birgün

5° PARÇALI AZ BULUTLU

ÇALIŞMA YAŞAMI 28.01.2019 09:26

İSG Sen 7 ilde basın açıklaması gerçekleştirdi: İş sağlığı ve güvenliği ihtiyaçtır

İş Sağlığı ve Güvenliği Çalışanları Sendikası (İSG Sen) yaptığı basın açıklamasında sorunlarını ve taleplerini sıraladı. Mersin, Ankara, İstanbul, Gaziantep, Erzurum, Diyarbakır ve Van’da gerçekleştirilen basın açıklamalarına sendika üyeleri ve işçiler katıldı. “İş güvenliği ve sağlığı konusu dünya çapında en önemli sorunlardan biri olmaya devam etmektedir” denilen açıklama şöyle devam etti: “Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) verilerine […]

İSG Sen 7 ilde basın  açıklaması  gerçekleştirdi: İş sağlığı ve güvenliği ihtiyaçtır

İş Sağlığı ve Güvenliği Çalışanları Sendikası (İSG Sen) yaptığı basın açıklamasında sorunlarını ve taleplerini sıraladı. Mersin, Ankara, İstanbul, Gaziantep, Erzurum, Diyarbakır ve Van’da gerçekleştirilen basın açıklamalarına sendika üyeleri ve işçiler katıldı.

“İş güvenliği ve sağlığı konusu dünya çapında en önemli sorunlardan biri olmaya devam etmektedir” denilen açıklama şöyle devam etti: “Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) verilerine göre dünyada her yıl 3,2 milyondan fazla insan, iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. Ülkemizde ise bu konuda çalışmaları yapan İSİG (İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi) raporlarına göre 2017 yılında ölen 2.006 işçiye karşılık, Ağustos 2018 raporunda yılın ilk yarısında en az 1.290 işçi iş kazalarında yaşamını yitirdi. Türkiye işçi ölümlerinde Avrupa 1.si ve Dünya’da da 3. Sıradadır.”

İŞÇİ ÖLÜMLERİ KADER DEĞİLDİR

Her yıl 2000’e yakın insanın iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğinin hatırlatıldığı açıklama şöyle devam etti: “Binlerce insan sakat kalıyor ve yüzlerce işçi, çoğu tedavi edilemeyen meslek hastalıklarına yakalanıyor. İş kazalarının sorumlusu iş sağlığı ve güvenliği çalışanları değildir. Tıpkı hastalıkların sebebinin doktorlar olmadığı gibi. Ancak, ülkemizde iş kazaları azalsın isteniyorsa, iş sağlığı ve güvenliği çalışanlarının istihdamının genişletilmesi, bağımsız ve verimli çalışma koşullarının sağlanması gerekmektedir. İşçi ölümlerinin ve iş kazaları ve meslek hastalıklarının azaltılmasının yegâne aracı iş sağlığı ve güvenliği personelinin çalıştırılmasıdır. İşçi ölümleri asla kader değildir.”

Sendika taleplerini ise şöyle sıraladı:

♦ Kamu’da ve özel sektörde artan iş kazalarının durdurulması isteniyorsa İSG çalışanlarının istihdamı ertelenemez veya işverenlerinin eline bırakılamaz.

♦ Üniversitelerde iş sağlığı ve güvenliği alanında gereğinden fazla bölümler açılıp, binlerce mezun verilmesi bu sektörün çalışan sayısını arttırmış ve yeni istihdam alanları ihtiyacını doğurmuştur. İhtiyaçtan fazla bölümler açılmamalı açılacaksa bile yeni iş alanları oluşturulmalıdır. Az tehlikeli işletmelerin tamamında iş güvenliği hizmeti mecburiyeti getirilmelidir.

♦ İş kazası yaşanmayan işyerlerine yönelik teşviklerin verilmesi sorunumuzu çözmemektedir. Proaktif bir yaklaşım olan iş sağlığı ve güvenliği hizmeti alan firma ile almayan arasında bir fark ortaya konulmalıdır. İSG hizmeti almayan firmalara denetlemeler sonucunda idari yaptırım uygulanmalıdır. Bu adım İSG sektöründe ki işsizliği de önleyecektir.

♦ 50’den az çalışanı olan az tehlikeli iş yerlerinde İSG hizmeti alınması işverenin eline bırakılamaz. C sınıfı iş güvenliği uzmanlarının çalışma alanı bu adımla iyice daraltılmıştır. Derhal az tehlikeli sınıfta meslektaşlarımızın çalışma alanı genişletilmelidir. Eğitimli, donanımlı, bilgili, sertifikalı meslektaşlarımız tarafından verilecek rehberlik ile tehlike ve risklerin kontrol altına alınması sağlanmalıdır. Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta tam zamanlı istihdam edilen iş güvenliği uzmanın yanında İSG teknikeri (lisans,önlisans mezunu) ve C sınıfı iş güvenliği uzmanı meslektaşlarımızın da istihdam edilmesi mutlaka sağlanmalıdır.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız