birgün

18° PARÇALI AZ BULUTLU

GÜNCEL 26.05.2021 09:27

İsmail Saymaz'dan Süleyman Soylu yayını değerlendirmesi: Soylu, Süleyman Demirel taktiği izledi

Habertürk'teki Süleyman Soylu yayını hakkında değerlendirmelerde bulunan Sözcü yazarı İsmail Saymaz, "Soylu, Süleyman Demirel taktiği izledi. Soruları aldı. Fakat bildiğini okudu. Bu yüzden kimi soruları tekrar tekrar yöneltmek zorunda kaldık" dedi. Saymaz, "Soylu, bu vesile ile Erdoğan'a bağlılığını ilan ederken, parti içi hesaplaşmasını açık bir alana taşıdı" yorumunda bulundu.

İsmail Saymaz'dan Süleyman Soylu yayını değerlendirmesi: Soylu, Süleyman Demirel taktiği izledi

Sözcü gazetesi yazarı İsmail Saymaz, bugünkü yazısında Habertürk'teki Süleyman Soylu yayını hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Saymaz yazısında, "Soylu, yayına kalabalık maiyeti ve polis ordusuyla geldi. Önüne dosyaları ve notları yerleştirildi. Soylu, 15 dakikalık bir girizgah için fırsat istedi" dedi.

"Peker'in iddialarına gelinmesi yönündeki bütün girişimlerimize rağmen Soylu, bildiğinden şaşmadı. Yaklaşık 45 dakika konuştu" diyen Saymaz, "Soylu, Süleyman Demirel taktiği izledi. Soruları aldı. Fakat bildiğini okudu. Bu yüzden kimi soruları tekrar tekrar yöneltmek zorunda kaldık" ifadelerini kullandı.

Saymaz, şöyle devam etti: "Soylu, bu vesile ile Erdoğan'a bağlılığını ilan ederken, parti içi hesaplaşmasını açık bir alana taşıdı. Mehmet ve Tolga Ağar'a açıkça meydan okudu, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ü itham etti, eski İçişleri Bakanları Efkan Ala'nın dönemini yargıladı ve Muammer Güler'in oğlunun para sayma makinesini hatırlattı."

Saymaz'ın "Soylu, Ağar’a savaş açtı, AKP’ye mesaj verdi" başlıklı yazısının tamamı şöyle:

"Habetürk TV'den İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya soru yöneltme daveti geldiğinde tereddüt etmedim değil. Çünkü kamuoyunda tartışılan iddiaları layıkıyla sorabileceğimizden endişe ettim. Sonra şöyle düşündüm: Günlerdir Sedat Peker'in iddialarını konuşuyoruz. Soylu da suçlamaların odağında yer alıyor.

Bu bir fırsattı.

Soylu'ya iddiaları yönelterek…

Hem halkın aydınlanmasına katkıda bulunacaktık.

Hem de AK Parti'nin muhalif gazetecilerle aynı ekrana çıkma yasağını delecektik.

Kaldı ki “İsmail Saymaz'ı davet ettik, gelmedi” dedirtmeyi mesleki çabama yakıştırmadım.

Yazımı gazeteye gönderdikten sonra Soylu söyleşisine çalıştım.

İki saat olarak planlanan programda dört gazeteci soru soracağı için 20 soru hazırladım.

YARGIDAN UMUDU KESİNCE

Bu arada, önceki gece programın ilan edilmesi ile tüm Türkiye, tartışmaya kilitlendi.

Ekşisözlük'te sayfalar dolusu yorum yapıldı, Clubhouse'ta sohbet odaları açıldı, Twitter'de binlerce tweet atıldı.

Benim ve Tele 1 TV'den Merdan Yanardağ'ın soru yöneltenler arasında olması, TV söyleşisini meydan muharebesine çevirdi.

Sanki boks maçına çıkıyorduk.

Kimileri Soylu'ya, kimileri de bizim üzerimize bahis oynuyordu.

Sanki mahkeme kuracak ve Soylu'yu mahkum edecektik.

Doğrusu bu, yargıdan umudunu kesmiş bir ülkenin adalet beklentisinin tezahürüydü.

Oysaki gazetecilerin görevi, halkı bilgilendirmektir.

Siyasiler gazetecilerin hasmı ya da rakibi değildir.

Yalnızca muhatabıdırlar.

Ancak her değeri aşındıran AK Parti iktidarında gazeteciler ya yandaş ya da muhalif olmaktan başka seçenek bırakılmadı.

Etki altında kalmamak için yayın başlarken telefonumu kapattım.

Tarihi yayın bu şartlar altında başladı.

MESAJLAR PARTİ İÇİNE

Soylu, yayına kalabalık maiyeti ve polis ordusuyla geldi. Önüne dosyaları ve notları yerleştirildi. Soylu, 15 dakikalık bir girizgah için fırsat istedi.

Ancak bu, Soylu'nun Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu ile hesaplaşmasına döndü. Peker'in iddialarına gelinmesi yönündeki bütün girişimlerimize rağmen Soylu, bildiğinden şaşmadı. Yaklaşık 45 dakika konuştu.

Soylu, Süleyman Demirel taktiği izledi.

Soruları aldı.

Fakat bildiğini okudu.

Bu yüzden kimi soruları tekrar tekrar yöneltmek zorunda kaldık.

Soylu, bu vesile ile Erdoğan'a bağlılığını ilan ederken, parti içi hesaplaşmasını açık bir alana taşıdı. Mehmet ve Tolga Ağar'a açıkça meydan okudu, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ü itham etti, eski İçişleri Bakanları Efkan Ala'nın dönemini yargıladı ve Muammer Güler'in oğlunun para sayma makinesini hatırlattı.

SİLİVRİ'Yİ KABUL ETTİ

Soylu, Silivri Emniyet Müdürü Hakan Çalışkan'ın intihar ettiği gece yol çevirmesinde durdurulan Hızır ve Osman Kaptan'ın kendi onayı ile serbest bırakıldığını söyledi. Soylu, şöyle dedi: “Koruma daire başkanı ‘Hızır ve Osman Kaptan'ın annesi kalp krizi geçirdi' dedi. Mahkemesi varmış. Polis durdurmuş. ‘İlgilen' dedim. Ertesi gün birisi Silivri Emniyet Müdürü intihar etmiş dedi. Bunu dönüp de Silivri Emniyet Müdürü'ne Soylu baskı yaptı demek olur mu?”

YANITSIZ KALAN SORULAR

Ancak programda sırasında yönelttiğim şu sorular yanıtsız kaldı:

■ Metin Külünk ile ilgili işlem yapıldı mı?

■ Hürriyet baskınını Peker'den ‘rica' eden AK Partili vekil kim?

■ Peker'in 10 bin dolar verdiği siyasetçi kim?

■ Peker'in AK Parti'ye destek mitinglerine neden hiç karşı çıkılmadı?

■ Peker, polis korumasını yurt dışına götürdü mü?

■ Kolombiya'da yakalanan 4.9 tonluk kokainin Türkiye ayağındaki Suriyeli şirket bağlantısı ne?

■ Dokunulmazlığı sürerken Soylu'yu savcılık nasıl soruşturacak?

■ Levent Gültekin ve Selçuk Özdağ'ın da aralarında olduğu saldırı zinciri neden engellenmedi?

DAVUTOĞLU, HEPİMİZİ DİNLETTİĞİNİ SÖYLEDİ

Soylu’nun neler anlattığına gelince…

■ 2015 ve 2016’da dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun CHP ile koalisyon kurarak Erdoğan’ı külliyede hareketsiz bırakmak istediğini savundu. Bu düşünceye karşı çıkan, kendisinin de aralarında olduğu MKYK üyelerine “Hepinizin odalarında neler konuştuğunu dinletiyorum ve biliyorum” dediğini ileri sürdü.

■ Soylu, AK Partili Metin Külünk’ün ricası ile Peker’in Feyzi İşbaşaran’ı dövdürdüğü ve Hürriyet’in basıldığı iddiası üzerine “Bilgim yok. Her kriminal olayı biliyor değilim. AK Parti örgütleriyle Peker arasında bir ilişki var demeyi kabul etmem” dedi. Soylu, Peker’in ayda 10 bin dolar verdiği siyasetçinin adını açıklamadı. Savcılıkta bu bilgiyi vereceğini belirtti.

■ Ağar’ın Yalıkavak Marina’da görev almasının doğru olmadığını söyledi ve 48 saat içinde istifa etmesini istedi. Ağar’ın dayısı Yalçın Akçadağ’ın yerine DYP İstanbul İl Başkanı olarak atandıktan sonra örgütü silahlı adamların bastığını, üç ay silahla gezdiğini, binada çatışma yaşandığını anlattı.

Habertürk TV'de yayınlanan ‘Açık ve Net Özel' programı TOTAL'de 102, AB grubunda ise 193 alarak Türk medya tarihinin en çok izlenen programı oldu."

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol