, farklı işkollarından emekçiler de katıldı. DİSK’e bağlı sendikaların üyeleri, yürüyüşün ilk durağında alanı doldurarak dayanışma mesajı verdi. Kamuda çalışan ve DİSK’e bağlı Dev Sağlık üyesi Filiz Küçük, metal işçilerinin mücadelesini “tüm emekçilerin ortak meselesi” olarak gördüğünü söyledi. Filiz K., “Bu süreç sadece metal işçileri için değil, DİSK için ve tüm işçiler için çok önemli. Geleceğimiz ve haklarımız için burada olmamız gerektiğini düşünüyorum” dedi.
Metal işçilerinin Ankara’ya uzanan yürüyüşüne dikkat çeken Filiz K., “Bu yürüyüş çok net bir talep söylüyor: Eşit işe eşit ücret, emekçiye insanca ücret. Böyle bir dönemde bu kalabalığı görmek insana güç veriyor. Yalnız olmadığımızı hissediyoruz” ifadelerini kullandı. Şehir dışından geldiğini belirten Filiz K., kendi kentinde de yürüyüşe destek vereceğini söyledi.
Buluşmaya katılan belediye işçisi Mehmet A. ise geçim sıkıntısının tüm işkollarında ortaklaştığını dile getirdi. “Metal işçileri bugün en önde ama yaşadığımız sorunlar aynı. Ücretler eriyor, vergiler artıyor. Burada olmak ‘bu düzeni kabul etmiyoruz’ demek” diyen Mehmet A., yürüyüşün Ankara’ya ulaşmasının önemini vurguladı.
Enerji-Sen üyesi Elif S. ise "Ay sonunu getirmek neredeyse imkânsız. Buradaki kalabalık bana umut verdi. Bu ses büyümezse hiçbir şey değişmeyecek. O yüzden buradayız” ifadelerini kullandı.


