Google Play Store
App Store

2006’dan bu yana açıklanan Orta Vadeli Programlar, “tutmayan hedefler”le hatırlanıyor. Gerçekçilikten uzak tahminler, milyonların ücret ve yaşamını belirleyen bir hayal defterine dönüştü. Enflasyon dahil her kalemde “revizyon geleneği” oluştu. Bedelini emekçiler ödedi.

Iskada istikrar programı
Fotoğraf: Depo Photos

Ekonomi Servisi

AKP döneminin “ekonomi pusulası” olan OVP’ler, yönünü hiç bulamadı. Orta Vadeli Programlar, ilk olarak 2006 yılında, Erdoğan'ın başbakanlık döneminde yürürlüğe kondu. Bu tarihten itibaren her yıl, 3 yıllık olarak açıklanan OVP'ler "ıska" kabiliyetleri ile öne çıktı. Gerçekçilikten uzak hedeflerin belirlendiği, ilk yıllarında Avrupa Birliği (AB) uyumluyla, sonraki yıllarında tek adam rejimine gidecek patikanın taşlarını döşeyecek kimliğiyle OVP'ler, ekonomi politikalarının "hayal tablosu"nu çizmekle kaldı.

Başlangıçta Devlet Planlama Teşkilatı, sonra Kalkınma Bakanlığı ve ardından Maliye ile Hazine ve Maliye bakanlıkları tarafından hazırlanan programlarda hedefler, ara yıllarda revize edildi. Bugüne kadar 20 ayrı OVP, üçer yıllık makro ekonomik hedefleri belirleme iddiasıyla açıklandı. OVP’lerde başlangıçta yüksek büyüme hedefleri konurken ara programlarla bu hedefler aşağı revize ediliyor. Burada yer alan kalemlerden işsizlik, dar tanımıyla olumlu ilerleme illüzyonu yaratsa da gerçekte durmadan yükseliyor.

Özellikle "fiyat istikrarı sağlama" iddiasındaki AKP iktidarını her döneminde sapmaların dikkati çektiği enflasyon hedefleri, her ara programda revize edildi. Krizin önce yaratılıp sonra kördüğüm haline getirildiği son yıllarda hedefler her açıklamayla güncellendi.

Yıllık bütçelerden ücret zamlarına her politikayı etkileyen OVP'ler, ciddiyetini de kaybetti. Kamu ve özel sektör emekçileri ile emeklilerin, emeğiyle geçinenlerin yoksulluğa itilmesi de OVP hedefleri ile açıklandı.

TUTMAMAK HUYU

2021 sonra yüzde 30'lardan uçuşa geçen resmi enflasyonda hedefler ile gerçekleşenler arasında bu yıldan beri uçurum var. 2021 yılsonu için farklı OVP'lerde en fazla yüzde 8 tahmin edilen yılsonu enflasyonu yüzde 36,1 olmuştu. 2022 için en fazla 9,8 tahmin edilen endekste oran yüzde 64,3 olarak gerçekleşmişti. 2023 için bu oran için 3 yılda revizyonlarla yüzde 29,9 olarak konulan hedef, yüzde 64,8 ile tutmamıştı. 2024'te yüzde 33,0 ile hedefler yükseltilmesine rağmen gerçekleşen oran yüzde 44,4 olmuştu. Son 3 OVP'de de hedefler hayal olmaktan öteye geçmedi. 2024-2026 OVP'sinde 3 yıl için sırasıyla yüzde 33,0, 15,2 ve 8,5 olan enflasyon hedefleri, bir sonraki yıl yükseltildi. 2025-2027'de hedefler sırasıyla yüzde 17,5, 9,7 ve 7,0 oldu. Son program olan 2026-2028 OVP'de ise hedefler sırasıyla yüzde 16, 9, ve 8 olurken bu yılın sonu için yıllık enflasyon oranı yüzde 28,5 olarak hedeflendi. Güncel eylül ayı yıllık enflasyonu ise 33,29.

Merkez Bankası'nın bu yıl içinde 3'ünü açıkladığı enflasyon raporları da tahminleri güncelledi. Yıla yüzde 21'lik 2025 yıl sonu enflasyon tahmini ile başlan Merkez, ilk enflasyon raporuyla tahmini yüzde 24'e çekti. 2'nci raporda bu tahmin değişmezken tahminin tepe noktası yüzde 29. 3'üncü raporun yeniliği ise 'ara hedefler' oldu.

Önceki gün bütçenin bağlanması sırasında konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz "2026 yıl sonu enflasyon hedefimiz yüzde 16. Tek haneli enflasyon temel hedefimiz" açıklamasını yaptı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yayımladığı son enflasyon raporlarında 2026 yılı tahmini, ikinci raporda yüzde 12 iken üçüncü raporda yüzde 13-19 aralığına yükseltilmişti.

İşçi sınıfı, bu karışık hedeflerin eline terk edildi. Tutarsızlık, ücretleri baskılayan kemer sıkma birleşerek reel anlamda eksiye giden ücret zamlarını ortaya koydu. Asgari ücrete, kamu emekçilerine, sefalete itilmiş emeklilere yapılacak maaş ve aylık zamları bu tahmin ve öngörülere göre gerçekleştirildi. Finans çevrelerinin işaret ettiği "hedef enflasyona göre ücret zammı" politikası sermayeye de tembih edilerek emekçinin cebinden çalındı. Tutmayan, revize edileceği daha açıklanırken belli olan hedeflerden yola çıkılması milyonların açlıkta eşitlenmesine sebep oldu. DİSK-AR’A göre 9 ayda ortalama bir işçi 79 bin lira kaybetti. 15 milyon işçi, asgari ücrete komşu ücretlere mahkûm edildi.

Yüksek enflasyon, her yeni OVP’de hedef revizyonlarına neden oldu.

∗∗∗

ŞİMŞEK: PATİKADAYIZ AMA PLANIN DIŞINDAYIZ

Şimşek, G20, IMF ve Dünya Bankasının yıllık toplantıları için bulunduğu Washington’da yaptığı açıklamalarda enflasyonun yıl sonunda yaklaşık yüzde 30 olacağını öngördüklerini söyledi. Şimşek, zirai don ve kuraklık nedeniyle işlenmemiş gıda fiyatlarında ortalamanın üç katı artış yaşandığını, bunun enflasyondaki düşüşün hızını kestiğini belirtti.

“Enflasyonda bu yıl belki biraz beklentimizin üzerinde rakamlarla karşılaşabiliriz” diyen Şimşek, mevcut programın planlandığı gibi işlemediğini kabul etse de dezenflasyon sürecinin “patika dahilinde” ilerlediğini savundu.

Şimşek, hanehalkı ve reel sektörün enflasyon beklentilerinin yüksek kalmaya devam ettiğini, bu durumun da fiyat istikrarını sağlama sürecini zorlaştırdığını dile getirdi. Şimşek, “Makro ihtiyati önlemler çerçevesinde hanehalkının dövizle borçlanmasının önünü açmıyoruz” diyerek iç borçlanmaya sınır çektiklerini ifade etti.

∗∗∗

PİYASA DA DÜŞÜŞ BEKLENTİSİNİ KAYBETTİ

Yükü emekçinin sırtına bindirip finans çevrelerini iknaya uğraşan 2 yıllık Şimşek programı, bu hedefini de tutturamadı. Yüksek faizlerin zorlaştırdığı finansmana erişim ve baskılanan kurdan şikayet eden piyasa, başlangıçta programa en çok inana kesim iken bu inancını kaybetti.

TCMB, reel ve finansal sektör çevrelerinden oluşan 69 katılımcıyla gerçekleştirdiği ekim ayı Piyasa Katılımcıları Anketi’ni yayımladı. Katılımcıların yıl sonu enflasyon beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 29,86 iken bu anket döneminde yüzde 31,77 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 22,25 iken bu anket döneminde yüzde 23,26 olarak kaydedildi. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 16,78 iken bu anket döneminde yüzde 17,36 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 40,48 iken, bu anket döneminde yüzde 39,15 oldu. Ekim ayı Para Politikası Kurulu toplantısı için TCMB politika faiz oranı beklentisi bu anket döneminde yüzde 39,00 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu dolar/TL beklentisi bir önceki anket döneminde 43,85 TL iken bu anket döneminde 43,56 TL’ye geriledi. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 48,96 TL iken, bu anket döneminde 49,75 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2025 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,2 iken, bu anket döneminde yüzde 3,3 olarak gerçekleşti. GSYH 2026 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 3,7 iken bu anket döneminde yüzde 3,8 olarak kaydedildi.