İşe yeni girdim hasta olduğumda ne yapacağım?
BİLGE SEÇKİN ÇETİNKAYA BİLGE SEÇKİN ÇETİNKAYA
6 aydır işsizim. Daha önce sigortalı olarak çalışıyordum. 15 gün önce işe girdim. Eşim geçen hafta hastalandı, kendisi çalışmıyor.

6 aydır işsizim. Daha önce sigortalı olarak çalışıyordum. 15 gün önce işe girdim. Eşim geçen hafta hastalandı, kendisi çalışmıyor. Kendisini hastaneye götürdüm ama yeni iş yerinde 30 günü doldurmam gerektiği söylendi. Bu doğru mu, hasta eşimi 15 gün sonra mı hastaneye götürebilirim? Mesela iki çocuğum var hastalansalar onları da mı tedavi ettiremeyeceğim? Ayşenur Dertli / izmir

Genel Sağlık Sigortası kapsamında, sigortalı olarak çalışanların sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için 30 günlük primlerini ödemiş olmaları gerekmektedir ancak bu primlerin yeni girmiş olduğunuz işte ödenmesi gerekmez. Daha açık bir ifadeyle söylersek, sigortalı olarak çalışanlar hastaneye gittikleri günden geriye doğru hesaplanarak geriye doğru bir yıl içinde 30 günlük primlerini ödemiş durumda iseler sağlık hizmetlerinden yararlanabilirler. Bunun dışında bir şart aranmaz. işe yeni başlamış olanlar için o işyerinde 30 gün geçirilmesi gerekli değildir. Aynı şekilde işe başlandığı andan itibaren hem sigortalının kendisi(yani siz) hem eşi hastaneye gidilen günden geriye doğru son bir yıl içerisinde 30 günlük prim şartı yerine getirilmişse başka herhangi bir şarta gerek duymaksızın sağlık hizmetlerinden yararlanırlar.
Sizin durumunuza bakarsak son altı aydır işsiz olduğunuzu daha öncesinde sigortalı bir işte çalıştığınızı ifade etmişsiniz. Bu durumda zaten geçen yıla ait altı ay 30 ar günden 180 gün prim ödemeniz olmalı. Yeni işe girmiş olduğunuzdan, işvereniniz muhtemelen martın 23 üne kadar SGK ya bildiriminizi yapacak ve geçmiş hizmetleriniz de görünür olacak.
Şu an tedavi olmak için ise, SGK’nın ana bilgisayarında çalışan olarak görünmelisiniz.
Bunun için işvereniniz en az bir gün çalışmanızı kanıtlayan “sigortalı hesap fişi” ni SGK’ya online olarak gönderebilir. Bir günlük çalışmanız bildirildiği andan başlayarak siz de eşiniz de çocuklarınız da muayene ve tedavi olabilirsiniz.
Çocukların durumu ne olur?
Sizin sigortalı olup olmamanıza bakılmaksızın 18 yaşına kadar tüm çocukların Genel Sağlık Sigortasından yararlanma hakları vardır. Yukarıda belirttiğimiz şekilde siz eşiniz ve çocuklarınız genel sağlık sigortasında faydalanabilirsiniz.
Ancak çocuklarınızın sizin ya da eşinizin üzerinden sağlık yardımı alma hakları olmama durumunda SGK’ya başvurarak kendilerini SGK üzerinden aktive edebilirsiniz.

işten çıkarılma durumunda ne olur? Sağlık hizmetlerinden yararlanmam mümkün mü?
5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre “60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılanlar, zorunlu sigortalıklarının sona erdiği tarihten itibaren on gün süreyle genel sağlık sigortasından yararlanırlar. Bu kişilerin sigortalılık niteliğini yitirdikleri tarihten geriye doğru bir yıl içinde 90 günlük zorunlu sigortalılıkları varsa, sigortalılık niteliğini yitirdikleri tarihten itibaren 90 gün süreyle zorunlu sigortalılıklarından sonraki genel sağlık sigortalılıklarından dolayı prim borcu olup olmadığına bakılmaksızın bakmakla yükümlü olduğu kişiler dahil sağlık hizmetlerinden yararlandırılırlar.”eğer işten çıkarıldığınız anda geriye doğru bir yıl içerisinde 30 günlük sigorta primi ödenmişse herhangi başka bir şart aranmaksızın 10 daha sigortalı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler sağlık hizmetlerinden ücret ödemeksizin yararlanırlar.
Eğer geriye doğru bir yıl içerisinde 30 gün değil de 90 gün prim ödenmişse 10 güne ek olarak 90 gün daha sağlık hizmetlerinden yararlanmak mümkündür. Yani geriye doğru bir yıl içerisinde 90 gün prim ödemesi mevcutsa işten ayrılınsa da 90 gün süreyle sağlık hizmetleri SGK’dan alınmaya devam edilebilir.

20 Şubat’ta
Ankara’ya
Tekel işçilerinin direnişi devam ediyor. Bizim için bayrakları toplama zamanıdır. Bayrakları koltuğumuzun altına alıp tekel işçilerinin bayrağının arkasına düşme zamanıdır. Tekel işçilerinin Ankara’ya adımlarını attıkları ilk günlerde “başkaları özelleştirme mağduru olurken nerdeydiler?” “bakalım ne zaman satacaklar” diye soranlar için iğneyi kendilerine batırma zamanıdır. Bu soruları soranlar da ve belki biz sormayanlar da “kendi dar grup çıkarımızın dışında bunu dert etmeden hep birlikte bir kere olsun, uzun vadede ortak bir mücadele ile bir genel çıkarın peşine düşebildik mi?” diye bir soru daha sormalıyız bugün. Bir kez olsun “pankartın/bayrağım görünsün” hastalığından, kamuoyuna bu kadar kısa süreli ve geçersiz siyaset yapmaktan utanmalıyız. Bırakalım “siyasi” dergilerimizin kapakları boş kalsın. Ya da orada sade bir tekel işçisinin yüzü olsun bu hafta bu ay. Ve hep birlikte emekçilerin öz örgütlerinin yanında uzun bir mücadeleyi tüm siyasi farklarımıza rağmen, hatta bu farkları tartışa tartışa nasıl yürütebiliriz diye de sormalıyız bugün. Ve cevabını yan çizmeden vermeliyiz. 20 Şubat’ın sabahı hepimiz için memleketin adının değiştiği başka bir günün sabahı olabilir çünkü.
BiZE YAZIN
Çalışma hayatınızdakı tüm soru ve sorunlarınız için:
ekmegimikazanirken@gmail.com