‘İşkencecileri yargı koruyor’
Suça karıştığı gerekçesiyle askerî cezaevinde hapis yatarken atılan dayaktan hayatını kaybeden Murat Polat'ın...
GÜLSEN CANDEMİR
Suça karıştığı gerekçesiyle askerî cezaevinde hapis yatarken atılan dayaktan hayatını kaybeden Murat Polat'ın davasında, dönemin cezaevi müdürü yarbay, 4 astsubay ile 16 asker beraat etti, asker Hüseyin Güldaşı, 'kasten adam öldürmek' suçundan 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Murat Polat'ın babası Kenan Polat'ın avukatları karara itiraz ederek, olayda 'işkenceyle adam öldürme suçunun' işlendiğini belirterek, olayda komutanların da ihmalinin bulunduğunu ve sanıkların ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmesini talep etti. Mahkemenin kararıyla ikinci kez yıkıldığını belirten Murat Polat'ın babası, davayı AİHM’e taşıyacağını söyledi.
Suça karıştığı gerekçesiyle askerî cezaevinde hapis yatarken atılan dayaktan hayatını kaybeden Murat Polat'ın davasında, dönemin cezaevi müdürü yarbay, 4 astsubay ile 16 asker beraat etti, asker Hüseyin Güldaşı, 'kasten adam öldürmek' suçundan 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Murat Polat'ın babası Kenan Polat'ın avukatları karara itiraz ederek, olayda 'işkenceyle adam öldürme suçunun' işlendiğini belirterek, olayda komutanların da ihmalinin bulunduğunu ve sanıkların ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmesini talep etti. Mahkemenin kararıyla ikinci kez yıkıldığını belirten Murat Polat'ın babası, davayı AİHM’e taşıyacağını söyledi.
HUKUKÇULAR DAVANIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAK
Davayı İzmir’den takip eden Türkiye İnsan Hakları Vakfı ve Çağdaş Hukukçular Derneği İzmir Şubesi üyesi avukatlar adına davayı takip eden Şule Arslan Hızal ve Hülya Üçpınar, mahkemenin bu kararını temyiz edeceklerini ve sürecin de takipçisi olacaklarını ifade ettiler. Avukatlar, mahkemenin bu kararının yürek sızlattığını,“İşkenceye sıfır tolerans” söylemi ardında yatan gerçeğin bu dava sonucu ile politik bir göz boyamadan öteye geçemediğini gösterdiğini söylediler. Avukatlar açıklamalarında şunları söylediler: “Bu gün verilen bu karar ne yazık ki Türkiye’de görmeye alışkın olduğumuz “işkencecilere cezasızlık” yaklaşımının açık ve somut bir tezahürüdür. İşkence dosyaları büyük oranda “kovuşturmaya yer olmadığı” ya da “beraat” kararlarıyla veya “zamanaşımı” ile sonuçlanmaktadır. Açılan davalarda “işkence” nitelemesine rastlamak son derece zordur; açılan davalardaki atılı suç, bu günkü kararda da olduğu gibi, çok az bir ceza gerektiren, paraya çevrilmesi mümkün olan, hükmün açımlanması geri bırakılabilen “zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suretiyle kasten yaralama”dır. Nitekim bu dosyada da görüldüğü gibi işkenceciler halen yargı eliyle korunmakta, işkence mağdurları halen acılarıyla baş başa bırakılmaktadır. Adalet arayışları sırasında yaşanan bu cezasızlık olgusu da mağdurların, maruz kaldıkları fiziksel ve ruhsal travmanın derinleşmesinden başka bir şeyle sonuçlanmamaktadır.”
NE OLMUŞTU?
28 Haziran 2005'te askerliğini yaptığı Adana 6'ncı Kolordu Komutanlığı'nda bir suça karıştığı ileri sürülen er Murat Polat, askerî cezaevine konuldu. İddiaya göre burada mahkûm elbisesi giymediği ileri sürülen Polat, gardiyan ve askerler tarafından cop ve sopayla dövüldü. Komaya giren Polat, terhisine 2 ay kala tedavi gördüğü Balcalı Hastanesi'nde 27 Temmuz 2005'te yaşamını yitirdi. Yapılan otopside Murat Polat'ın işkence edilerek öldürüldüğü tespit edilirken yine 2004 ile 2005 arasındaki değişik tarihlerde erler H.M., Y.B., A.K., M.K., A.S. ve H.T.'nin de aynı cezaevinde işkenceye uğradıkları belirlenmişti.


